Eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal

04:0015/11/2016, Salı
G: 16/09/2019, Pazartesi
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

“Küreselleşme, globalleşme”
deyip durdular…
“Dünya artık büyük bir köy
… Sermaye hızlı hareket edebiliyor… Artık ulus devletlerinin bir önemi kalmadı” filan diye de devam ettiler.


Geldikleri nokta,

ulus ötesi organizasyonları çatırdıyor

. Ülkelerinde

ırkçılık almış başını gidiyor

. Dahası, 2'nci Dünya Savaşı öncesindeki pozisyonlarına geri dönmüş görünüyorlar.



Brest

anlaşmasıyla

İngilizleri,

45'inci Başkan ile

Amerika'yı kaybetmek üzereler.


Çin ellerini ovuşturup, küreselleşmenin keyfini çıkarıyor. Çinli orta sınıf, üst orta sınıf olmanın iştahıyla tüketmenin hazzını yaşıyor.



Buna mukabil,

Avrupa Birliği (AB) sadece siyaseten değil ekonomik olarak da çöküyo

r. Çökerken hiç kendine bakmıyor…

Ötekini ötekileştirmeye devam ediyor!


Yerelliğin öleceğini düşündüğüm için küreselleşmeye karşı çıktım. Ama İstanbul dükalığını bir şekilde sarsan Anadolu Kaplanlarını gördükçe küreselleşmenin Türkiye'ye de “ekonomik” anlamda katkısının olduğunu gördüm.



Yine de

yerel dokuyu öldüren

, Amerikan merkezli, AB merkezli kültürel tek tipliliğe, ekonomiyi tek merkezden yöneten küreselleşmeye karşı çıktım.



Küreselleşme onu pazarlayanları vurdu! Kendi içlerine dönüyorlar.



Memleketlerinde ırkçılık yükselişte. İslamofobi almış başını gidiyor. Yabancı düşmanlığını alenen yapıyorlar.



Üstelik tek gayeleri olan “para”nın rotası çoktan değişmiş durumda.



Kötüye gidiyorlar, fark ettikçe “öteki”ne bulaşıyorlar, hırslanıp saldırıyorlar!



***



Trump ABD'ye başkan oldu…



Avrupa'da ırkçılar oylarını yükseltiyor.



Uzaktan salladıkları parmakları çoktan kırıldı… Lakin hala parmak sallıyorlar.



Ukrayna'da başlarına geleni unutmuşçasına şimdi de

Türkiye'ye parmak sallıyorlar

.

Cevabı da alıyorlar,
“Sen kimsin, terbiyesiz” diyen Cumhurbaşkanımızın duruşuyla…


Yeni bir dünya kuruluyor… Sancılı, kanlı bir süreç elbet.



Bu yeni dünyada

Türkiye “bağımsız bir devlet olarak” var olma mücadelesinde.


Ne ki, etrafa nizam salanların kurduğu düzen artık çöküyor. Ne kendi içlerine ne etki altında tuttukları coğrafyalara söz geçirebiliyorlar.



Ulus ötesi organizasyonları çatır çatır çatlıyor. Yakın da ekonomik ve askeri ortaklıklarda da kavga çıkacak.



Sonuçta Türkiye'de karar vericiler kararını çoktan vermiş, “bağımsız bir ülke” olma yolunda gerekirse bedel ödeyerek yoluna devam etmek.



Ağır bedel ödüyoruz… Ağır da ödetiyoruz!



Çünkü,

“Eski hal muhal, ya yeni hal; ya izmihlal!”


Çünkü eski Türkiye yok. Ya yeni bir Türkiye kurulacak ya da yok olup gideceğiz.


Biz yeni ve bağımsız Türkiye'yi inşa etmek için “gemileri çoktan yaktık!”


Bekri Mustafa imam olduysa…

“Trump, 45'inci Amerikan Başkanı nasıl olur”

diye ortalığı savaş alanına çeviren

“küresel çapulcular”

a sesimi duyurma ihtimalim zayıf.



Lakin bizim çapulculara bir fıkra anlata bilirim.



Bu fıkra çok bildik… Ama tam yeri geldiği için anlatmalıyım.



16'ncı yüzyılda yaşayan Bekri Mustafa'nın adını, herhalde bizim çapulcular da duymuş olmalı...


Onun, içki düşkünlüğünü bu nedenle “Bekri” namıyla ün yaptığını belki bilmezler ama fıkralarının bir kısmını duymuş olmalılar.



Duyanlar için tekraren duymayanlar için yeni baştan alın size, “Bekri Mustafa imam oldu” fıkrası:



Bekri Mustafa, yoksul bir mahallede bir caminin önünden geçmekteymiş... O sırada musallada bir tabut varmış fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yokmuş.


Cemaatin, beklemekten canı sıkılmış ki başında kavuğu, sırtında cübbesiyle Bekri Mustafa oradan geçe yazmış… Onu “hoca” zanneden cemaat, cenaze namazını kıldırmasını istemiş.


“Yok, ben hoca değilim” dese de, kimselere derdini anlatamamış.



İte kaka zorla öne geçirmişler, tabutun başına koymuşlar.


Bekri Mustafa cenaze namazı kıldırdıktan sonra tabutun örtüsünü açmış ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldamış.


Cemaat, Bekri Mustafa'nın cenazeye ne söylediğini merak etmiş.


Bekri Mustafa gülerek cevaplamış:


“Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun. Eğer orada, bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa Ayasofya'ya imam oldu dersin. Onlar durumu anlar...” Bilmem anlatabildim mi?


#Avrupa Birliği
#Trump
#ABD seçimleri