Kanlı siyaset

03:0016/05/2016, Pazartesi
G: 13/09/2019, Cuma
Aydın Ünal

Linç eylemi bir kez başlayınca akıl ve muhakeme devre dışı kalır.



Mekanı Cennet olsun; Merhum Erbakan, 1994 yılında Refah Partisi'nin Meclis grup kürsüsünde “kanlı mı olacak kansız mı olacak”

. Her şey çok açık ve netti: Bir yerlerde Refah Partisi'nin iktidara gelmemesi için kanlı senaryolar yazılıyor, Ankara ve İstanbul Belediyelerinin Refah Partisi'ne geçmesi karşısında gerekirse sokağa dökülmek, kan dökmek gibi korkunç eylemlerden söz ediliyordu. Merhum Erbakan'ın konuşmasının akışına bakınca, bu ifadeyi tırnak içinde kullandığı gün gibi aşikardı. Sonrasında da defalarca ne demek istediğini izah etti. Ama nafile. Linç başlamıştı bir kere. Bu ifade, Merhum Erbakan'ın linç edilmesi için gerekçe yapıldı, 28 Şubat'ın en kara propaganda sloganlarından birine dönüştü ve vefatına kadar da hep gündemde tutuldu.



22 yıl sonra Türkiye siyaseti bir kez daha kan tehdidiyle karşı karşıya. TOBB Genel Kurulu'nda kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı, “Başkanlığı kan dökmeden getiremezsiniz”

. Bu talihsiz ifadenin bir gaf ya da sürçülisan olduğunu, hatta sufle neticesi söylendiğini düşünmek aşırı iyimserlik olur. CHP Genel Başkanı, tam da CHP'nin tarihi misyonuna uygun olarak, CHP'nin kolektif bilinçaltını yansıtacak şekilde, bilerek, isteyerek söyledi bu sözü. Bir önceki Genel Başkan'ın talihsiz sözlere sahip çıkması da o kolektif bilinçaltının teyidinden başka bir şey değil.



CHP tarihi kanlı bir tarihtir. Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey'in öldürülmesinden başlayarak, sistem, kan üzerine inşa edilmek istenmiştir. Dersim katliamı, İstiklal Mahkemeleri; İzmir Suikasti, Menemen olayı, Şeyh Sait İsyanı sonrası kurulan darağaçları, Merhum Menderes ve iki Bakanın idamı CHP'nin kanlı tarihinden sadece bir kaç örnektir. Sabahattin Ali'nin öldürülmesinden, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asılmasına; 80 öncesinin Maraş, Çorum, Taksim katliamlarından Sivas olaylarına; Uğur Mumcu suikastinin karartılmasından Gezi Olaylarındaki ölümlere kadar bir çok hadisede CHP ya başrolde olmuş, ya tahrik rolünü üstlenmiş, ya da olayların meçhul kalmasına çabalamıştır. Kürt meselesinin ortaya çıkmasında, çözümünün engellenmesinde, tahrik edilmesinde, bu kadar kanın akmasında CHP'nin sorumluluğunu ve hatalarını zikretmeye bile gerek yok.



Bugün AK Parti'nin temsil ettiği köklü gelenek ise, hem bu akan kanın en başından itibaren mağduru olmuş, hem de siyasetini, bu kan siyasetiyle hukuk içinde mücadele olarak konumlamıştır. Silah ve şiddet, AK Parti'nin de dayandığı siyasi gelenek içinde kendisine asla yer bulmamıştır. Çok tahrikler olmuş, Merhum Erbakan'a yapıldığı gibi iftiralar atılmış, yalanlar söylenmiş, senaryolar yazılmış, hareket güçlendikçe kurallar değiştirilmiş, partiler kapatılmış, darbeler yapılmış ama bu siyasi gelenek hukuk dışına çıkmamış, yer altına inmemiştir. Sabır ve sebat, en önemlisi de “yenilgi yenilgi büyüyen zafer” en temel ilke olarak kabul edilmiş; kanın karşısında “sandık” yüceltilmiştir.



CHP Genel Başkanı'nın kanlı sözleri öylesine sözler değil, tesadüf hiç değil.



Sandıktan umudunu kesmiş bir CHP, tarihi boyunca yaptığı gibi, bir süredir yine kan siyasetine göz kırpıyor. Danıştay Cinayeti ile başlayan süreç, Gezi Olayları, Reyhanlı Saldırısı, 17-25 Aralık darbe girişimi ve şimdi de yoğun PKK saldırısıyla, CHP'nin koruma ve kollaması eşliğinde kan akıtarak ilerliyor.



PKK CHP'ye “seçim ittifakı” önerisinde bulundu. Kemal Kılıçdaroğlu da biliyor ki, PKK ile bir ittifak onları sandıktan çıkaramaz, iktidar yapamaz. FETÖ, PKK, DHKP-C gibi CHP tarafından kollanan örgütlerin; Rusya, İran Hizbullah'ı, Esed rejimi gibi müttefiklerin bölgedeki kanlı eylemlerine daha fazla zemin hazırlamak, AK Parti'den, yani milletin partisinden, milletin tercih ettiği partiden “kurtulmak” için etkili bir çözüm olabilir. Kılıçdaroğlu aslında bir süredir Türkiye'de oynanan kanlı oyunu ifşa ediyor, niyet beyan ediyor, taktiğini açık ediyor.



Geçti o günler... Kanla siyaset arasında tercih yapamayanların akıbeti bellidir.



Milletin tercihi karşısına silah, şiddet ve zorbalıkla çıkmak, kanla tehdit etmek, eski Türkiye'nin adeti, değişmez CHP geleneğidir. Kan siyasetinin son dayanaklarından FETÖ çöküyor, onun kardeşi PKK ise her gün intihar ediyor.



CHP, sürekli yeraltına inmek, kandan medet ummak yerine, milli irade karşısında artık diz çökse, millet ve ülke adına son derece hayırlı olacak.


#Kılıçdaroğlu
#CHP
#FETÖ