
İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Enver Şükrü Göncüoğlu, "Ramazan ayında değişen uyku düzeni, uzun süreli açlık ve günlük yaşam temposunun farklılaşması, bireylerin yalnızca fiziksel değil psikolojik dengesini de etkileyebiliyor. Araştırmalar, oruç sürecinde stres yönetimi ve uyku kalitesine dikkat edilmediğinde yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü ve duygu durum değişimlerinin artabildiğini gösteriyor. Ramazan döneminde metabolik süreçlerin yanı sıra ruhsal dengeyi korumak da genel sağlık üzerinde belirleyici rol oynuyor" dedi.
Medicana Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Enver Şükrü Göncüoğlu, "Ramazan ayı, beslenme ve yaşam alışkanlıklarının belirgin şekilde değiştiği özel dönemlerden biri olarak öne çıkıyor. Uzun süreli açlık, sıvı alımının kısıtlanması ve öğün saatlerinin geceye kayması, vücudun biyolojik ritmini etkileyebiliyor. Bu değişimlerin yalnızca metabolik sistem üzerinde değil, zihinsel ve ruhsal süreçler üzerinde de etkili olduğu biliniyor. Bilimsel çalışmalar, oruç döneminde doğru planlama yapılmadığında halsizlik, dikkat dağınıklığı, uyku problemleri ve stres seviyesinde artış yaşanabildiğini ortaya koyuyor" diye konuştu.
Ramazan ayının günlük hayat temposunu yavaşlatan ve sosyal bağları güçlendiren yönüne dikkat çeken Dr. Göncüoğlu, sürecin doğru yönetildiğinde hem fiziksel hem ruhsal açıdan olumlu katkılar sağlayabileceğini belirtiyor. Göncüoğlu, "Oruç sürecinde vücut enerji kullanımını yeniden düzenlerken zihinsel ve duygusal süreçlerde de değişimler yaşanabilir. Bu nedenle ramazan ayında yalnızca beslenme değil; uyku düzeni, stres yönetimi ve günlük aktivite planı da dengeli şekilde ele alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Uzm. Dr. Göncüoğlu, biyolojik ritimdeki değişimlerin özellikle düzensiz uyku alışkanlıklarıyla birleştiğinde daha belirgin hale gelebildiğini belirterek şöyle konuştu:
- "Uyku saatlerinin sık sık değişmesi, gece geç saatlerde ağır yemek tüketimi ve sahurdan sonra yeterli dinlenmenin sağlanamaması hem bağışıklık sistemini hem de ruhsal dengeyi olumsuz etkileyebilir. Ramazan ayında uyku kalitesinin korunması, genel sağlık açısından önemli bir unsurdur."
"ZİHİNSEL DETOKS ETKİSİ OLUŞTURABİLİR"
Uzm. Dr. Göncüoğlu, düzenli bir yaşam planı oluşturulduğunda oruç sürecinin zihinsel toparlanmayı destekleyebileceğini söyleyerek, "Ramazan ayında yavaşlayan günlük tempo, bireylerin stres düzeyini azaltabilir. Ancak düzensiz beslenme, sıvı yetersizliği ve uykusuzluk gibi faktörler bu olumlu etkinin azalmasına neden olabilir. Bu nedenle dengeli bir yaşam planı oluşturulması önerilmektedir" ifadelerini kullandı.
"STRES YÖNETİMİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ ETKİLİYOR"
Uzm. Dr. Enver Şükrü Göncüoğlu, stres yönetiminin oruç sürecinde önemli bir rol oynadığını aktararak, "Kan şekeri seviyesindeki ani değişimler, bireylerin duygu durumunu etkileyebilir. Bu süreçte dengeli beslenme, yeterli sıvı alımı ve düzenli uyku, stres kontrolünde destekleyici faktörler arasında yer alır" dedi.
RAMAZAN AYINDA SAĞLIĞI KORUMAK İÇİN ÖNERİLER
Uzm. Dr. Enver Şükrü Göncüoğlu, ramazan ayında fiziksel ve ruhsal sağlığın korunabilmesi için uyku düzeninin öncelikli olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Dr. Göncüoğlu, "Sahur sonrası yeterli dinlenmenin sağlanması ve gece geç saatlerde ekran kullanımının sınırlandırılması, uyku kalitesini destekleyerek gün içindeki enerji seviyesinin korunmasına yardımcı olabiliyor. Beslenme planının dengeli şekilde oluşturulması da büyük önem taşıyor. Sahur ve iftarda protein, kompleks karbonhidrat ve lif içeren besinlerin tercih edilmesi, kan şekeri dengesinin korunmasına ve gün boyu daha dengeli bir enerji seviyesine katkı sağlayabiliyor" şeklinde konuştu.
"KRONİK HASTALIĞI OLAN BİREYLER DAHA DİKKATLİ OLMALI"
Dr. Göncüoğlu, "İftar ile sahur arasında düzenli aralıklarla yeterli miktarda su tüketilmesi metabolik fonksiyonları desteklerken, iftar sonrası yapılan hafif tempolu yürüyüşler dolaşım sistemini olumlu yönde etkileyebiliyor. Ayrıca nefes egzersizleri, meditasyon ve sosyal etkileşim gibi stres azaltıcı aktiviteler, ramazan sürecinde psikolojik dengenin korunmasına yardımcı olabiliyor. Ramazan ayında oruç tutmayı planlayan kronik hastalığı bulunan bireylerin sağlık durumlarını önceden değerlendirmeleri önem taşıyor. Diyabet, hipertansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları gibi durumlarda oruç sürecinin kişiye özel olarak planlanması gerekebiliyor" ifadelerini kullandı.
Uzm. Dr. Enver Şükrü Göncüoğlu, kronik hastalığı bulunan bireylerin oruç kararı öncesinde mutlaka hekim değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini belirterek, "Her bireyin sağlık durumu farklıdır. Kronik hastalığı bulunan kişilerin ilaç kullanımı, beslenme düzeni ve günlük yaşam planı bireysel değerlendirme sonucunda belirlenmelidir" dedi.
Dr. Göncüoğlu, "Ramazan ayının fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan dengeli şekilde geçirilebilmesi için yaşam alışkanlıklarının bilinçli biçimde düzenlenmesi önem taşıyor. Uyku, beslenme ve stres yönetiminin birlikte ele alınması, bu dönemin sağlık açısından daha verimli geçirilmesine katkı sağlıyor. Ramazan ayı yalnızca beslenme düzeninin değiştiği bir dönem olarak değil, yaşam temposunun yeniden dengelenebildiği bir süreç olarak değerlendirilmesi gerekir" diye konuştu.






