
Mavi Marmara gemisinde alçakça katledilen 9 kardeşimizin Gazze ile doğrudan bir ilişkisi bulunmuyordu.
“İnsan olmak” ve “Müslüman olmak” dışında hiçbir bağları yoktu Filistinlilerle.
Tertemiz hislerle mazlumların sesine kulak vermişlerdi.
“Rotamız Filistin-Yükümüz insani yardım” sloganının etrafında birleşmişlerdi.
On yıllardır mazlum Filistinliler büyük bir mücadele veriyorlar..
Kaç bin Filistinli yaşamını yitirdi bu savaşımda bilmiyorum..
ABD''nin ve Batı''nın desteğiyle İsrail işlediği hiçbir cinayetin ve katliamın hesabını vermedi.
Filistinlilerin kendi yurtlarında parya durumuna düşürülmeleri Batı kamuoylarını neredeyse hiç ilgilendirmedi on yıllarca.
İsrail ve destekçisi lobiler en küçük bir eleştiriyi bile “Yahudi düşmanlığı” olarak yaftaladılar.
Batı kamuoyları İsrail''in Filistinlilere uyguladıkları zulümleri hep sineye çektiler.
Ama ilk kez bir şey oldu, İsrail''in hiç beklemediği ve ummadığı bir gelişme yaşandı.
Üç yıldır hukuksuz bir şekilde süren ablukayı kırmak için dünyanın vicdanlı insanları bir araya geldiler.
İnsanlık değerlerinin ve insanlık vicdanının bir savaş makinesine dönüşen İsrail''den çok daha güçlü olduğunu gösterdiler.
Mavi Marmara gemisine yapılan korsanca baskında 9 masum insan katledildi.
İsrail''in yüzündeki perde indi ve gerçek çıplak bir şekilde gözler önüne geldi.
Antisemitizmle suçlanma fobisi yaşayan devletler, sivil toplum kuruluşları ve aydınlar ilk defa üst düzey bir duyarlılıkla İsrail''in cinayetlerine artık sessiz kalınamayacağını yüksek sesle ifade ettiler.
İsrail''in “antisemitizm propagandası” belki de ilk defa insanlığın ortak vicdanının ördüğü çelikten bir duvara çarptı.
Mavi Marmara gemisinde şehit düşen 9 masum insanın dünya kamuoyunun önüne getirdiği çıplak gerçek İsrail''i geriletti. Hiçbir propaganda İsrail''in yaptıklarını haklı gösteremiyor.
Aslında insanlık vicdanının derinliklerindeki “Siyonizm alerjisi” 9 masumun katledilmesiyle birlikte su yüzüne çıktı.
Batı ülkelerinde İsrail''i telin eden gösteriler sürüyor.
İsrail sözkonusu olduğunda dili tutulan Almanya''nın çeşitli kentlerinde Mavi Marmara gemisine yapılan kanlı baskın protesto ediliyor.
Almanya''dan bir dostum, İsrail''i protesto gösterilerine Almanların katılımının beklenenin üstünde olduğunu söyledi.
Onbinlerce Filistinli''nin katledilmesine ses çıkaramayan Batı kamuoyu ilk defa bu düzeyde İsrail''e tepki verdi.
Bu önemli bir göstergedir.
9 masum insan, uluslararası kuruluşların, devletlerin, medyaların gerçekleştiremediği bir müeyyideyi ortaya çıkardı.
Bu müeyyide insanlığın vicdanıdır..
Ve bu insanlık vicdanı, İsrail dostu devletleri bile arkasına takmış durumda.
9 masum insan başardı bunu.
''İnsanlığın hasta vicdanı''nın henüz ölmediğini gösterdiler bütün dünyaya..
Mavi Marmara''da “İsrail” ve” İnsanlık” karşı karşıya geldi..
“9 masum” sadece Müslüman şehitler değildirler, İnsanlığın da şehitleridirler.
İsrail bundan sonra eski İsrail olamayacaktır, çünkü insanlık hareket halindedir.
Mavi Marmara gemisine yapılan baskından bir gün sonra İskenderun''da Papalık Anadolu Temsilcisi Piskopos Luigi Padovese öldürülmüştü. Katil, kendisi de Katolik mezhebine giren şoförü çıktı. Medyaya yansıyan ilk bilgilere göre cinayet şoförün geçirdiği bir cinnet nedeniyle işlenmişti.
