FETÖ Yeni Asya grubunu nasıl susturmuş olabilir

04:0019/08/2016, Cuma
G: 13/09/2019, Cuma
Hasan Öztürk

FETÖ terör yapılanması kendisine rakip olabilecek en küçük bir alternatifi bile
“itibarsızlaştırarak”
yok etme yolunu seçmişti. Bunu
Tahşiye kumpası
nda,
Deniz Feneri operasyonu
nda görmüştük. Bu iki olaya benzer bir olay ise Nurculuk'un bir başka kolu olan
Yeni Asya
grubuna yönelik gayri ahlaki faaliyetlerdir.


Ama önce

Yeni Asya

gazetesinin birinci sayfasından yayınlanan

15 Temmuz Darbe
Girişimi

'ne yönelik şu garip açıklamaya bir bakalım.



Deniyor ki açıklamada,

“FETÖ-15 Temmuz bağlantısına ilişkin iddiaların ne kadarı gerçektir, şu aşamada bilmiyoruz. Kimsenin de bildiği kanaatinde değiliz.»


FETÖ'cü terörist, Genelkurmay Başkanı Akar'a “Sizi Gülen ile görüştürelim” diyor...



Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a suikaste giden teröristler “Kim kimin inine girecekmiş görecekler” diye kendi aralarında konuşuyor.



Akıncı Üssü'nde FETÖ'nün Hava Kuvvetleri imamı yakalanıyor... (sonra da ne hikmetse mahkemece salıveriliyor!)



Yüzlerce ifade, onlarca delil varken...



Yeni Asya, tıpkı Amerikalıların “Delil bekliyoruz” demesi gibi tuhaf bir açıklama yayınlıyor.



Yeni Asya grubunun manevi lideri Mehmet Kutlular ve gazetesinin nasıl radikal bir değişim geçirdiğine ilişkin elimizde birçok veri var.



Bunların başındaki de 7 Haziran seçimlerine giderken, “Oyumuzu Demokrat Parti'ye vereceğiz” gibi tuhaf bir açıklamadır.



Bu radikal değişimin nedenlerini sorgularken bir ipuçu olarak şimdi sizi geçen yıl hayatını kaybeden rahmetli Hasan Karakaya'nın 5 Haziran 2015 tarihli yazısının bir bölümüyle baş başa bırakıyorum.



Bakın neler yazmış:



“(...) İşte ben;

“Erdoğan ve Hükümet karşıtı”

bu tavrın altında acaba ne yatıyor diye düşündüm ve okurlarımın da uyarısıyla,

'Vildan Kutlular Olayı

'na el atmaya karar verdim...



(...)



Tarih 11 Eylül 1995...



Saat “gece 02.00” civarı!..



Beyoğlu Emniyet Amirliği'nden Mehmet Kutlular'a bir telefon gelir;



“Kızınız Vildan, eroin komasına girmiş!..

Beyoğlu Sıraselviler Caddesi Hocazade Sokak'ta baygın halde bulunmuş!.. Çevredeki vatandaşlar tarafından bir taksiye bindirilip hastaneye götürülürken

yolda hayatını kaybetmiş!”


(...)



Gözaltına alınan bu kişilerden biri olan

Hayri Adıgüzel,

sorgusundan sonra tutuklanır ve hapse atılır!..



Olay, bir “uyuşturucu vak'ası” mıdır, yoksa

“Kutlular'a bir operasyon”

mu çekilmiştir, üzerinde pek duran olmadı...



Oysa Mehmet Kutlular, daha sonra yaptığı açıklamada şöyle diyecekti:



“Hedef kızım değil, benim!”


Peki, Mehmet Kutlular'ı kim hedef seçmiştir ve kızı Vildan'ın “uyuşturucuya alışması” ve sonunda “altın vuruş”la ölmesi için Hayri Adıgüzel'i kim ayarlamıştır?



Ve en önemli soru:



“İşin içinde Paralel Yapı var mıydı?.. Mehmet Kutlular'ı kızı üzerinden mi vurmak istemişlerdi?”


