
Şimdi başımızı öne eğip düşünelim: Deprem bölgesine en yoğun ilgiyi, İstanbul ve Ankara''nın iki başarılı belediye başkanı gösteriyor. Melih Bey ve Ali Müfit Bey, daha ilk günü deprem bölgelerindeler. Hem de yanlarında büyük birer yardım konvoyu ve makina-teçhizat desteğiyle beraber. Buna ne kadar teşekkür etsek azdır.
Sadece onlar mı? Ankara''nın CHP''li Çankaya ve Yenimahalle Belediyeleri de aynı şekilde yardıma koşuyor. Gerçi Yenimahalle Belediyesi''nin grayderleri, üç gün geçtiği halde bölgeye ulaşamamışlar. (Trafik yüzünden) Ta Ege''den, MHP''li Alaşehir Belediye Başkanı Kadir Daş da, daha ilk günü bölgeye bir kamyon ekmek ulaştırmış.
Bütün bunlar güzel şeyler.
Ama gerek bölgedeki, gerek bölge dışındaki il ve ilçe idarelerinin buna imkânı yok. Ne İstanbul valisi, ne Ankara valisi bu davranışı gerçekleştiremez. Hele ilçe idarelerinin hayalinden bile geçemez bu tarz tutumlar.
Çünkü il ve ilçe idarelerinin ne mâli olarak, ne de hukûken böyle bir gücü yok. Ama onlar il ve ilçe hudutlarının bütününden de sorumlu makamlar. Bütünüyle de bütçesiz yapılanmalar. Türkiye taşrasında kaymakamlar ve valiler, belediyelerin gücü karşısında şaşkın, onları gıbta ile seyrediyorlar. Sırf bu yüzden Afyon; Dinar depremi safhasında üç vali değiştirdi. Hepsi başarısızlık yüzünden. Vali ve kaymakam ne yapsın? Kaynağı yok, tecrübesi yok, ekibi yok!... Mübarekler, merkezle halk arasında telefon sekreteri gibi çalışıyorlar. Kendilerine polis bağlı; o da belediye hudutları dahilinde. Buna karşılık il hudutlarının bütününün güvenliğini sağlamakla görevli jandarma; vali ve kaymakama bağlı değil. Yani hiyerarşi dışı bir durum söz konusu!.. Bölgesel yapılanmaya gitmiş tüm kamu kuruluşları da vilâyetlerden bağımsız. Polis istihbaratı dışındaki istihbarat kuruluşları da, üniversiteler de aynı şekilde.
Yani sizin anlayacağınız; valilik ve kaymakamlık Türkiye''de, "merkez"in hava basma makamları!.. Merkezin onlara tanıdığı en ciddi yetki, irtica takipçiliği. Otorite temini bakımından, onlar da bunu işte alabildiğine önemsiyorlar. Başka yapacak iş yok ki!..
İşte bu ortamda deprem, sel baskını, yaygın anarşi durumlarında, il ve ilçe idareleri ne yapsın söyler misiniz? Merkez düşünecek, planlayacak, vara-yoğa fetvalar verecek!.. Ya icraat? Bekleyin, Ankara saraylarından yola çıkmak üzere!.. Daha hizmet bölgeye ulaşmadan; valilerin ve kaymakamların görevden alınma yazıları hazırlanmışsa, buna da hazır olmak lâzım.
Bu safhada belediyeler, yıldırım gibi afet bölgesine ulaşmış, harıl harıl çalışıyorlar. Halk canını dişine takmış, toplumsal bir acıyı göğüslüyor. Toplumsal vicdansa harekete geçmiş, durmaksızın ağıt üretiyor. Buna karşılık Ankara''nın, Türkiye tecrübesi sıfır siyasetçinin, -cak''lı, -cek''li tiratları hiçbir yaraya merhem olamıyor.
Hemen ilk elde, Mahalli İdareler Yasası''nın masaya yatırılması!.. İl ve ilçe idarelerinin bütçeli kuruluşlara dönüştürülmesi. Taşra ile ilgili okul, hastahane, spor tesisi, müze, turizm, tarım, aile ve sosyal hizmet, toplumsal yardım, köy işleri, köy yolları, arazi ıslahı cinsinden bütün hizmetlerin merkezle alâkasını kesmek. Bu tür ihaleleri ve hizmetleri bölgeye bırakmak. İl, ilçe ve belediye yönetimlerinin sorumluluğu kadar, yetkilerini de artırmak.
Bunlar da yetmez. Jandarma kuvveti, ordu gücü olmaktan ziyade, vali ve kaymakamlara bağlı birer kolluk kuvveti olarak dizayn edilmeli. Bölge üniversitesi yönetim kurullarında il idarelerinin temsilcileri bulunmalı. Aynı şekilde, sivil savunma hizmetleri ile Afet işleri uygulamaları da, taşra idaresinin sorumluluğuna devredilmeli.
Meselâ taşrada toplanan verginin, yüzde 50''si toplandığı bölgede kalmalı. Belediyelerin imar uygulaması ile il ve ilçelerin imar uygulaması birbiriyle ilişkilendirilmeli. Bu bakımdan imar yasası yeni baştan ele alınmalı.
Şu anda çokca konuşulan Deprem Yasası, böyle bir yapılanmaya göre şekillendirilmeli.
Özet olarak Türkiye, ne Tanzimat''ın ne de cumhuriyetin ilk yıllarının Türkiyesi!.. Türkiye nüfusu şu anda, Kanuni S.Süleyman zamanındaki imparatorluk nüfusundan daha fazla. Merkez bu yükü kaldıramıyor, taşra bu hantal yapının altında eziliyor.
Geleceğin Türkiyesi için atanmış vali ve kaymakam; seçilmiş il ve ilçe meclisleri ve çağdaş belediye yönetimleri gerekiyor. Devam edeceğiz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.