
Bu yıl don nedeniyle Malatya kayısısı pazarlarda yok denecek kadar azaldı. Sofraların imdadına ise geç çiçek açan Iğdır kayısısı yetişti. Iğdır, sadece kayısıyla değil narı, karpuzu, dağ elması ve kaya tuzu mağarasıyla da Anadolu’nun özgün lezzetlerini ve zenginliğini taşıyor. Doğunun bu küçük ama zengin şehri, sofralara tatlısından tuzlusuna eşsiz lezzetler sunmaya devam ediyor.
Mevsimin aranan tatlarından biri de kayısı. Bu yıl, kiraz gibi kayısı da çiçek açmışken gelen şiddetli soğuklar nedeniyle yanınca, Malatya’da kayısı yok denecek kadar azaldı ve pazarlarda da fiyatı yükseldi. İmdada dağlık coğrafyası nedeniyle geç çiçek açan Iğdır’ın kayısı ağaçları yetişmese, bu yıl hiç tatmadan geçecekti ki şükürler olsun burası Anadolu’dur. Bu vesileyle biz de Iğdır kayısısını daha fazla görür ve soframızda konuk eder olduk.
Türkülerde yaşayan lezzet
Malatya kayısısına göre daha etli, daha şekerli bir tür olan Iğdır kayısısı 2010 yılında tescillendi. Elbette, ülkemizin doğusunda, Ağrı Dağı’nın hemen kıyısındaki bu küçük ve güzel şehrimizin tek övülesi lezzeti kayısı değil. Aralık ilçesinde yetişen nar da yöreye özgü iri, tatlı ve kırmızı taneleriyle sofraya geleceği zaman için olgunlaşıyor. Nar ekşisi, nar pekmezi yapımında da kullanılan Aralık narı, Anadolu’nun diğer narlarından iri ve tatlı taneleriyle ayrılıyor. Bir başka Iğdır lezzeti de karpuz. Aşırı sıcaklara dayanıklı, sulu bir tür olan Iğdır karpuzu da coğrafi işaret alma yolunda. Elbette ‘Iğdır’ın al alması’nı da anmadan olmaz. ‘Iğdır’ın al alması/yemeye bal alması’ diyen türküden daha da güzel anlatan olmazdı bu lezzeti. ‘Dağ elması’ da denilen bu tür, adından anlaşılacağı gibi yükseklerde yetişen, organik, yabani özellikleri çoğunlukla korunmuş, koyu kırmızı, parlak kabuklu, içi kar beyaz ve sulu, yine tatlı bir türdür. Bu kadar tatlı lezzetin arasında Iğdır’da bir de tuz madeni var. Urartular’dan Osmanlı’ya uzanan muazzam bir kültürün birçok tarihi varlığını bağrında saklayan bu küçük ve güzel şehrin tuz madeni de eski çağlardan beri bilinen, besin açısından olduğu gibi turizm açısından da önem taşıyan büyük bir kaya tuzu mağarasıyla varlık gösteriyor. Türkiye’nin en önemli kaya tuzu kaynaklarından biri olan Iğdır Tuzluca tuz madeni de Iğdır’ın Anadolu’ya has özgün lezzetleri gibi misafirlerini bekliyor. Cüssesine göre büyük bir hikayesi var Iğdır’ın, yazmakla bitirmem mümkün değil. Bu yüzden muhakkak yolunuz yakınlarına düşerse uğramadan geçmeyin derim. Bugün, Iğdır’ın iki güzel lezzetiyle yazımı tamamlamak istiyorum. Sağlıklı, mutlu pazarlar dilerim.
Kavut
1 su bardağı mısır
1 su bardağı buğday
1 su bardağı susam
2 su bardağı şeker
3 su bardağı su
Mısır, susam ve buğday kısık ateşte, mümkünse soba üzerindeki gibi yavaş yavaş kavurup hep birlikte öğütelim. Ayrı bir yerde su ve şekeri kaynatalım. Ardından kavrulmuş karışıma şekerli suyu ekleyelim ve bütün suyu çekene kadar pişirelim. En son top şekli verip servise alalım. Afiyet olsun.
Sütlü pilav
2 su bardağı pirinç
3 su bardağı süt
1 su bardağı su
1 çay kaşığı tuz
Yemek kaşığı tereyağı
Süt, su, tuz ve tereyağını bir tencerede yağ eriyip kaynayana kadar ısıtalım. Yıkadığımız pirinci ilave edip karıştıralım ve tencerenin ağzını kapatıp kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirelim. Afiyet olsun.







