
Don Kişot değilim..!
Öyle yel değirmenleriyle savaşacak…
Hayali düşmanlar üretecek….
Ve bir maceranın peşinde koşacak ne mecalim var ne de kararım.
Ha bir de her defasında yere yığılacak…. Yani kaybeden.
Mağaranın kapısına ters oturmuş biri de değilim..!
Gerçeğe sırtını dönmüş…
Mağaranın duvarlarına yansıyan gölgeleri izleyip; onlar üzerinden çıkarım yapacak, dünya tasavvuru geliştirecek.
Ben bir hayalperest de değilim..!
Hayali kabusa çeviren…
Hayali düşmanlar üreten…
Onlarla hayali mücadeleye tutuşan.
Vicdanına kulak veren gerçeğin gören gözü, dokunan eli, düşünen zekası, orta kararlı bir fikir içsi olmaya talibim.
Eli hasbelkader kalem tutmuş…
Gönlünün nasırlaşmasına (en azından şimdilik) müsaade etmemiş bir fani çıkar benden…
Hayali düşmanlarla ya da hayali rakiplerle uğraşan değil…
Çıksa çıksa “Bir zeytin dalı kırıldı mı yüreği titreyen bir fakir” çıkar benden.
Ateş olsam cirmim kadar yer yakarım…
Anlaşıldı mı?
Ankara'ya gitme sıklığım azaldı. Artık ayaklarım geri geri gidiyor “Ankara” dendi mi.
Karnından konuşan ne çok insan gördüm, beton bloklar arasında, öğle yemeklerinde, akşam vakitlerinde...
Belki o yüzden Ankara'nın bağlarından uzak durmaya başladım. Gerçekten öyle… Riyayı ne çok büyütmüş kravatlı tayfası gördüm. Her görüşümde biraz daha mesafe koyarken arama, bir de baktım ki açılmış, açılmış, açılmış mesafeler…
Ankara'nın bağlarındaki riyayı ne çok görür oldum!
Ankara'dan geldim oysa İstanbul'a. Bilirim sanırdım hem Sıhhiye'nin üstünü hem altını.
Avamını da bilirim sanırdım, devletlûsunu da. Yanılgımın farkına vardım.
Ne Sıhhiye'nin altı kalmış ne üstü!
O şehri riya esir almış.
Neden devletin zirvesinden sürekli,
şeklinde çok güçlü mesaj veriliyor?
Neden acaba?
Bu sorunun birkaç cevabı olabilir. Ama benim için bu sorunun cevabı şu:
Amerika ve Avrupa Birliği, Türkiye'yi son dönemde yeniden masaya oturtmaya çalışıyor.
İkincisi
de bu
konusunda epeyce
dı.
Bu heveskarların başımıza nasıl bir çorap öreceği ise Allah'tan fark edildi de, devletin zirvesinden terörle mücadele konusunda güçlü mesajlar verildi, veriliyor.
Bugünlerde terör örgütü PKK ve uzantılarının bir şekliyle yeniden “Masa- çözüm- muhataplık” konusunda inceden inceye çalıştığına da şahit oluyoruz.
HDP Eş Başkan Selahattin Demirtaş'ın Avrupa kentlerindeki konuşmalarına bir bakın hele… Bir de
minvalinden yayılan haberleri hatırlayın.
Şimdi anladık mı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan çok güçlü bir şekilde, “Bu iş bitecek” diyen mesajlarının anlamını?
Şimdi anlıyor muyuz, Başbakan Yıldırım'ın her fırsatta “terörle mücadele devam edecek” vurgusunu… Ve elbette sahada mücadele eden silahlı bürokrasinin en tepesinden, “Subayımızla, astsubayımızla, uzmanlarımızla, korucumuzla ve polisimizle ben inanıyorum ki
açıklamasının anlamını?
PKK terör örgütü yöneticileri arasındaki çatışmanın da sızdırılması yine bir şekliyle
ayrımı ile bir kanadı muhatap alma çabası olarak görülebilir.
Zira bir PKK yöneticisinin birkaç yıl önce aba altından sopa gösteren şu cümlesini hatırlıyorum,
Şimdi anladık mı “PKK terör örgütü elebaşları arasında hendek krizi” minvalindeki sızdırmaların anlamını?
Türkiye'yi yeniden masaya çekmek istiyorlar. PKK/HDP çizgisi yeniden muhatap alınmak istiyor. Sadece sahada terörle mücadele edilmiyor, perde gerisinde muazzam bir “muhataplık” savaşı da yürüyor.
Allah vere de basiretimiz hep açık kalsa..!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.