Nazım'ın iki şiiri daha bulundu

00:0020/01/2008, Pazar
G: 20/01/2008, Pazar
Yeni Şafak
Nazım'ın iki şiiri daha bulundu
Nazım'ın iki şiiri daha bulundu

Názım Hikmet'in kitaplarına girmemiş iki yeni şiiri ortaya çıktı. İşte Nazım'ın yeni şiirleri!

Doğan Hızlan, Hürriyet gazetesinde, Nazım Hikmet'in iki yeni şiirinin bulunduğunu yazdı. İşte Nazım'ın yeni şiirleri ve o yazı:


İki yeni şiir daha


ÇANKAYA Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi Yöneticisi Ömer Türkoğlu'ndan bir e-posta aldım.


Yazıda, Názım Hikmet'in kitaplarına girmemiş iki şiirini bulduğunu belirtiyordu.


Názım Hikmet'in bütün şiirlerini taradık, şair hakkında bilgi sahibi olanlara bu metinleri gösterdik, kitaplarda yer almadığı sonucuna vardık.


Ömer Türkoğlu, şiirleri nasıl bulduğunun serüvenini iletti: "Küçük Asya'nın Bin Yüzü: Ankara kitabımızı hazırlarken (Suavi Aydın-Kudret Emiroğlu ve E. Deniz Özsoy'a birlikte) Milli Mücadele döneminde Ankara'da çıkmış yerel basını incelemek ihtiyacı duydum. Hákimiyet-i Milliye ve Anadolu'da Yeni Gün dışında başka dergilerin de bu şehirde basıldığından haberdardım. Nitekim bu çalışmalarım sırasında Názım Hikmet'in iki şiirine rastladım ve hemen notlarımı aldım..."


Köşemde Názım Hikmet'in kitaplarına girmemiş iki şiirini yayımlıyorum.


Ömer Türkoğlu'ya da çalışmalarını bizimle paylaştığı için teşekkür ediyorum.


Müşterek Zahmet (*)


Gözlerimiz


Şeffaf


Temiz


Damlalardır


Her damlada


Demire can veren dehanın


Bir küçücük


Zerresi vardır


Şeffaf


Temiz


Damlalarıyla gözlerimiz


Bir umman içinde birleşmeseydi eğer


Her zerre


Dağılsa idi başka bir yere


Dinamolarla durmayanları çiftçileştirerek


Çelik dağları sof bir klak gibi döndüremezdik!


Müşterek zahmetin şamateri


Yakan


*** *** çevirir akan


İstimar(?) ateşini


Şem'asız kibrit gibi söndüremezdik


Şeffaf


Temiz


Damlalarıyla gözlerimiz


Bir umman içinde o kadar karıştı ki


Kaynayan suda buzu


Nasıl eritirse deniz(?)


İşte biz de


Birbirimizde


Öyle kaybolduk


Yükseldi müşterek zahmetin şamateri!


Demire can veren dehayı bulduk


Moskova / Názım Hikmet



*** *** ve (?) işaretleri metinde okunamayan bölümleri işaret ediyor.


(*) Názım Hikmet (RAN), Müşterek Zahmet, Yeni Hayat, Halk İştirakiyyun Fırkası'nın Náşiri-i Efkárı, İkaz Matbaası, Ankara, 5 Austos 1922, Sayı: 18. s. 6


Vehbi ve Náfi Kardeşlerimin Acılarına:


Aldığım Bir Mektup (**)


1337 Mart Ankara


Dün gece mektup aldım bir felakete dair


Siyah satırlarında şöyle yazılı:


"Şair!


Bilmiyoruz nereden başlamalı biz söze


Kara bir hançer gibi zavallı gönlümüze


Saplanan son acıyı sen de duyuyor musun?


Yoksa hülyalarınla hálá uyuyor musun?


Boşluklara atılan ruhumuza bu bir sır:


Bilmiyoruz gönüller bu kadar yakın mıdır?


Dileriz derdimizi avutmasın seneler


Bize son vazifeni yapmış olursun eğer


Zavallı gönlümüzde bu derin mátemi sen


Rüba Beyin sesiyle ebedileştirirsen...


Ah bir hale düştük ki duysa káinat ağlar


Hem bir kardeş kaybettik, hem çok sevgili bir yár


Biz gurbette ağlarken o da gurbette öldü


Biz gurbete gömüldük, o toprağa gömüldü...


Şimdi o uzaklarda, çok uzaklarda bizden!


Hayaline ağlayan yorgun gözlerimizden


Yüzü rüyalardaki yüzler gibi kayboldu.


Zaten o bir çiçekti bir çiçek gibi soldu


Bir bahçeye gitti ki açılmaz çiçekleri


Kahpe felek kendini bildiği günden beri


Gökler zulümleriyle bu kadar alçalmadı.


Artık güzelliklere imanımız kalmadı.


Hiçbir ümidimiz yok hiçbir gayemiz de


Şair? Fani neşeyi artık arama bizde


Şimdi biz bir hayale ağlarız için için


Tesellisi olmayan gönüllerimiz için


Sade ona kavuşmak tesellidir diyoruz


Ona kavuşmak için ölümü bekliyoruz


Müstensihi (Aktaran)

Názım Hikmet




(**) Názım Hikmet (RAN), Aldığım Bir Mektup, Anadolu Duygusu, İkaz Matbaası, Ankara, 1337 (1921), Sayı: 7, s. 103.