
Hoş görü, diyalog, “karıncayı bile incitmeyen” dahası “bir arı için günlerce gözyaşı döken” diye pazarlanan ve açıkçası hepimizin gözünü boyayan…
Öte yandan herkesin
bir yapıyla karşı karşıyayız:
Bu yapının
konusunda sorunları olduğuna yönelik daha önce Star'da birkaç yazı yazdım. Kapatılan Zaman'ın yazarı
'ın Feto'nun
meselesi üzerine yazdığı yazılar üzerine cevap niteliğindeydi.
Açıkçası ben ilahiyatçı değilim. Ama okumalarımı alt alta koyup,
. Şia'nın iman esaslarının neredeyse birebir aynısı FETÖ için de geçerli olduğunu söylemiştim.
O kadar tedirgin oldular ki Ali Ünal tam sayfa yazı yazıp cevap vermeye kalkıştı, ama daha da beter ifşaatta bulundu.
Biz onları Müslümanlık dairesi içinde görmek istedik ama yazdıklarından söylediklerinden anlaşılıyor ki
Gerçek şu ki FETÖ uzun yıllara dayanan bir çalışmanın sonunda
Kısmen başarılı da oldu. Enes Kanter (GÜLEN) örneği bunun apaçık örneği!
İşin aslına bakılacak olursa,
dediği de
değilmiş!
Bildiğimiz
gezegen olan yani yaşadığımız kocaman
'yı
olarak
Şimdi burada
.
Bu
ve
altındaki ona yakın
sorusunun peşine düşülmesi gerekir. Diyanet İşleri Başkanlığı bunu yapmalıdır. Gerçi 15 Temmuz'dan sonra Olağanüstü Din Şurası'nı toplayıp 17 maddelik görüşlerini açıkladılar ama yetmez…
Uygulamada nasıl hataları vardır?”
konusunda bu Feto ne yazmıştır, ne söylemiştir ve bunun
diye geniş kapsamlı bir çalışma en kısa sürede yapılmalıdır.
Yapılan çalışma kitaplaştırılmalı ve hızla dağıtılmalıdır.
Kitabın adına gelince…
Adına artık ne denir bilmem..!
Ama önerebileceğimiz birkaç isim var:
mi dersiniz…
Yoksa
mü?
Siz karar verin.
Haksız mıyım ey ahali?
Beceremeyeceklerdi de eğer becerebilselerdi 15 Temmuz sonrasında
Totaliter ve otokrotik bir yönetim kurulacaktı. Ve bu yapı “üst akıl”ın bu coğrafyaya dayattığı yeni bir model olacaktı.
Bizim yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz çok yok. Ne petrolümüz, altınımız, ne çok değerli madenlerimiz var. Gerçi “bor” gibi madenlerimiz var ama onun ötesinde en
Genç ve dinamik nüfusumuz.
Şayet başarılı olsalardı
Batıcı kafasının demokrasiden yana olmadığını görüyoruz. Çıkarcı bir kafa bu. Sadece kendi çıkarları için “demokrasi, insan hakları” filan diyorlar. Oysa hatırlayın yakın geçmişte Mısır'da darbe yapan Sisi'nin ayağına gittiler, batı başkentlerinde önüne kırmızı halı serdiler.
Darbe yapılan ülkelerde hep ikircikli tavır sergilediler. Darbe başarılı olunca başka türlü, başarısız olunca başka türlü davrandılar.
Türkiye'de darbe başarılı olsaydı “zil takıp oynayacaklardı.”
Bu yüzden darbe günü batıdan Türkiye'ye güçlü bir destek gelmedi. Hatta darbecileri destekleyen, onları savunan, onların diliyle konuşan bir batı dünyası gördük.
Çıkarcı, oportünistler… Dahası güçlü, ayakları üzerinde duran bir Türkiye'den ödleri kopuyor!
Onlar bizim gelişmemizi, büyümemizi, güçlenmemizi istemeseler de biz yolumuzdan dönmeyeceğimizi cümle aleme ilan ettik.
Son sözü de 7 Ağustos'ta Yenikapı'da söyledik.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.