Kolon kanseri riskini lifli yiyecekler yüzde 40 azaltıyor. Araştırmacılar, insanların günde 5 porsiyon meyve ve sebze yiyerek, kanser riskini en aza indirebileceklerini belirtiyorlar.
9 ülkede 400 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırma ile lifli yiyeceklerin öldürücü kolon ve rektum kanseri riskini azalttığı kesin olarak kanıtlandı. Lifli yiyecek ve sebze-meyve açısından zengin bir beslenme alışkanlığının, öldürücü kolon ve rektum kanseri riskini yüzde 40 azalttığı saptandı.
Kanser ve beslenmeyle ilgili olarak bugüne kadarki en büyük araştırma, 9 ülkede 400 bin kişi üzerinde yapıldı ve 15 yıl sürdü. Cambridge Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan araştırma sonuçları Lion kentinde düzenlenen 'beslenme ve kanser' konulu bir konferansta açıklandı. Kanser ve beslenme konusunu sorgulayan Avrupa kuruluşu EPIC bilim adamlarının da içinde olduğu araştırmada ayrıca, günde bir paket sigara içenlerin içmeyenlere göne 50 kat daha fazla gırtlak kanseri riski taşıdıkları saptandı. Aynı araşırma kırmızı et riskini bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim adamları, salam, sosis gibi etten yapılmış ürünlerin bolca tüketilmesinin kolon kanseri riskini artırdığını açıkladı. Araştırmada ayrıca, balık yemenin kolon kanseri riskini düşürebileceği gözlendi.
Tıp uzmanları, kalkınma içinde olan ülkelerdeki kanser vakalarının yüzde 30'unun, beslenmeyle ilgili olduğunu açıkladı. Yakın zamanda bir başka araştırma sonucunda, sebze ve meyvenin kolon ve rektum kanseri riskini azaltmadığı ileri sürülmüştü.
Gözler için balık, ıspanak ve bezelye
Amerikalı araştırmacı Johanna Seddon, ıspanak, bezelye ve mısırda bulunan maddelerle, balıkta bol miktarda bulunan Omega-3 yağının göz sağlığını koruduğunu belirtti. Seddon, sigaranın göz sağlığı üzerinde olumsuz etki yaptığını da kaydetti. Ispanak, mısır ve bezelyede bol miktarda bulunan lütein, betakaroten ve zeaxantin maddelerinin göz sağlığını koruduğu ileri sürüldü. Amerikalı araştırmacı Johanna Seddon, National İnstitute of Health uzmanlarının 10 yıl süreyle 50 yaşın üstü 5 bin kişi üzerinde yaptığı bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Harvard'da göz uzmanı olan Doç Dr. Seddon, "Haftada 2-4 kez diyeti bu besinlerle zenginleştirmek, sanayileşmiş ülkelerde yaşlılarda körlüğün birinci nedeni olan retina dejenerasyonundan korur" dedi.
Bel ağrıları ihmale gelmez
Bel ağrılarının dünyada milyarlarca dolarlık işgücü kaybına sebep olan toplumsal bir problem olduğu, bu sebeple üzerinde hassasiyetle durulması gerektiği belirtildi.
SSK Vakıf Gureba Hastanesi Nöroloji Bölümü uzmanlarından Dr. Ali Akben, bel ağrısının, teknolojinin sınırsız imkanları sonucu tercih edilen mekanik ve standart hayatın bir ürünü olduğunu belirterek, "Yapılan araştırmalara göre insanların yarıdan fazlası yılda en az bir kaç gün bel ağrısından yakınmaktadır. Yüzde 15-20 gibi bir oranı ise yılda bir aydan daha uzun süre bel ağrısı çekmekte" dedi. İş gücü, beden ve ruh sağlığını bu kadar etkileyen bel ağrılarının çeşitli sebepleri olduğunu ifade etti.
BEL AĞRILARININ NEDENLERİ
Yumuşak dokuların irritasyonu,
Bel omurilik yapısının mekaniğinin bozulması,
Enfeksiyonlar,
Bel fıtığı,
Çeşitli travmalar,
Doğuştan bel kemiği anormallikleri,
Dejeneratif kireçlenmeler v.s.
Bel ağrılarının tedavisinin, ağrının sebeplerinin dikkate alınarak yapılması gerektiğini ifade eden Dr. Ali Akben, bu noktada en önemli unsurlardan birinin hasta ile hekim arasındaki diyalog olduğunu belirterek, "Hasta ya tedavi olduğu hekime güvenmeli ya da güven duyacağı başka bir hekimi arayıp bulmalı. Zira rahatsızlığın çeşidine göre, ilaçlı tedaviden fizik tedaviye, akupunkturdan cerrahi müdahaleye kadar geniş bir tedavi yelpazesi var" diye konuştu.
KORUNMA YÖNTEMLERİ
Dengesiz yük taşınmamalı,
Bir şey taşırken vücut dik tutulmalı,
Kaldıramayacağımız ağırlıklar denenmemeli,
Otururken dik pozisyonda olmaya dikkat etmeli,
Merdiven iniş ve çıkışlarında dikkatli olunmalı, basamak atlanmamalı,
Ütü yaparken, mutfakta çalışırken ayağın birini biraz yukarıda tutarak, beldeki basınç dengelenmeli,
Yerden bir şey almak için eğilirken belden değil de dizleri kırarak eğilmeli,
Mümkünse ortopedik yataklar tercih edilmeli,
Yürüme, yüzme gibi haraketlerle bel ve karın kasları zinde tutulmal,
Hafif egzersizlerle bel ve karın kasları kuvvetlendirilmeli.






