Şirretliğin asıl nedeni

04:0020/05/2016, Cuma
G: 13/09/2019, Cuma
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

“Şirret”
diyordu sözüne, gönlüne, fikrine
güvendiğim adam. “O bir şirret!
Çünkü yaygaracıdır...


Çünkü

çıkarcıdır...


Çünkü

edepsizdir...


Çünkü çıkarı zedelenirse eğer yıkmayacağı kural yoktur” diyordu.



“Çemkirir, edepsizleşir, sonra da hiçbir şey olmamış gibi yine sağında solunda dolaşır” diyordu.



***


Behiç Kılıç

polis adliye muhabirliğinin duayenlerindendi. İyi gazeteciydi. Kısa bir dönem onunla çalışma imkanım oldu. Dünya görüşlerimiz çok farklı olsa da

ondan çok şey öğrendim.


Öğrendiğim şeylerden biri de bazı

“makbul”

sayılan

gazetecilerin

, iktidara ya da siyasete

muhalefetlerinin asıl nedeninin toplumun çıkarları için olmadığı gerçeğiydi..!


“Büyük gazeteci”

sandıklarımızın bir kısmının keskin, acımasız, haksız ve ahlaksız muhalefetinin altında

kişisel çıkarlarının yattığı gerçeğini Behiç Kılıç'tan bizzat dinleyerek öğrendim.


SİLAHLARI GÜMRÜKTEN GEÇİREMEYEN GAZETECİ ÖZAL'A DÜŞMAN OLMUŞ


Bir gün Behiç Kılıç'ın odasında oturuyorduk. Onun adetiydi bana da bulaştı. Gazetelerdeki haber ve köşe yazılarını maket bıçağıyla keser, masasının üzerinden günlerce tutardı.



Sonra bir gün “Alın size manşet” diye bir gazete parçasını toplantı masasına bırakırdı.



Yine öyle olacak diye beklerken birden birkaç köşe yazısını gösterdi. “

Bakın nasıl da saldırmışlar”

dedi.



Ve bir anısını anlattı…



Behiç Kılıç'ın abi diye hitap ettiği (benim bu yazıda

X abi

diyeceğim) bir gazeteciyle ilgili anısı şöyle:



“Bir gün X abi kapıdan girdi. Çok hiddetliydi. Odasına kapandı. Yazı işleri toplantısı başladığında

“Özal'a vurun”

dedi.



Şaşırdık.!



'Abi dedim… Ne oldu? Hani Özal'ı destekliyorduk. En azından eleştirmiyorduk… Ne oldu da yayın politikamızı değiştirdik?'


Söylemedi.



Hatta 'Şu, şu konularda sonuna kadar gidin' diye talimat verdi.



O günden sonra Özal'a bel altıda vurarak, amansız bir muhalefete başladık.


Gazetenin politika değişikliğini bir süre sonra öğrendim.

X abi, bir süre önce Başbakan Turgut Özal ile yurt dışına seyahate gitmişti. X abinin silah merakı var. Nasıl olsa başbakan ile dönüşlerde gümrükte sorun olmaz diye gittikleri ülkeden 2 silah almış getirmiş. Ama gümrükten geçirememiş. Özal'a söylemiş o da ilgilenmemiş. X abinin Özal düşmanlığı, Özal'a muhalefetinin altında yatan neden 2 silahı gümrüksüz geçirememesiymiş..!”


Behiç Kılıç'ın abi diye anlattığı gazeteci hala hayatta…



Bugünlerde bir şey oluyor dikkatinizi çekmiştir. Daha önce

, “eski sevgili alışkanlığı” , “şirretin edepsizliği”

gibi başlıklarla eleştirdim bazen. Bazen başka bahanelerle üstü kapalı cümleler kurdum.



Olan şu:



Daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakın bazı gazetecilerin bugünlerde “saldırılarına” şahit oluyoruz.



Saldırılarının nedeni kişiselken, genele teşmil etmeye çalışıyorlar.



Bu saldırılarının nedeni olarak, “Ak Parti'de ya da Cumhurbaşkanı'nın tutumundaki bir takım değişiklikler” sanıyoruz.



Oysa toprağı bol olsun Behiç abinin anlattığı “silah” hikayesinin benzerinden başka bir neden değil inanın.



Zira, konumunu yitirmenin… Sizin, bizim gibi sıradan bir insan, sade bir gazeteci olmanın hazımsızlığını yaşıyor.

El üstünde tutulduğu günlerin geride kaldığı gerçeği onu hırçınlaştırıyor ve saldırdıkça saldırıyor.


Şimdi soru şu,

“2 silahı gümrüksüz geçiremedim”

diye Özal'a saldıran

duayen

(!) gazeteci ile bugün konumunu yitirmiş

gazeteci

arasında bir

fark var mıdır?


Dahasını da söylemeyeyim...



Anlayana fazla bile…



Binali Yıldırım bize “konforu” kanıksatan isimdir

Birinci husus…


Binali Yıldırım Ak Parti'nin yeni genel başkan adayı. Ak Parti'ye, memlekete, millete ve ümmete hayırlı olsun.



Bugün çoğumuz için sıradanlaşan

“konforun”
mimarıdır, Binali Yıldırım.


Bölünmüş yollar da…



Marmara'yı hızlı feribot ile geçmek de…



Hızlı tren de…



Uçağa binmenin sıradanlaşması da…



Hız rekoru kıran internet de Binalı Yıldırım'ın başarısıdır.



İkinci husus…



Ak Parti sözcüsü Ömer Çelik'in

“Ak Parti kadroları ile Sayın Cumhurbaşkanımız arasında bir milim mesafe yoktur”

cümlesi bundan sonrasının kilit cümlesidir.



Binali Yıldırım isminin genel başkanlık için açıklanmasından az önce kurulan bu cümle,

yeni dönemin
ana fikri

dir.



Türkiye ve siyaset yeni bir faza geçmiştir.



Hadi hayırlısı.


#Ş​irret
#Behiç Kılıç
#Ak Parti
#Binali Yıldırım