İstanbul'un kayıp heykelleri olarak bilinen Sultan Abdüllaziz'in 1864'te Pierre Rouillard'a yaptırdığı heykeller, Milli Saraylar Daire Başkanlığı'nın çalışmalarıyla tarihteki yerlerine kavuşuyor. Bu heykeller arasında herkesin aslında yakından tanıdığı eserler de var.
Kadıköy'deki 'Dövüşen Boğa' heykeli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi önündeki 'Kaktüs Üstünde Zıplayan Aslan' heykeli, Emirgan Korusu'ndaki 'Su İçen Geyik ve Yavrusu'… İstanbulluların neredeyse her gün karşılaştığı bu heykellerin Sultan Abdüllaziz döneminde inşa edilen Beylerbeyi Sarayı bahçeleri için çoğunluğu 1864 senesinde Paris'te Pierre Rouillard'a yaptırıldığı ortaya çıktı. Heykellere çok düşkün olan Sultan Abdüllaziz, 21 tanesi 1864'te bir tanesi ise 1865 yılında olmak üzere 12 bronz heykel 10 adet de mermer heykeli Pierre Rouillard'a yaptırıyor. Sultan Abdülaziz'den sonra bu heykellerden bazıları diğer saray, köşk ve kasırların bahçelerine götürülüyor. Milli Saraylar Daire Başkanlığı ise bu heykellerin tarihteki gerçek yerlerine kavuşması için çalışıyor.
Geçtiğimiz günlerde Kalender Orduevi'nde bulunan Yılan Üstünde Aslan heykeli Dolmabahçe Sarayı bahçesine getirildi. Düzenlenen bir törenle yerine konulan heykelin orijinalinin alındığı yere de aynı gün imitasyonu yerleştirildi. Milli Saraylar Daire Başkanlığı'nın asli görevinin tarihi eserleri korumak olduğunu ifade eden Beylerbeyi Sarayı Müdürü Mehmet Ekinci, bu heykellerin ne yazık ki tarihi bir eser olarak görülmediğini ancak bu iade çalışması sayesinde gerçekten hak ettikleri değeri bulacaklarını söyledi. İstanbul'un 'kayıp heykelleri' olarak bilinen bu eserlerin elbette ki orijinal yerlerinde sergilenmesi hem korunması hem de gelecek nesillere aktarılması açısından son derece önemli.
Ekinci, 'Bizim amacımız heykelleri toplamak değil tarihi gerçeklerle bu heykellere hak ettiği değeri vermek.' diyor. Söz konusu heykellerden 'Dövüşen Boğa' heykelinin eşi 'Kükreyen Boğa' Beylerbeyi Sarayı'nda bulunuyor. Dövüşen Boğa heykeli İstanbul'un farklı yerlerinde sergilendikten sonra 1987 yılında Kadıköy'e getiriliyor ve burada kalıyor. Ekinci, bu boğa heykelinin yıllarca Enver Paşa'ya Alman İmparatorunun Birinci Dünya Savaşı'na ortak girdiği için hediye ettiği şeklinde anlatıldığını ama heykelin gerçekte bu durumla alakası olmadığının altını çiziyor.
İnsanlar Kadıköy'le özdeşleşmiş bu Dövüşen Boğa'nın yerinden alınmasını istemiyorlar. Boğa'nın alınması ile ilgili haberlerin ardından pek çok spekülasyon da beraberinde gelmişti. Ekinci, Boğa'nın Kadıköylüler ve özellikle Fenerbahçe taraftarları tarafından çok benimsendiğini bildiklerini ve bunun için de asla Boğa'yı Kadıköy'den ayırmak gibi bir niyetlerinin olmadığının altını çiziyor. Ekinci, Kadıköy'deki Boğa Heykeli'ni hem Kadıköy Belediyesi'nin hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin sahiplendiğini söylüyor. Şu an için heykelin hangi belediyeye ait olduğu net değil. Bu yüzden Boğa ile ilgili çalışmalar şu an için durmuş vaziyette.
Önümüzdeki dönemde heykelleri geri kazandırma çalışmalarının devam edeceğini söyleyen Ekinci, 'Büyükşehir Belediyesi'nin önündeki Kaktüs Üstünde Zıplayan Aslan, Emirgan Korusu'nda Su İçen Geyik ve Yavrusu ve Yıldız Parkı'nın Çırağan girişinde üç bacağı maalesef kopmuş vaziyette olan heykel için de talepte bulunduk. Maalesef insanlar bunların tarihi eser olduğunu bilmiyorlar. O nedenle bu bilinci kazandırmak ve en önemlisi de bu eserleri korumak için çalışıyoruz.' diyor.
Günümüzde Emirgan Korusu'nda bulunan 'Su İçen Dişi Geyik ve Yavrusu' heykeli de bir dönem Taksim Gezi Parkı'nda sergileniyor, daha sonra Emirgan Korusu'na yerleştiriliyor. Fakat hırsızlık sonucu heykelde yer alan geyiğin yavrusu kaynakla sökülerek çalınıyor. Daha sonra onarımı yapılarak yine Emirgan Korusu'nda sergilenmeye devam ediyor. 'Elan-Hamle' isimli geyik heykeli ise Yıldız Parkı Çırağan girişinde sergileniyor. Ne yazık ki bu heykelin de üç bacağı yok. Kültür hırsızlarından o da nasibini almış. Türkiye'de bu şekilde parçalanmış ya da tamamen yok edilmiş pek çok eser var. Yapılan bu çalışmalar neticesinde ise saray, köşk ve kasır gibi farklı yerlere taşınan heykellerin gerçek yerlerine nakledilmesi gerek tarihimize sahip çıkmak gerekse bu heykellerin gelecek nesillere aktarılması açısından son derece önemli. Ekinci, bu konuda herkesi duyarlı olmaya davet ediyor. Heykellerin iadesi istendiğinde ilk başta tepki ile karşılaştıklarını söyleyen Ekinci, Yılan Üstünde Aslan heykelinin Kalender Orduevi'nden alınarak gerçek yerine taşınmasında kendilerine destek olan Genelkurmay Başkanlığı, Birinci Ordu Komutanlığı ve Kalender Orduevi Müdürü'ne müteşekkir. Ekinci, 'Bu heykellerin gerçek yerlerinde olmaları daha anlamlı.' diyor.






