
Bu köşeyi uzun zamandır okuyanlar, memleket hizmetinden kaçan tipte bir adam olmadığımı ve nerede bu hizmeti yürütebileceğim bir koltuk boşalacak olsa; sorumluluklarımın gereği olarak, hemen o koltuğu doldurmak üzere adaylığımı koyduğumu bilirler.
Ama bu sefer durum farklı!
Evet cumhurbaşkanlığı koltuğu yakın bir zamanda boşalacak, bu doğru; ama şimdiden ortaya çıkan adayları görünce insan ister istemez haddini bilmek durumunda kalıyor.
Ben de doğrusu haddimi bilmek konusunda hiç fena değilimdir!
Allah vergisi bu yeteneğim gerektiği zaman kendiliğinden devreye girer ve yapmamam gereken şeyleri yapmamı çok geç olmadan engeller.
Cumhurbaşkanlığına aday olmayı daha aklımın ucundan geçirdiğim anda yine böyle oldu ve ben de anında haddimi bilerek bu sefer aday olmamam gerektiği fikrini kabullendim.
Tabii insan soğukkanlı bir şekilde düşününce bunun sebeplerini de rahatlıkla bulabiliyor.
Övünmek gibi olmasın ama ben de sanki soğukkanlı düşünmek için yaratılmışım.
En az, buz üstünde çift burgulu ters salto hareketini yapabildiğim kadar kolaylıkla yapabiliyorum bu soğukkanlı düşünme işini.
Neyse konuyu dağıtmayayım; benim cumhurbaşkanlığına aday olmamamı gerektiren durum, kendimi, mevcut adayların sahip olduğu pek çok özelliğe sahip görmeyişimdir.
Mesela ben kesinlikle onlar kadar karizmatik değilim!
Çeşitli konulardaki düşüncelerimi açıklamak üzere medyayı davet etsem; ne konuşacak salon bulabilirim, ne de medya işini gücünü bırakıp tam kadro dinlemeye gelir.
Hadi geldiler diyelim; o zaman da herhangi bir mesleki savunma refleksine sahip olmadığımdan, medyacıların kasıtlı sorusal dirseklerinden kendimi kurtaramam.
Üstelik ben sadece orta seviyede bir mizah yeteneğine sahip olduğumdan, konukları kesinlikle diğer adaylar kadar eğlendirip güldüremem.
Herkesin bir kapasitesi var doğal olarak, benimki de bu kadar işte!
İnsan bir kürsüye çıktıysa, her konuda ahkam kesebilecek durumda olmalı; sosyolojik, psikolojik, stratejik, metalurjik, tipolojik, antropolojik, antolojik, hiyerarşik, akla hangi alan geliyorsa o alanda iki çift laf edebilmeli.
Dinleyenlerin yüzüne o baygın hayranlık ifadesi gelip yerleşmiyorsa, neden çıkıp saatlerce konuşsun ki insan!
Cumhurbaşkanlığı koltuğu da o kadar kolay doldurulacak bir koltuk değil yani!
Bilinçli ve kararlı olmak lazım; sonuçta bu makam böyle aklının dikine gitme cesaretine sahip insanlara alışık.
O koltukta otururken, kendi işe aldığın bir bahçıvanı bile, sırf çimenlere basıyor, çiçekleri yoluyor, tırmığı yol üstünde bırakıyor ya da köşkün önünden geçenlere sürekli dilini çıkarıyor diye işten çıkarmaya kalkarsan, karizmanı gereksiz yere zaafa, devletin devamlılığını da sekteye uğratmış olursun.
Her işin bir yolu, yordamı, raconu, bürokrasisi var; ben daha devlet geleneğinin öngördüğü kürdanla diş karıştırma protokolünü bile doğru dürüst bilmiyorum.
Yok yok, bu iş benim boyumu aşar!
Ben bir süre daha kendi sandalyemde oturmaya devam edeyim, en iyisi bu!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.