
Prof. Nur Vergin, Vatan''da Mine Şenocaklı''ya bir röportaj verdi ve iş öyle bir hale geldi ki, Prof. Vergin''in “akademik çapı”ndan ziyade Vergin''in boğazdaki “arsasının çapı” yazılıp çizilmeye başlandı..
Nur Vergin kimdir, önce buna bakalım:
Vergin''in öz babası diplomat Mahmut Conker; Mahmut Conker ise İnkılap Tarihi kitaplarında adını sıkça gördüğümüz Atatürk''ün sofra arkadaşı Nuri Conker''in oğlu.. Mahmut Conker bir otelden atlayarak intihar ediyor..
Nur Vergin''in üvey babası ise yine bir diplomat olan Nurettin Vergin..
Peki Nurettin Vergin kimdir? Türkiye''nin Vatikan''la ilk kez diplomatik ilişki kurduğu yıl olan 1960 yılı itibariyle Vatikan Büyükelçisidir..
Şimdi bir soru: “Nur” Vergin''in öz dedesinin ismi “Nur”i''(Conker) dir.. Üvey babasının ismi ise, soyadını aldığı “Nur”ettin (Vergin) dir.. Bu nedir?
Merak etmeyin bu soruyu Yalçın Küçük cevaplamakta gecikmeyecektir ve diyecektir ki: “Eyyyy ordu; bu ne iştir?”!
Bakalım bu kısmı okuyacak mısınız?
Demokrat Parti''nin kongresi yarın yapılıyor.. diyeceğim ama bu satırdan sonra bakalım okuyan olacak mı? Okumaya devam ediyorsanız (Kendine gel Fikri, bu satırı okuyan demek ki okumayı kafaya koymuş!) ya siyaset iliklerinize kadar işlemiş ya DP seçmenisiniz ya da benim canıma okumak için yazının sonunu bekliyorsunuz!
Evet Demokrat Parti, henüz DYP''nin yerine ikame olmadan önce parti 90''ların ortasında da siyaset sahnesindeydi..
İşte o DP''nin o yıllardaki genel başkanı Korkut Özal''dı ve bu partinin İstanbul il başkanlığına Cüneyt Zapsu''nun getirilmesi bile olay olmuştu..
Ki daha önce de Besim Tibuk aynı partinin İstanbul il başkanlığını yürütmüştü..
Yani o yıllarda küçük bir partinin il başkanlığı seçimi bile ses getirirken şimdi “asıl DP”nin il başkanlığı değil genel başkanlık yarışı bile kamuoyunda makes bulmadı..
Tabii, “Niye bulmadı?” sorusunu “Gendi etti gendi buldu..” diye de cevaplayabiliriz!
(Bu “gendi”yi kendim uydurmadım; Demirel böyle söylerdi.. O Demirel ki ''k''yı ''g'' yaparak köylü vatandaşlarımızdan oy toplamış ama bir yerlere geldikten sonra köylülere efendilik taslamıştı..)
Adaylara bakıyorum, ki iki favori aday var; Birisi Mehmet Ağar''ın desteklediği Çağrı Erhan, diğeri ise Tansu Çiller''i destekleyenlerin de desteklediği Süleyman Soylu..
Medyadan gözlemlediğim kadarıyla Çağrı Erhan, “ulusalcı” fikirlere daha yakın duruyor; ulusalcı fikir ise genel olarak CHP ve MHP''nin sahiplendiği bir düşünceyi oluşturuyor..
Oysa Demokrat Parti''nin asıl “ruh kökü”nde nevzuhur bir ulusalcılık anlayışı değil vatanseverlik anlayışı; jakobeniz değil cumhuriyetçilik fikriyatı; ihtilalcilik değil inkılapçılık düşüncesi; devletçilik değil hür teşebbüs mantalitesi; katı laiklik değil din ve ibadet özgürlüğü görüşü bulunmaktadır.
Yine gözlemim odur ki Süleyman Soylu bu sayılanlardan ikincisine daha yakın duruyor..
Bu arada geçenlerde Tayyip Erdoğan ile Süleyman Soylu arasında siyasal kariyer açısından ciddi bir benzerlik olduğunu belirten bir yazı okumuştum..
“Siyasal kariyer” açısından bu benzerliğin olduğunu ben de fark ettim; çünkü ikisi de ilçe gençlik kolları üyeliği, ilçe gençlik kolları başkanlığı, ilçe yönetim kurulu üyeliği, ilçe başkanlığı, il yönetim kurulu üyeliği, il başkanlığı yaptı..
İlginçtir; ikisi de ilçe belediye başkanı adaylığında bulundu (ikisi de kaybetti).. İkisi de milletvekili adaylığında bulundu (ikisi de kaybetti)..
Ve şimdi biri genel başkan diğeri ise kuvvetle muhtemel iki gün sonra genel başkan..
Peki, bu benzerlik Soylu''nun da bir gün başbakan olacağını gösterir mi? Cevap: Hayır..
Hayır; çünkü Soylu kişisel olarak Türk siyasetinde önemli yerlere gelecektir ama Demokrat Parti miadını doldurmuştur ve Ak Parti ise “ilklerin partisi” olarak Türk siyasetinde çok uzun yıllar mevcudiyetini muhafaza edecektir.
Tabii, bu kongre Pazar günü iptal de edilebilir; çünkü 1224 delegenin 2/3''ü olan 816 delegenin salonda “hazır bulunması” gerekmektedir; bir eksik olursa Türk Silahlı Kuvvetleri olaya “el koyar”!
“Bu da nereden çıktı?” demeyiniz; Ağar 28 Nisan''da cumhurbaşkanlığı seçimi için bu prosedürü işletmişti..
İşin kötü tarafı; iptal edilirse bu işin referandumu da yok!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.