Eğitim ve gelir ilişkisi

04:0021/07/2015, Salı
G: 13/09/2019, Cuma
Ahmet Ulusoy

Son aylarda sessiz sedasız ailelerin çocuklarını bir eğitim kurumuna (TEOG ve LYS) ve okul sonrası işe yerleştirmede ön eleme mahiyetinde olan (KPSS gibi) bir takım sınavlara sokma telaşına tanık olmaktayız.Şimdilerde heyecanla yerleştirme sonuçları beklenmekte.Her sınava milyonlarca gencimiz girmekte ve sayıları yıllar itibariyle artmaktadır.Eğitime olan bu talebin arkasında büyük ölçüde iş bulma ve daha yüksek gelir elde etme beklentisi yatıyor.Bu yazımızda beklentilerin ne kadar gerçekçi olduğunu

Son aylarda sessiz sedasız ailelerin çocuklarını bir eğitim kurumuna (TEOG ve LYS) ve okul sonrası işe yerleştirmede ön eleme mahiyetinde olan (KPSS gibi) bir takım sınavlara sokma telaşına tanık olmaktayız.

Şimdilerde heyecanla yerleştirme sonuçları beklenmekte.

Her sınava milyonlarca gencimiz girmekte ve sayıları yıllar itibariyle artmaktadır.

Eğitime olan bu talebin arkasında büyük ölçüde iş bulma ve daha yüksek gelir elde etme beklentisi yatıyor.

Bu yazımızda beklentilerin ne kadar gerçekçi olduğunu irdelemeye çalışacağız.

**

Eğitim seviyesinin yükselmesi ile verimliliğin arttığı ve verimlilik artışının doğrudan ücretlere yansıdığı ön kabulü ile, çalışanların eğitim seviyesine uygun olarak gelirlerinin de yükseleceği düşünülmektedir.

Hemen hemen bütün ülkelerde eğitime bir sosyal sınıftan (gelir grubundan) diğerine geçişi sağlayan en önemli faktör olarak bakılmaktadır.

Çünkü eğitim, yoksul kesimlerin vasıf ve becerilerini artırarak hem manevi tatmin hem de rekabetçi bir kimlik kazandırarak nitelikli iş bulabilme (dolayısıyla yüksek gelir elde etme) imkanı sağlayabilmektedir.

**

Gerçekten de bilinçaltı algısında olduğu gibi eğitimle gelir arasında bir nedensellik ilişkisi var mıdır?

TÜİK'den alınan 2010 yılı rakamlarına göre Türkiye'de okuryazar olmayanların elde ettiği yıllık ortalama geliri 3935, okuryazar olanların ise 5668 TL dir.

İlkokul mezunlarının yıllık ortalama gelirleri 9.203, ortaokul 11.026, genel lise 10.994 ve meslek lise mezunlarının 12.395 TLdir.

Yükseköğretim mezunlarının yıllık ortalama geliri ise 21.557 TL olarak tahmin edilmektedir.

Bu veriler, üniversite mezunlarının ilk ve ortaöğretim mezunlarına göre yaklaşık 2 kat daha fazla gelir elde ettiklerini göstermektedir.

**

Konuya bir de iş bulma imkanları açısından bakalım.

Türkiye'de okuryazar olmayanların istihdam edilme (işe girme) oranı 2015 yılında %16,5. Yani okur yazar olmayanların iş bulma imkanı çok zayıf görünmekte, her 6 kişiden sadece 1 kişi iş bulabilmektedir.

İlköğretim, genel lise ve meslek lisesi mezunlarının istihdam edilme (işe girme) oranları 2015 yılı ocak ayı itibariyle sırasıyla % 41.2, 45.6 ve 57.1 dir.

Türkiye'de üniversite mezunlarının işe girme oranı ise % 71.8 dir. Yani her 100 üniversite mezunundan 71.8'i ücretli bir işe girebilmiştir.

**

Veriler eğitim seviyesi arttıkça bireylerin iş bulabilme ve dolayısıyla gelir elde edebilme ihtimalinin yükseldiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bir başka deyişle veriler ailelerin, çocukları için daha kolay iş ve daha yüksek gelir elde edebilmeleri düşüncesiyle, daha yüksek eğitim aldırma talebini haklı çıkarmaktadır.

**

Büyük kısmı gelişmiş ülkelerden oluşan ve Türkiye'nin de üyesi olduğu OECD ülkeleri ortalamasına bakıldığında İlk ve Orta öğretim mezunlarının istihdam oranı %55, meslek lisesi mezunlarının %75, düz liselerin ise %69 dur..

**

Vatandaşların talebi paralelinde gençleri daha fazla eğitim yapmaya, beşeri sermaye stokunu artırmaya yönelik olarak devletin yaptığı harcamalar yeterli düzeyde midir ve bu harcamalar nasıl gelişmektedir?

Türkiye'nin eğitim harcamalarına ayırdığı pay (%4,23) yıllar itibariyle artmasına rağmen OECD ülkeleri ortalamasının (%5,4) altında gerçekleşmiş ve sondan dördüncü sırada yer almıştır. Yani, Türkiye'nin eğitim harcamalarına ayırdığı pay yeterli düzeyde değildir.

Burada milli gelir ve nüfus büyüklüğü ve hatta eğitim kalitesi dikkate alındığında ülkemizdeki eğitim harcamaların yeterliliği daha farklı boyutlara taşınabilecektir.

**

Sonuç olarak, ailelerin çocuklarına daha yüksek eğitim aldırma talepleri maddi ve manevi anlamda gerçekçidir.

Son yıllarda eğitime yapılan harcamaların milli gelire oranı artmaktadır. Bununla beraber, OECD ülkelerinde yapılan eğitim harcamalarına bakıldığında bu artışın ülkemiz için yeterli düzeyde olmadığı söylenebilir.
#kpss
#tüik
#oeced