
Geldikleri nokta,
. Ülkelerinde
. Dahası, 2'nci Dünya Savaşı öncesindeki pozisyonlarına geri dönmüş görünüyorlar.
anlaşmasıyla
45'inci Başkan ile
Çin ellerini ovuşturup, küreselleşmenin keyfini çıkarıyor. Çinli orta sınıf, üst orta sınıf olmanın iştahıyla tüketmenin hazzını yaşıyor.
Buna mukabil,
r. Çökerken hiç kendine bakmıyor…
Yerelliğin öleceğini düşündüğüm için küreselleşmeye karşı çıktım. Ama İstanbul dükalığını bir şekilde sarsan Anadolu Kaplanlarını gördükçe küreselleşmenin Türkiye'ye de “ekonomik” anlamda katkısının olduğunu gördüm.
Yine de
, Amerikan merkezli, AB merkezli kültürel tek tipliliğe, ekonomiyi tek merkezden yöneten küreselleşmeye karşı çıktım.
Küreselleşme onu pazarlayanları vurdu! Kendi içlerine dönüyorlar.
Memleketlerinde ırkçılık yükselişte. İslamofobi almış başını gidiyor. Yabancı düşmanlığını alenen yapıyorlar.
Üstelik tek gayeleri olan “para”nın rotası çoktan değişmiş durumda.
Kötüye gidiyorlar, fark ettikçe “öteki”ne bulaşıyorlar, hırslanıp saldırıyorlar!
***
Trump ABD'ye başkan oldu…
Avrupa'da ırkçılar oylarını yükseltiyor.
Uzaktan salladıkları parmakları çoktan kırıldı… Lakin hala parmak sallıyorlar.
Ukrayna'da başlarına geleni unutmuşçasına şimdi de
.
Yeni bir dünya kuruluyor… Sancılı, kanlı bir süreç elbet.
Bu yeni dünyada
Ne ki, etrafa nizam salanların kurduğu düzen artık çöküyor. Ne kendi içlerine ne etki altında tuttukları coğrafyalara söz geçirebiliyorlar.
Ulus ötesi organizasyonları çatır çatır çatlıyor. Yakın da ekonomik ve askeri ortaklıklarda da kavga çıkacak.
Sonuçta Türkiye'de karar vericiler kararını çoktan vermiş, “bağımsız bir ülke” olma yolunda gerekirse bedel ödeyerek yoluna devam etmek.
Ağır bedel ödüyoruz… Ağır da ödetiyoruz!
Çünkü,
diye ortalığı savaş alanına çeviren
a sesimi duyurma ihtimalim zayıf.
Lakin bizim çapulculara bir fıkra anlata bilirim.
Bu fıkra çok bildik… Ama tam yeri geldiği için anlatmalıyım.
16'ncı yüzyılda yaşayan Bekri Mustafa'nın adını, herhalde bizim çapulcular da duymuş olmalı...
Onun, içki düşkünlüğünü bu nedenle “Bekri” namıyla ün yaptığını belki bilmezler ama fıkralarının bir kısmını duymuş olmalılar.
Duyanlar için tekraren duymayanlar için yeni baştan alın size, “Bekri Mustafa imam oldu” fıkrası:
Bekri Mustafa, yoksul bir mahallede bir caminin önünden geçmekteymiş... O sırada musallada bir tabut varmış fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yokmuş.
Cemaatin, beklemekten canı sıkılmış ki başında kavuğu, sırtında cübbesiyle Bekri Mustafa oradan geçe yazmış… Onu “hoca” zanneden cemaat, cenaze namazını kıldırmasını istemiş.
“Yok, ben hoca değilim” dese de, kimselere derdini anlatamamış.
İte kaka zorla öne geçirmişler, tabutun başına koymuşlar.
Bekri Mustafa cenaze namazı kıldırdıktan sonra tabutun örtüsünü açmış ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldamış.
Cemaat, Bekri Mustafa'nın cenazeye ne söylediğini merak etmiş.
Bekri Mustafa gülerek cevaplamış:
“Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun. Eğer orada, bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa Ayasofya'ya imam oldu dersin. Onlar durumu anlar...” Bilmem anlatabildim mi?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.