Papa 16. Benedict de, “Cinayet Türkiye''ye ve Türklere mal edilemez. Bunun siyasal ya da dinsel bir cinayet olmadığından eminim. Bu şahsi mesele. Olayın aydınlanmasını bekliyoruz” demişti. Bu cinayeti İslam''la diyalog meselesiyle karıştırmak istemediklerini de vurgulamıştı Papa..
Dün okuduğum bir habere göre, Vatikan''a bağlı olduğu belirtilen “Asia News” haber ajansı, cinayetin şahsi nedenler dışındaki nedenlerle işlenmiş olabileceğine dair iddialara da yer vermiş.
İddialar “Corriere Della Sera” ve “La Repubblica” gibi İtalyan gazetelerinde de yer almış.
Ntvmsnbc''den izlediğim bu habere göre Vatikan''da “Piskopos cinayeti”ne ilişkin ilk yargılar değişmeye başlamış. “Vatikan''da ''Türkiye ve Vatikan ilk demeçlerini gözden geçirsin'' sesleri yükselmeye başladı” ibaresini aynen Ntvmsnbc''den aktarıyorum.
Önceki gün İsrail Dışişleri Bakanı Liberman “Türkler, Osmanlı İmparatorluğu''nu yeniden tesis etmek ve laik mirası tümüyle gömmek istiyorlar” demişti hatırladıysanız..
Batı kamuoyunu kaybeden İsrail, Türkiye''nin prestijini gölgelemek için bir takım propagandalara bel bağlayabilir. Piskopos Cinayeti üzerinde kuşku bulutları oluşturmak suretiyle Batı kamuoyunun dikkatini Türkiye üzerine yönlendirmek isteyebilir.
Ntvmsnbc''nin aktardığı haberi okuyunca ilk aklıma gelen bu oldu. “İsrail''in Batı medyasındaki dostları Liberman''ın verdiği mesajı talimat olarak mı algılıyorlar acaba” diye düşünmeden edemedim.
İsrail''in Batı medyalarını etkileyen propaganda mekanizmalarını harekete geçirdiği yönünde sezgilerim var. Türkiye içinde de bu mekanizmaların bulunduğu öteden beri tartışılıyor.
AK Parti hükümetine husumet duyan kimi çevrelerin bu şeytan ittifakından medet umabileceklerini de gözardı etmemek gerekiyor. Dolayısıyla Türkiye''nin ilgili birimlerinin bu propagandaları etkisiz kılmak için hazırlıklı olması gerekiyor.
Bu yüzden piskopos cinayetine yöneltilen kuşkuların üzerine gidilerek gerçek ortaya çıkarılmalıdır. Aksi takdirde Türkiye kendini bambaşka gündemlerin göbeğinde bulabilir.
İsrail, çok uluslu soruşturmayı kabul etmeyeceklerini ilan etmişti zaten..
Milli Savunma Bakanı Ehud Barak da 9 insanımızı katleden ve onlarcasını yaralayan askerlerin soruşturmaya tâbi tutulmayacağını açıklamış.
9 kardeşimizin katilleri ne “İngilizce” ne de “İbranice”, sorguya alınmayacaklarmış.
Gece baskınının uluslararası hukukla uyuşmadığını belirleyen bir soruşturma olacakmış bu.
Silahsız sivil insanları katleden askerlere madalya dağıtan bir devlet cinayet soruşturması yapabilir mi?
Yapsa bile, bir sonuç çıkar mı bundan?
Barak''ın bu sözleri bile tek başına, çok uluslu soruşturmanın ne kadar zorunlu olduğunu gösteriyor.
Birleşmiş Milletler Örgütü bu kez İsrail''e boyun eğerse, kıyama duran insanlık vicdanını hiçe saymış olacaktır.
Önümüzdeki günlerde BM de, Amerika da, Batı devletleri de insanlık vicdanıyla yüzleşecek..
Yeni dünya''nın hangi değerler ekseninde şekillendirileceğine dair işaretleri o zaman alacağız.
Eskisinden daha iyi bir dünyaya doğru mu gidiyoruz, hep birlikte göreceğiz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.