Niye olmasın!?!..



(...) Öyle bir “operasyon” yapmalıydılar ki; hem Mehmet Kutlular, hem de Nur Cemaati töhmet altında kalsın, kafa kaldıracak mecali bulamasınlar!.. (5 Haziran 2015 Akit)



Fazla söze ne gerek!



Rahmetli Hasan Karakaya ağabeyin yazdıkları ortada. Yeni Asya grubunun tavrı ortada. Mehmet Kutlular'ın kızı Vildan'ın ölümü ortada..!



Tanrıverdi'nin tecrübesi FETÖ'nün korkulu rüyası

İlk kez Adaleti Savunanlar Derneği'in (

ASDER

) Ankara'daki bir toplantısında yüz yüze görüşme imkanı bulmuştum. Yüzü ve üslubu tuğgeneralden çok Seferberlik bakiyesi dedelerimizi andırıyordu. “Dindar” askerlerin TSK'dan haksızca atılmalarına karşı yürüttükleri mücadeleyi anlatırken bir konunun altını çizmesini hiç unutmuyorum. Haksızlığa uğradıklarını söylüyordu ama

ısrarla ne TSK'nın tamamını ne de Türk Devleti'ni hedef alıyordu. Bilakis devleti ve orduyu hep koruyordu.


Adnan Tanrıverdi

Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından başdanışmanlığa getirilmiş. İsabetli olmuş. Hayırlı olsun.



Siz bakmayın Aydınlıkçıların onu eleştirmesine. Zira onların derdi FETÖ terör yapılanmasını bahane edip dindarların tamamını TSK'dan tasfiye etmek.



Oysa

peygamber ocağı olarak bildiğimiz TSK'da vatanını seven, milli, yerli, dindar askerlerin varlığı bir tehdit değil, güvencedir.

FETÖ elemanları ile dindarları karıştırmamak, kökü dışarıda olanlarla yerlileri karıştırmamak için Adnan Tanrıverdi'nin tecrübelerinden yararlanmak TSK'nın da kazanımı olacaktır.



Ve bir hatırlatma, daha birkaç ay önce FETÖ'nün sosyal medya tetikçileri Tanrıverdi ve arkadaşlarını hedef almışlar ve ahlaksızca saldırmışlardı unutmayın.



Elazığ birliğimizin mıh'larındandır

Elazığ Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik bombalı araç saldırısı bir kaç soruyu peş peşe sormamıza neden oluyor.



Öncelikle şehitlerimize rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum.



Elazığ bölgenin mıhıdır. Türkiye'yi Türkiye olarak bir arada tutan mıhlardan biri Elazığ'dır. Burada PKK terör örgütü ne yaptıysa tutunamamıştır. Etnik kökeni ne olursa olsun, Elazığlılar hep Türkiye'nin birliğinden yana olmuşlardır.



Lakin terör gelip bu kez Elazığ'ın kalbinde eylem koymuştur.



Soru şudur: FETÖ'nün maşa olarak kullanıldığı 15 Temmuz darbe girişimi başarısız olduktan hemen sonra PKK terör örgütü polise karşı bombalı eylemlere başlamıştır. Peki bu kez neden Elazığ seçilmiştir?



Acaba iç çatışma için harekete geçirilmek istenen “fay hatları” meselesinde Elazığ nerede durmaktadır?



Elazığ, Kahramanmaraş, Yozgat, Sivas, Erzincan gibi şehirlerde “iç çatışma”ya yönelik daha ne tür kanlı eylemler planlanmaktadır?



Ve dahası PKK terör örgütü ile FETÖ terör örgütü arasındaki ünsiyet/bağ seviyesi nedir?



Bir de ta 2001 11 Eylül'üne gitti zihnim!



Newyork'taki ikiz kulelere uçakların çarpacağını bilen kaç Yahudi o gün işe gitmemişti acaba?


#FETÖ
#TSK
#Yeni Asya grubu