Küçük Prens üç boyutlu yolculuk yapıyor

Latife Beyza Turgut
Latife Beyza Turgut
04:0023/07/2023, Pazar
G: 22/07/2023, Cumartesi
Yeni Şafak
Küçük Prens.
Küçük Prens.

Küçük Prens, 80. yaşında Türkiye’de düzenlenen özel bir sergi ile anılıyor. Sergi, Saint-Exupéry’nin dünyaca ünlü karakterinin yolculuğu bu defa teknoloji de kullanılarak üç boyutlu gerçekleşiyor.

En sevdiği kitabın sayfalarında içeri bir adım atmayı kim istemez ki. Hikâyenin kahramanlarını üç boyutlu görmeyi, o büyülü evrende gezinmeyi… Favori kitabı Küçük Prens olanlara güzel bir haberimiz var: 1943’te Fransız yazar Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyasının anlatıldığı Küçük Prens kitabı, Galataport İstanbul’da masalsı bir sergiye dönüştü. Türkiye’de ilk kez düzenlenen ve eserin 80. yılına özel kurgulanan sergi, Saint-Exupéry’nin dünyaca ünlü karakteri Küçük Prens’in yolculuğu bu defa üç boyutlu bir sergiyle devam ediyor.

Yetişkinlerin gezegenlerine seyahat

Dünyanın en çok okunan ve sevilen kitaplarından biri olan Küçük Prens, çoğunuzun bildiği gibi sevgi, bağlılık, dostluk, sorumluluk, saflık, masumiyet, güven ve alçak gönüllülük gibi erdemler etrafında gelişen yirmi yedi bölümden oluşuyor. Sahra Çölü’ne düşen bir pilotun Küçük Prens ile karşılaşması ile başlıyor. Gördüğü yedinci gezegen olan Dünya’ya gelene kadar, yalnız yaşayan insanların gezegenlerine seyahat ediyor Küçük Prens. Uğradığı her bir gezegende tek bir yetişkin yaşamaktadır. Onları tanımak, uğraşlarını öğrenmek için onlara sorular sorar. Küçük Prens’in altı ayrı gezegene yaptığı gezilerde, altı ayrı yetişkin yaşam biçiminin eleştirisi yapılır. Kralın gezegeni, otorite tutkusunu; sanatçının gezegeni, kendini beğenmişliği; sarhoşun gezegeni, umutsuzluğu; iş adamının gezegeni, amaçsızca sahip olma tutkusunu; fenercinin gezegeni sorgulamaksızın yerine getirilen görev duygusunu; coğrafyacının yaşadığı gezegen ise bilimi kimin için yaptığını unutan bilim adamını ve bilim anlayışını sembolize eder. Yedinci ve son gezegen ise geride bıraktığı altı gezegenden çok daha farklıdır. Küçük Prens, yedinci gezegeni dünyayı ise şöyle tarif eder: “Sıradan bir gezegen değil Dünya! Yüz on bir kral, yedi bin coğrafyacı, dokuz yüz iş adamı, yedi buçuk milyon içkici, üç yüz on milyon da kendini beğenmiş var orada; bu da aşağı yukarı iki milyar büyük adam eder!”

Hayal gücünün yansımalarını teknoloji ile buluşturan Galataport İstanbul Küçük Prens Sergisi’nde ziyaretçiler, bu altı gezegen ile somut bir şekilde tanışıyor. dev gül bahçesinden Tilki, animatronik yılan ve diğer karakterlere yakından temas edebilecekleri interaktif aktiviteler ve göz alıcı dekorlar ile masalın bir parçası oluyorlar. Ayrıca ilk kez UV özel aydınlatma sistemi ve neon dekorları ile dev güneşin altından geçerek Küçük Prens’in yıldızlarına hayallerini yazma ve yıldızlarını gökyüzündeki yerine yerleştirme imkanı buluyor.

