Hayat Peri masalının binbir yüzü

Peri masalının binbir yüzü

“Eğer tüm dünyada toplumun her kesiminden insanların hayal gücünü yakalamış tek bir tür varsa o kesinlikle peri masalıdır” diyor Dayanılmaz Peri Masalı kitabının yazarı Jack Zipes. Zipes, peri masalının tarihsel köklerini, nasıl evrilip yayıldığını ve hangi şekli alırsa alsın neden cazibesine dayanamadığımızı açıklamakta hâlâ büyük zorluk çektiğimizi de sözlerine ekliyor.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Peri masalının binbir yüzü
Peri masalının binbir yüzü

YAKUP ÖZTÜRK

Masallar, özellikle peri masalları üzerine dünyanın sayılı halkbilim uzmanlarından kabul ediliyor Jack Zipes. 1937 doğumlu Zipes Avrupa ve Amerika’nın farklı üniversitelerinde çalıştıktan sonra Minnesota Üniversitesi’nden emekli oldu ancak masallar üzerine eserler vermeye devam ediyor. Pek çok önemli kitabın gün yüzüne çıkmasına öncülük ettiğini biliyoruz. Grimm Kardeşler’in 1812 ve 1825 edisyonlu ünlü eserlerinin İngilizceye çevrilmesinin 2014’te tamamlanması bunlardan sadece biri. Çalışmalarını kültürel evrim teorilerine dayandırarak var etmesi Zipes’i ayrıcalıklı kılıyor. Bir de iddia: Zipes, bugünün toplumunda gerçekler ve yalanlar arasındaki uçurumun en iyi masallarla yansıtılabildiği görüşünü savunuyor. Ancak, böylesine önem atfedilen bir kültür adamının yazdıklarını Türkçede okumak için oldukça geç kaldığımızı ifade etmeliyiz. Bu yazının konusu olan Dayanılmaz Peri Masalı ve Peri Masalları ve Yıkma Sanatı eserlerinin Alfa tarafından yayımlanması Zipes’i Türkçede okumamıza imkan sağladı. Volkan Atmaca’nın Türkçenin tadını çıkara çıkara çevirdiği Dayanılmaz Peri Masalı, Yeni Şafak Kitap’ın geçen sayısında söz ettiğimiz Edebiyatın Kısa Tarihi gibi, edebiyatın sadece edebiyat olmadığını, onun siyaset, sosyoloji, antropoloji, ilahiyat gibi birden fazla disiplinle kurduğu derin akrabalığı bize bir kere daha hatırlatan, edebiyata mesai harcayanların emeklerinin olduğundan daha yüksek bir saygı ve ilgiyi hak ettiğini gösteren kitaplardan biri olarak okuma serüvenimize dahil oldu.

Dayanılmaz Peri MasalınJack ZipesnAlfa Yayınların2018n430 sayfa

PERİ MASALLARINI TARTIŞMAYA AÇIYOR

Kitap, hemen herkesin fantastik ögelerle dolu, daha çok çocukluk evresinde okuduğu olağanüstü unsurların bir araya getirildiği masal ve peri masallarının kültürel ve toplumsal köklerini tartışmaya açıyor. Evrensel okurun aşina olduğu meşhur masallardan batılı farklı toplumların daha kapalı bir biçimde okuduğu ve anlattığı masallara kadar onlarca metnin ve bu metinleri üreten “masalcılar”ın dünyasına kapı aralıyor. Jack Zipes kendisi bu sahada bir ekolün kurucusu olacak genişlikte teori ve yayın üretmiş olmasına rağmen peri masalları hakkında kaleme getirilen önemli teorisyenlerin dünyalarını da okuruna armağan etme yüce gönüllüğünü gösteriyor.

“Eğer tüm dünyada toplumun her kesiminden insanların hayal gücünü yakalamış tek bir tür varsa o kesinlikle peri masalıdır.” diyen Zipes iddialarını “Buna rağmen peri masalının tarihsel köklerini, nasıl evrilip yayıldığını ve hangi şekli alırsa alsın neden cazibesine dayanamadığımızı açıklamakta hâlâ büyük zorluk çekiyoruz.” diyor. Evrim teorisini, türlerin doğumu, yaygınlaşması ve suret değiştirmesini anlatırken kendisine ilke edindiği kitapta açıkça ifade edilmese de görülüyor. Türler tarihini canlı bir organizma üzerinden değerlendiren çalışmalar Zipes’le başlamadı elbette ancak onun bu kitapta evrimi, kültürel evrimle buluşturmakta yenilikler getirdiğini söylememiz mümkün. Bununla bağlantılı olarak “Peri masalının kültürel evrimi tarihsel olarak her türlü hikâye anlatıcılığıyla ve ulus devletlerin oluşumuna mahal veren farklı medenileşme süreçleriyle yakından ilişkilidir.” iddiası peri masallarının siyaset ve sosyolojiyle yakınlığına işaret ediyor.

