
AGİT toplantısı sırasında Cumhurbaşkanı Demirel ve dolayısıyla Dışişleri; Karadeniz Ülkeleri Ekonomik İşbirliği''ne üye ülke liderlerini bir araya getirerek önemli bir toplantı gerçekleştirdiler. Bunun anlamı; yönümüz Avrupa (AB) olsa da, ABD ile stratejik işbirliğimiz bulunsa da, Türkiye''nin kendine mahsus bazı öncelikleri vardır. Toplantının amacı bu idi.
Bu fırsatla Türkiye, AGİT toplantılarında bir başka jestte daha bulunmak istedi. Orta Asya Türk liderlerini Sayın Demirel, bir sabah kahvaltısında buluşturmayı düşündü. Hepsi kabul etti Türkiye''nin ricasını. Ama biri hariç!.. O da Özbekistan lideri İslâm Kerimov''dan başkası değildi.
İşte burada, Türkiye ile Özbekistan arasında ciddi bir krizin varlığı ortaya çıkmıyor mu? (Ayrı bir yazı konusu.)
Maalesef Çeçenistan krizi ve Mavi Akım düşmanlığı vasıtasıyla Türkiye kamuoyu galeyana getirilirken; işin nerelere varıp dayandığını farkedemiyoruz. Clinton''un ve ABD''deki Musevi lobilerinin (Çevik Bir''e liderlik ödülü veren) tahrikiyle, Türkiye neredeyse Orta Asya''yı kaybediyor da kimsenin kılı bile kıpırdamıyor.
Şu günkü görünüşe göre, Azerbaycan ve Türkmenistan''ın yönü nasıl batıya, yani ABD ve Türkiye''ye dönük gözüküyorsa; asıl Orta Asya tam aksine kendi içine kapanıyor ve o nisbette de Rusya''ya ve Çin''e yaklaşıyorlar. Başta Özbekistan olmak üzere, Kırgızistan, Kazakistan ve Tacikistan!..
Eğer böyle giderse, yani kamuoyuna şırınga edilen tarihî Rus düşmanlığı politikalarının rüzgârına Türkiye elsiz ayaksız teslim olursa, vay başımıza gelenler demekten başka bir kârımız kalmayacaktır.
Önce şu gerçeğin farkına varalım da, ona göre hareket edelim: Hem ABD, hem Almanya ve dolayısıyla Avrupa Birliği ülkeleri Çeçenistan konusunda iki yüzlü davranıyorlar. Dıştan Rusya''yı eleştiriyor; fakat Çeçenistan''ı Rusya''nın iç işi ve terörle mücadelesi olarak mütâlea ediyorlar. AKKA anlaşmasının rağmına, Rusya''nın bölgede daha fazla silâh bulundurmasına da ses çıkarmıyorlar. Eğer sözünde durursa; neticeyi aldıktan sonra, silâh indirimine uyarım diyor Ruslar. Ba''de harabü''l Basra değil de, ne denir buna?
Ama dikkat edin ABD, Afganistan''a ambargo uygulamaya başladı bile. Libya''nın, Sudan''ın, İran''ın, Irak''ın yıllardan beri ABD ambargolarından neler çektiğini unutmak mümkün mü? Çeçenistan dolayısıyla ne ABD, ne de Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya''ya karşı bir yaptırım düşünmezler. Düşünmeyecekler de!.. Neden? ABD, ambargo veya herhangi bir yaptırım düşünse, Rusya bütünüyle AB''ne ve Çin''e yönelecek. ABD''nin Avrasya politikaları büsbütün çıkmaza girecek. Onun için ABD politikaları, Rusya''ya karşı daima dişi davranıyor.
Burada ABD kendini riske sokmadan, kamuoyu araçlarını harekete geçirerek ve de Türkiye gibi bazı ülkeleri tahrik ederek politikalarını yürütmeye çalışıyor. Yani çok kaba şekliyle, yeni bir "yeşil kuşak" atraksiyonu!..
Kuşkusuz bunda bizim de ciddi bazı kârlarımız var. İşte Bakü-Ceyhan!.. İşte hazırlıkları devam eden Türkmen doğalgazı!.. Bize basılan hava, 2004''de petrol akmaya başlayacak. Çoklarının söylediğine göre durum daha farklı. 2005''ten önce boru hattı inşaatının başlamasına imkân yok. İnşaallah, şu anda Doğubayazıt-Konya arasında hatları döşenen İran doğalgazı bari sabote edilmez.
Bildiğiniz gibi, eskiden Türkiye''nin İran ve Irak''a ihracatı, üçer milyar dolara kadar yükselmişti. Şimdi sıfıra yakın seviyelerde. Onun için iyi dış politikanın, ekonomiyi besleyen ve ihracatı harekete geçiren bir politika olduğunu asla unutmamak lâzım. Heyecan ayrı, ayağı yere basan politikalar daha bir ayrı. Ekonomi ile dış politikanın isabetliliğinin, birbirini teyid edip durması gerekmez mi?
Şimdi düşünelim bakalım:
Türkiye''nin Rusya''da, 10 milyar doları bulan müteahhitlik yatırımı var ve devam ediyor. Rusya''daki ekonomik kriz öncesinde Lâleli''den yapılan bavul ticareti ihracatı da 10 milyar doları buluyordu. Resmi ihracatımız da 4 milyar seviyelerinde idi. Türkiye''deki Mavi Akım düşmanlığının bizi taşıyacağı âkıbeti düşünebiliyor musunuz?
İran ve Irak pazarı kapandığı anda, Türkiye''de de Özal rüyası sona ermiş, iç borçlanmanın kapıları ardına kadar açılıvermişti. Hele bir de Türkiye''nin, Rusya''ya karşı cephe ülkesi politikaları uygulamaya başladığını düşünün!.. Türkiye ne edip edip, Enver Paşa zamanındaki rollere asla soyunmamalıdır. Eskiden olduğu gibi, şimdi de ABD-İsrail''in tahrikiyle, Türkiye bölgesel dengelerine ters düşen politikalara asla kendisini teslim etmemelidir.
Böyle bir politikaya teslim olan Türkiye''nin yapacağı tek şey kalır: O da Orta Asya''da yönetimleri devirmek cinneti!.. O zaman da Türk okulları kapanır, Fethullah Hoca''nın faaliyetleri sona erer, ihracat sıfıra iner. Bununla da kalmaz, bu ülkeleri bütünüyle Rusya''nın kucağına itilmiş oluruz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.