
Bu cümlenin açılımını zihnimizde gezdirirken, gece yarısında Trabzon'a indiğinde de şu cümleyi kurdu:
“
Şimdi merak edilen Türkiye terörle mücadelede nasıl yeni bir uygulama içine girecek? PKK ile mücadelede birkaç faz değişikliğinin olduğunu biliyoruz. DAEŞ ile mücadele ise Dabık operasyonu ile sürüyor.
Peki
Bu sorunun peşine düşerken yakın geçmişte
'ın kurduğu şu cümleyi hatırladım:
“
” (5 Nisan 2016).
O gün bir süre kamuoyunda terörle ilişkili şahısların vatandaşlıktan çıkartılması tartışılmıştı ama yeterince gündemde kalmamıştı.
Bugün Cumhurbaşkanımız bir iki haftaya kadar devletin özellikle 15 Temmuz darbe teşebbüsünde bulunan FETÖ'cüler konusunda yeni uygulamaları olacağını söylüyor.
diye başlayan 5 Nisan konuşmasında Erdoğan şunları da söylemiş: “(…) Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne kem gözle bakan, kötü niyet besleyen herkese, milletim adına, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ben de meydan okuyorum. (…) Terör örgütünün yandaşlarını devre dışı bırakmak için vatandaşlıktan çıkartma dahil gereken tüm önlemleri almakta kararlı olmalıyız.
”
Dönüp, “
cümlesine odaklanıyorum.
Ve FETÖ ile mücadelede, elebaşı Fetullah Gülen (Feto) dahil terör örgütü elemanlarının yurt dışında olanları ile ilgili radikal kararların alınabileceğini düşünüyorum.
Amerika'nın Feto'yu vermeyeceği kesinleşirse eğer, o zaman deport edilmesi konusunda bastıracağız. Bu gerçekleşirse, FETÖ elemanlarının yurt dışına kaçanlarını vatandaşlıktan çıkartma seçeneği devreye girebilir.
Böylece
kendilerine şiar edinmiş olan bu
Devletin FETÖ konusunda yakın gelecekte yeni neler yapacağını merak ederken, vatandaşlıktan çıkartma seçeneğinin gündeme geleceğini düşünüyorum.
Siz ne dersiniz?
Yazıyı yazıp gönderdikten sonra Cumhurbaşkanımız Rize'de şu açıklamayı yaptı: “Artık bunlar bu ülkenin vatandaşı olarak anılmayacak.”
Başlık böyle.
Altında ise şöyle yazıyor:
“Mersin Toroslarda 20 ay önce odun yapılmak için Adana'dan getirilen zeytin ağacının köklü olduğunu gören belediye görevlileri
Bu haberi okuduğumda, Kur'ân-ı Kerim'de anlatılan
, nedense.
Modern insanın ihtiyaçlarını saymakla bitmez.
Tüketme üzerine kurulu bir hayatı yaşıyoruz hepimiz.
Böylece ne 800 yıllık zeytin ağaçları umurumuzda ne doğal çevrenin korunması.
Kanaatkarlığımızı kaybedeliyse hayli zaman oldu…
Şehirlerimizin durumu ortada…
Kıyılarımızın da..!
Sevgili Psikiyatr
ocam
diye isyan ediyor.
“
diyor Suriye ve Afganistan'da
öldürülenleri anlatırken. (26 Eylül 2016 Gerçek Hayat)
Bırakın çevre, doğa, ağaç, hayvan, bitki; insanlar bile artık “çöp” hükmündeyken… Hazreti Meryem'e doğum sancısı çektiği anlarda taze meyve veren hurma kütüğü gibi 800 yıl meyve verdikten sonra sökülüp atılan ve tesadüfen fark edilince yeniden toprakla buluşan zeytin ağacı kimin ne kadar gündemi olabilir ki?
Benimkisi de iş, işte…
?
“Zeytincilik sahaları daraltılamaz. (…) Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım Bakanlığı'nın fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. (…) Bu halde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez…”
:
2007 Cumhurbaşkanlığı seçiminde MHP'nin adayı olarak sehven Sadi Somuncuoğlu'nun ismini yazmışım. Doğrusu Sabahattin Çakmakoğlu olacaktı. Düzeltir özür dilerim.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.