
Günümüzde, başta dünya klasikleri seti olmak üzere pek çok farklı yayınevinin yayımladığı veya set hâlinde satışa sunduğu dünya klasiklerini hâlâ okumamış okuyucuların ya da uzun bir zamandan sonra tekrar okumak isteyen kitapseverlerin aklında bir soru belirmesi çok normaldir: Dünya klasiklerini neden okumalıyız?
Neden okumalıyız, sorusundan önce bir diğer soruya açıklık getirmek gerekir. Dünya klasikleri denildiğinde akla hangi yazarlar gelir?
·Fyodor Dostoyevski
·Dante Alighieri
·Victor Hugo
·Lev Tolstoy
·Honoré de Balzac
·Jane Austen
·William Shakespeare
Yukarıdaki yazarlar başta olmak üzere John Steinbeck’ten Charles Dickens’a; Emily Bronte’dan Nikolay Vasilyeviç Gogol’a kadar Dünya edebiyatına yazdığı yapıtlarla yön vermiş nice yazarlar akla gelmektedir. Dolayısıyla hazırlanan pek çok dünya klasikleri seti de bu yazarların eserleriyle şekillenmektedir.
-Her dönemde geçerlidir.
-Geniş bir temsil kabiliyeti vardır; evrensel yaygınlık içerir.
-Kendi türünün en iyileri arasında kabul edilir ve ilgili türü ileriye taşıyan detaylar barındırır.
-Gösterdikleri yolla her zaman takipçi yaratır, taklitçileri türer.
-Her klasik, özellikle kendi zamanında çığır açmıştır.
-Yenilikçi olmalarının yanı sıra gelenekleri de en iyi şekilde yorumlamaktadırlar.
Genel itibarıyla, dünya klasikleri zamana meydan okur. Kendi döneminde en çok kabul gören eserler arasında olmalarının yanı sıra onlarca, yüzlerce yıl sonra dahi kabul görecek değerler ve evrensel niteliklere sahiptirler…
İster dünya klasikleri seti isterseniz de tek tek dünya klasikleri edinecek olun; aklınızda “Neden dünya klasiklerini okumalıyım?” sorusu varsa sorunuzu cevaplayacak nedenler de burada sizi bekliyor.
Her dünya klasiği, başka bir dünyaya açılan kapıya benzer. Hiçbirisinde birbirinin aynı dokuyu bulamazsınız, sanki hepsi farklı bir gezegenden gelmiş gibidir. Dünya klasiklerini okumak apayrı bir tat verir.
Dünya klasiklerinin bir özelliği de istediğiniz kadar okusanız da her okumanızda farklı bir lezzet sunmasıdır. 20’li yaşlarda okuduğunuz dünya klasiğini, 30’lu ve 40’lı yaşlarınızda tekrar okuduğunuzda sanki farklı bir kitap okuyor gibi hissedersiniz. Çünkü siz ve bakış açınız değişmiştir, daha önceki okumalarınızda fark edemediğiniz detayları görürsünüz.
Her okumanızda farklı bir lezzet sunmasının nedeni, dünya klasiklerinin altyapılarının tarif edilemeyecek ölçüde zengin olmasıdır. Bir klasiği okurken, gelişen olayların arka planında cereyan edenleri fark etmek okuyucu için bir daha edinilmesi zor bir tecrübedir.
Dünya klasikleri evrenseldir ve yazıldıkları çağlardan sonra onlarca, yüzlerce yıl geçmesine rağmen güncelliğini korur. Onları okudukça siz de fark edeceksiniz ki, günümüzde yerel ve global ölçekte yaşanan politik, sosyolojik ve kültürel bütün gelişmelerin dünya klasiklerinde hem yeri hem de bir çözümü var…
Dünya klasikleri seti kitapları, yazarının yaşadığı dönemden ve sosyal çevresinden olduğu kadar bulunduğu coğrafyadan da etkilenerek şekillenmiştir. Her klasik, yazıldığı dönemi ve coğrafyayı fazlasıyla barındırır. İngiltere’den Almanya’ya, İspanya’dan Danimarka’ya uzanan geniş bir coğrafi çeşitliliğe hâkim olmak için dünya klasiklerini okumanız en sağlam adım olacaktır.






