Hayır; bu bütünüyle yanlış bir bilgi… Geniş perde (widescreen) tekniğiyle çekilmiş sinema filmleri, salondaki beyazperdeye izleyicilerin -gözlerini sağa ve sola doğru hiç kıpırdamaksızın- bir defada algılayabildikleri alandan çok daha büyük bir görüntü yansıtan, resim genişlikleri yüksekliklerinden en az iki buçuk kat fazla yapımlardır. "Cinema-Scope", ("Sinemaskop" okunur) olarak bilinen çekim ve gösterim teknolojisi de söz konusu teknolojinin genel adı değil, yalnızca popüler ticarî markalarından biridir. "Cinema-Scope" sözcüğünün zaman içinde bu kadar ün kazanıp neredeyse bütün bir teknolojiyi tanımlar hâle gelmesi ise anılan formattaki filmlerin atası olmasından kaynaklanmaktadır.
Perdedeki resim yükseklik-genişlik oranı 2.66:1 olan "Cinema-Scope" teknolojisinin esası "hipergonar" adlı özel bir objektife dayanır. 1920'li yıllarda Henri Chrétien adlı bir Fransız optik bilgini tarafından, savaş tanklarının dar gözetleme pencerelerinden mümkün olan en geniş alanı tarayabilmek amacıyla icat edilen hipergonar objektifin film kameralarındaki kullanım hakları, 1950'li yılların başlarında Hollywood'un dev şirketlerinden The Twentieth Century-Fox tarafından satın alındı. Şirket, insan gözünün bir defada algılayabildiğinden çok daha geniş bir alanın görüntüsünü standart 35 mm film karesine (1.37:1 oranındaki klasik akademi formatı) sağdan ve soldan sıkıştırarak kaydedebilen bu özel objektifi, ilk olarak 1953 yılında "Zincirli Köle" (The Robe) adlı tarihsel serüven filminin çekimlerinde kullanacaktı. Bu yeni çekim-gösterim teknolojisi, filmleri o güne kadar perdede kare formuna yakın bir çerçeveyle izlemeye alışmış izleyiciler tarafından büyük bir coşkuyla karşılanınca, kısa sürede hızlı bir gelişme kaydedip daha pek çok filmde uygulandı. Patentine sahip olduğu hipergonar objektif teknolojisini Columbia, Warner Bros. Universal, MGM ve Walt Disney Productions gibi diğer büyük Hollywood şirketlerine de satan Fox, giriş jeneriğinde "Cinema-Scope" logosu bulunan son filmi "Adamımız Flint"i ise (In Like Flint) 1967 yılında çekti.
Chretien'in icat ettiği bu geniş perde sistemi, sonraki yıllarda daha da gelişmiş objektiflerden yararlanılarak, farklı markalar altında yoluna devam etti; bir süre sonra da İtalya, Fransa, Rusya gibi Avrupa ülkelerinde taklitleri türedi. Ancak, gerek çekim, gerekse gösterimde kullanılan teknolojinin esası hep aynı mantığa (geniş bir görüntüyü özel objektifle dar bir çerçeveye sıkıştırarak çekim, sonrasında ise tam tersine işleve sahip bir objektifle perdeye tekrar yayarak gösterim) bağlı kaldı.
Hipergonar objektif kullanılarak standart 35 mm film karesine enlemesine çok geniş bir resmin sıkıştırıldığı filmler günümüzde de popülerliklerini sürdürmektedir. Bu format, özellikle korku-gerilim sineması, bol patlama ve otomobil kovalama sahneleri içeren aksiyonlar, yanı sıra da tarihsel serüven filmlerinde sıklıkla kullanılır. Her ne kadar "Cinema-Scope" ticarî bir marka olarak yıllar önce ortadan kalkmışsa da, geniş perdede oynayacak şekilde çekilen bütün filmler -öncü teknolojiye atfen- günümüzde de kısaca "Scope" sözcüğüyle tanımlanmaktadır.






