Yazarlar Bu kez başaracağız Milli muharip uçağımızın akıbeti Nuri Demirağın ürettiği uçaklar gibi olmayacak

Bu kez başaracağız… Milli muharip uçağımızın akıbeti Nuri Demirağ’ın ürettiği uçaklar gibi olmayacak

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Türk Havacılık-Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Prof. Temel Kotil’i önceki gün CNN Türk’de izledim. Türkiye’nin ilk yerli muharip savaş uçağını da anlattı, savunma sanayiinde havacılık alanında yapılanları da.

Yayın sırasında zaman zaman “ortodoks mühendisler” ile genç mühendisler arasındaki farkları ve çalışma biçimlerini de anlattı.

Temel Kotil’i dinlerken, çok heyecanlandığımı, çok ümitlendiğimi ve bütün bunlarla birlikte “Acaba” diye başlayan birkaç soru ile birlikte endişe de duyduğumu ifade etmeliyim.

F-16’DAN GÜÇLÜ YEPYENİ BİR TEKNOLOJİYLE DONATILDI

Önce Temel Bey’in verdiği bilgilerden bazılarını paylaşayım.

- 2022’de Milli Muharip Uçağımız bitecek. 2028’de seri üretime başlanacak.

- F-16’nın teknolojisinden çok daha yeni bir teknoloji ile üretilecek. Çift motorlu olacağı için çok daha güçlü ve hızlı olacak. 2020 teknolojisiyle üretileceği için mühimmatını içinde saklayacak.

- Görünmez bir uçak olacak.

- Hangardan çıktığında ithal motorlu olacak, 2028’de ise yerli motorla uçacak.

- Proje tamamlandığında düşük görünürlük, dahili silah yuvası, yüksek manevra kabiliyeti, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi teknoloji alanlarındaki kazanılacak kabiliyetlerle Türkiye; dünyada ABD, Rusya ve Çin’in kategorisine çıkacak.

- Muharip Milli Uçak ile Türkiye,5’inci nesil bir muharip uçağı üretebilecek altyapı ve teknolojiye sahip sınırlı sayıdaki ülkeler arasında yerini alacak.

- Almanya ve Fransa’nın ürettiği tüm savaş uçaklarından daha teknolojik bir uçağa sahip olacağız.

Savaş uçağımızın özellikleri ve Türkiye’ye katacaklarının özeti böyle.

Biz devam edelim…

SAVUNMA SANAYİİNDE YÜZDE YÜZ YERLİLİK İÇİN GERİ SAYIM

Türkiye, savunma sanayiinde son 10 yılda devrim niteliğinde adımlar attı. İHA ve SİHA’ların yanısıra, helikopterden zırhlıya, tanktan roketlere, savunma sistemlerine kadar birçok alanda yüzde 75’in üzerine çıkan bir yerlilikte üretim yapılıyor.

Geri kalan yüzde 25’lik dışa bağımlılığın çoğu ise havacılık sektöründe. O yüzden Milli Muharip Savaş Uçağı Projesi tamamlandığında Türkiye, neredeyse yüzde yüz yerli savunma sanayiine de kavuşmuş olacak.

Mili Muharip Uçak Projesi, savunma sanayiinde Türkiye’yi süper lige çıkaracak. Onun için TUSAŞ Başkanı Kotil’in anlattıkları geleceğimiz için önemli.

Daha da önemlisi, yerli savunma sanayiinde “yerli beyinlerin” kullanılıyor olması. Şu anda 4 bin mühendisi istihdam eden TUSAŞ, muharip uçak projesinde 1000’ini çalıştırıyor. Tecrübe ile yeteneği birleştiren sistemde, uluslararası alanda ün yapmış (emekli) mühendisler de danışman olarak yer alıyor. Bu projede çalışan mühendislerimizin bir kısmı tersine göç ile dışarıdan memleketimize geldi.

10 milyar dolarlık projenin sonunda tanesi 100 milyon dolara satılabilecek uçaklarımız olacak. Daha önemlisi, Türk semaları, yerli uçaklarımızla korunacak.

Temel Kotil’in anlattıklarından heyecanlandığımız ve ümitlendiğimiz bölümün özeti böyle.

Buraya kadar her şey çok ümitvar, çok güzel.

PEKİ YA MUHARİP UÇAK PROJESİ AKAMETE UĞRARSA?

Peki ya proje akamete uğrarsa?

Ya da daha net söyleyeyim: Türkiye’nin özellikle son 10 yılda savunma sanayiinde yaptığı atak ve sonrasında Milli Muharip Uçak projesiyle dünyada süper lige çıkma ihtimali doğmuşken, siyasi irade bu tür projelerin arkasından çekilirse ne olur?

Cevabı kestirmeden verelim: Bütün emek, bütün çaba bütün mücadele akamete uğrar! Durur.

Savunma sanayiimizde, Aselsan’dan TUSAŞ’a, TEİ’e, BAYKAR’a kadar bir çok firmamız var. Bu firmaları teşvik eden, destekleyense devletimiz. Devlette şu anda siyasi irade “milli savunma sanayii” konusunda olağan üstü duyarlı.

İşin gerçeği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlı başına kendine mesele ettiği konuların başında savunma sanayii geliyor.

2023’teki seçimler, savunma sanayiinin dev projeleri ve bunlardan en önemlisi olan Milli Muharip Uçak projesinin geleceğini de belirler.

Bunu neden mi söylüyorum?

Çünkü geçmişimizde böyle oldu!

Devrim otomobili bir komploya kurban edilirken, siyasi otorite projenin arkasında duramadı. Nuri Demirağ’ın kurduğu uçak fabrikamızda ürettiğimiz uçaklar toprağa gömülürken siyasi irade Amerikan politikalarına boyun eğmişti.

Mili savunma sanayiimizin güçlenmesi için…

Bu alanda süper lige çıkmak için…

Verilen emeğin akamete uğramaması için…

Güçlü siyasi iradenin devam etmesi elzemdir.

2023’e gidilirken meseleye bir de bu perspektiften bakmaz mısınız?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.