Muasır medeniyet, muasır tartışma...

00:0029/01/2008, Salı
G: 29/08/2019, Perşembe
Abdullah Muradoğlu

Neyi tartışırsak tartışalım, sonunda ilk noktaya geliyoruz. Kısır döngü dedikleri tam da bu olmalı.. Cumhuriyeti kuranların hedefi neydi?Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak..İnsanca yaşama standartları dediğimiz şey..Nasıl ulaşacağız?Farklılıklarımızı düşmanlık sebebi saymayarak..Demokrasi içinde..Hak ve özgürlükleri ulufe dağıtır gibi dağıtmamak..Peki tartışmasını biliyor muyuz?Hayır?Anlaşmasını biliyor muyuz?Hayır?Uzlaşmasını biliyor muyuz?Ona da hayır..Çünkü herkesin bizim gibi inanıp..Bizim

Neyi tartışırsak tartışalım, sonunda ilk noktaya geliyoruz. Kısır döngü dedikleri tam da bu olmalı.. Cumhuriyeti kuranların hedefi neydi?

Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak..

İnsanca yaşama standartları dediğimiz şey..

Nasıl ulaşacağız?

Farklılıklarımızı düşmanlık sebebi saymayarak..

Demokrasi içinde..

Hak ve özgürlükleri ulufe dağıtır gibi dağıtmamak..

Peki tartışmasını biliyor muyuz?

Hayır?

Anlaşmasını biliyor muyuz?

Hayır?

Uzlaşmasını biliyor muyuz?

Ona da hayır..

Çünkü herkesin bizim gibi inanıp..

Bizim gibi yaşamasını istiyoruz..

Saygımız yok..

Sevgimiz de.

Birbirimizin varlığını birbirimiz için tehdit sayıyoruz..

Mesele bu..

* * *

Neden iş demokratik hak ve özgürlükler meselesine geldiğinde sınıfta çakıyoruz?

Çünkü, hak ve özgürlüklerin kimin işine yaradığına bakıyoruz önce..

Filan mahalledense, boşverin.. Ne hakkı, ne özgürlüğü!

Hatta verilmemesi için ne gerekirse yapıyoruz..

İçimizdeki düşmanlığı ortaya döküyoruz..

Buna da bir sürü mazeret uyduruyoruz..

Olan bitene bakıyorum..

Ortada bir mağduriyet durumu var..

Siyaset, çözmeye çalışıyor, görevi bu..

Siyasetin bir başka kanadı uzlaşma yolunu tıkamaya çalışıyor..

Onun da görevi sanki bu.

Ülkede binlerce hukukçu varken, bir iki hukukçu çıkıp hukuk öğretiyor bize..

Sanki hukuk babalarının malı, sanki patenti onlara ait..

Tehdidin, santajın bini bin para..

* * *

Yüzbinlerce insan "mağduriyetlerimiz giderilsin" diyor..

Binlerce insan da "Sakın haa!" diye bağırıyor..

Hatta bağırmakla yetinmiyor, "Onlara bu hak verilirse, biz de şunu yaparız" diyorlar..

Hangi taraftan baksanız, patolojik bir durum..

Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir tablo göremezsiniz..

Batı Avrupa''da ''Gladio'' denilen gizli örgütler dağıtılıyor..

Suç işleyenler varsa, yargı önüne çıkarılıyor..

Bir tek bizde, ses yok.

İpin ucunu yakalayanları da sabote ediyoruz..

Burada da samimi değiliz..

On yıl önce farklı şeyler söyleyenler, bugün başka türlü konuşuyorlar..

Çünkü kimin işine yarıyor, kimin işine yaramıyor diye bakıyoruz..

Böyle bir ülkede demokrasi kökleşir mi?

Böyle insanların seslerinin yüksek çıktığı bir toplum muasır medeniyet seviyesine ulaşabilir mi?

Güldürmeyin adamı..

Ben çoktan vazgeçtim..

Kızmayın, Hakkı Devrim Amca iltifat etmiş!

Radikal''den Hakkı Devrim amcamız, NTV''deki "Haydi Gel Bizimle Ol!" programını sunan Çiğdem Anad, Müjde Ar, Pınar Kür ve Aysun Kayacı dörtlüsünden "Dört Huriler" diye söz etmiş etmesine ama, başı da belaya girmiş bu yüzden.. Pınar Kür de yaşını başını almış, ununu elemiş eleğini duvara asmış Hakkı Amca''yı "cinsel taciz" de bulunmakla itham etmiş..

Hakkı Amca, Pınar Kür''e huriden ne anladığını sormuş.. Pınar Hanım cevap vermeyince, iş yine Hakkı Amca''ya düşmüş..

Önceki gün köşesinde hurinin İslam kültüründe ne anlama geldiğine ilişkin yorumları sıralamış hazret.. Özetle, huriler, hiç günah işlememiş, el değmemiş cennet kızları.. Güzel mi güzel, saf mı saf! Melaike.. Dünyevi cinsellikle ilgisi ilişiği olmayan kutsal varlıklar, vs.

Anlayacağınız lafı, "Yahu, iltifat ettim, ama siz anlamıyorsunuz" demeye getiriyor.. Hakkı Amca, kibar adamsın, zarifsin.. Ohkay. Ama bu kadar iltifat fazla kaçmadı mı acaba? Hani, ifrat-tefrit meselesi.. Bari işe yarasa..