Dayanılmaz Peri Masalı’nın ardına düştüğü sorular var. Her iyi kitabın yolculuğunda olduğu gibi. Peri masallarının hemen her toplumun kültür ve medeniyet süreçlerinde öncelikli yer işgal ettiğini hatırlatan Zipes, masalların “Günlük hayatımızda vazgeçilmez bir alışkanlık hâline gel”diğini ancak bunu nasıl başardıkları sorar? Peri masallarını bu kadar dayanılmaz kılanın ne olduğu, kültürel evrimde nasıl bir memetik işlevleri bulunduğu, bu kitapta sözü edilen sorulardan birkaçı.

Peri masallarının ontolojiyle ilişkisi ise pek çok okurun yorumdan uzak tuttuğu bir gerçeklik olsa gerek. Şöyle diyor Zipes: “Peri masalları çatışkıyla başlar çünkü hepimiz hayata çatışkıyla başlarız. Hepimiz dünyaya ters düşeriz, öyle veya böyle dünyaya uyum sağlamak, diğer insanlara uymak zorundayız ve bu yüzden de çatışan arzu ve dürtüleri iletişim yoluyla hem giderip hem de tatmin edecek vesileler bulmaya ya da icat etmeye mecburuz.”

OLAĞANÜSTÜ İNANCA İŞARET

Meşhur masallar hakkında getirilen yorumlar da yer alıyor kitapta. Onlardan biri: “Kırmızı Başlıklı Kız, Külkedisi veya Güzel ve Çirkin gibi klasik peri masallarından hangisini alırsak alalım, izlerini tecavüz, kardeş rekabeti ve çiftleşmeyle ilgili eski çağ masallarına, hatta belki de tarihöncesi masallarına elimizden geldiğince sürebiliriz. Toplumsal eylemlerin uygulamalı sözlü anlatımı sadece peri masalı gibi muayyen bir masal tipi ve türün değil, birbirleriyle etkileşmeyi sürdüren başka türlerin de oluşmasına katkı sağlamıştır. İşin doğrusu, bir tür olarak peri masalının oluşumu ancak melez yapısını ve bunun diğer basit türlere dayanan yeni hikâye anlatma usullerinden ödünç almaya, istifade etmeye ve bu sayede gövermeye nasıl devam ettiğini kavrarsak anlaşılabilir.”

İnsan masallara neden ihtiyaç duyar? Bu soru düş kurarak nefes alan hepimize soruluyor. Zipes, “Peri masalı doğaüstüne inancı gösterir, inancın askıya alınmasını değil.” diyerek bir klişe ‘Evvel Zaman İçinde’nin olağandışılığına hepimizin inandığını söyler. İnanmaya muhtacızdır çünkü “Hepimiz düş kurar ve masallarımız aracılığıyla nefes alırız.”

Kitapta bir de balina metaforu var. Balinaların bir zamanlar “minnacık” bedenleriyle karada yaşadığı, varlığını sürdürebilmek için diğer balıklara ihtiyaç duyduğu ve okyanusun sularına kendisini bıraktığı hatırlatılıyor. “[Balinalar] büyümek, sağ kalmak için, değişen çevre koşullarına devamlı surette intibak etmiş. Peri masalı da ondan farklı değil. “

Son olarak peri masallarının laik, Hıristiyan toplum çatışmasında hangi işlevi muhafaza ettiği üzerinde durarak bu hacimli kitabın küçük bir cephesini göstermeye çalışalım. “Nazik ve edepsiz kişilikleriyle korku salan periler saraya ve Katolik kilisesine cephe almıştı. Bunlar katı dindarlığıyla saray içerisinde nefes aldırmayan, laiklik ve dünyevilik aleyhinde vaazlar veren, kral Louis’in alt sınıftan gelme sofu karısının antitezidir.”

“Peri masalı revaçtaki laik toplumun bir savunusunu teşkil ediyordu. Dünyevi zevkleri ve mutluluğu tasvir ederek ve perilerin, büyücülerin ve diğer ‘pagan’ figürlerin doğaüstü güçlerinden medet umarak Hıristiyan dünya görüşüne açıktan açığa meydan okuyordu.”

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.