Binlerce kişi tarafından alkışlanmak istiyorum

Sergi, özel kurgusuyla çocukların olduğu kadar yetişkinlerin de hayal gücünü canlandırıyor. Küçük Prens’in yıldızlarına yazılı hayaller arasında “Oğlum çok mutlu olsun istiyorum” yazını görünce çocukluğunu yitirmemiş yetişkinler de olduğunu görüyoruz. İdealistli elden bırakmayan bir ebeveyn de perdeye “Kuzey’im için Kabataş Lisesi’ni istiyorum” dileğini iliştirmiş perdeye. Çocukların dilekleri ise kendileri gibi minik ve masum. Kimi “yavru kedi” kimi “büyüyünce kafe açmak” istiyor. Okuduğum ve en çok hoşuma giden dilek ise “Bir konuda çok başarılı olup binlerce insan tarafından alkışlanmak!” oluyor.

Marketing Toys tarafından Galataport İstanbul’da düzenlenen sergi, 31 Ekim tarihine kadar haftanın her günü 11.00-21.00 saatleri arasında ziyarete açık.

Antoine de Saint- Exupéry

Eserlerinde çocukluğunu yaşattı

Öykünün anlatıcısı olan pilot, yetişkin bir insandır ama içindeki çocuğu korumayı başarmıştır. Bu anlamda pilotun Antoine de Saint-Exupéry’nin kendisi olduğunu tahmin ederiz. Çünkü Antoine de Saint-Exupery, zorlu bir çocukluk geçirir ve küçük yaşta yetişkinler dünyasında mücadeleye koyulur. Fransa’da, aristokrat bir ailede dünyaya gelse de erken yaşta babasını kaybeder. Annesi ve dört kardeşiyle babasını ölümünden sonra giderek yoksullaşır. Okuldan ziyade uçaklara ilgisi vardır ve bu ilgisinin peşinden giderek Fransız Hava Kuvvetlerine katılır.

Saint-Exupéry yapıtlarını dikkatle okuduğumuzda onun yazdıkları ile çocukluğunu yeniden yaşatmaya çalıştığını hissederiz. O çocuklara ve çocukluğunu yitirmemiş yetişkinlere inanmayı seçer. Küçük Prens’in ithafında da bunu açıkça gösterir bize. “Bu kitabı koskoca bir adama adadığım için küçüklerden beni bağışlamalarını dilerim” cümlesiyle başlar ithafına ve şöyle devam eder: “Ama şimdiye kadar bu adamdan iyi dostum olmadı. İkinci bir özrüm de şu: Bu adam her şeyi değerlendirebilir, çocuklar için yazılmış kitapları bile. Sonra üçüncü bir özrüm daha var: Bu adam Fransa’da oturuyor şimdi, aç, üstelik açıkta. Avutulmak ister. Bütün bu sayıp döktüğüm özürler yetmezse, ben de kitabımı onun bir zamanlarki çocukluğuna adarım tabii. Bütün koca adamlar bir zamanlar küçüktüler. İşte gerekli değişikliği yapıyorum. Çocukluk günlerinde ki Leon Werth için.”

Onu sevmek için çok gençtim

Küçük Prensin gezegeninde bir gün bir çiçek doğar. Küçük Prens, ona bakar ama çiçek çok nazlıdır ve bundan rahatsız olur, gezegenini terk eder çünkü bütün iyi niyetine ve sevgisine rağmen gülünden şüphe etmiştir. Bununla ilgili “onu sevmeyi bilmek için çok gençtim” der.

Antoine de Saint-Exupéry’e hem çok güzel hem de bir o kadar nazlı ve kibirli gülüne ilham olan eşi Consuelo De Saint-Exupéry’den başkası değil. Consuelo ve Antoine’nin evli olduğu ancak evliliğinde sorunların olduğu yıllar, Küçük Prens’in de yazıldığı yıllardır. Consuelo, Antoine’nin ilham perisi, Küçük Prens’in Gül’üdür. Bu iki aşığın aralarında geçen mektupların “Mektuplar” adıyla kitaplaştığını ve geçtiğimiz yıl Timaş Yayınları’ndan okura sunulduğunu da hatırlatalım.



#Edebiyat
#Eser
#Yazar
#Küçük Prens