
Bazılarının açık kimliği, bazılarının kodları vardı. Zira
denen yasadan yararlananlarla birlikte
lar da vardı aynı zamanda.
Böylece servis ettikleri senaryo ve bilgilerle kamuoyunu yönettiler.
Sonuç ortada.
denen mesele Fetullahçı Terör Örgütü'nün (
Kamuoyu da bu olup biteni
Oysa gerçeğin öyle olmadığını şimdilerde anlıyoruz. İtirafçıların da içinde olduğu bir tezgahın hepimize yutturulduğu gerçeğini…
***
sonrasında FETÖ'ye yönelik operasyonlardan biri de
daki ayağına yönelik. Bu konuda mesafe alındığına ilişkin bilgiler yayınlanıyor birkaç gündür.
… Tek tek bülbül gibi ötüyorlarmış.
gibi cümlelerle bezenmiş birçok haber okuyoruz.
İtiraflar üzerinden yaptığımız okumalarla FETÖ'nün yargı ayağını, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ayağını, akademi ve polis ayağını öğreniyoruz sözüm ona!
Geçtiğimiz gün
Ankara'daki dostlarımla yaptığım görüşmelerde yargıdaki FETÖ mücadelesiyle ilgili bir takım ipuçları kafamda soru işaretlerine neden oldu.
Buna dair birkaç not düşmeliyim buraya:
: İlk önce şunu söylemeliyim: Bir zamanlar
nı da yürüten savcılardan birinin de aralarında bulunduğu bir takım yargı mensuplarının
diye reklamı yapılıyor kulaktan kulağa.
Bu da şehir efsanesi olarak yayılıyor Ankara'da.
Biri bizi ikna etmeli değil mi?
Zira
soruşturması döneminde
gazetesinde yayınlanan haberlerin tamamına yakını şu an
. Ve o kadın muhabir ile soruşturma savcıları arasında bir iletişimden söz ediliyordu. (O FETÖ'cü gazetecinin bizzat kendi ifadesidir.)
Bu bile
söylemini ve şehir efsanesini havada bıraktırıyor.
İtiraflarda bulunan yargı mensuplarının kimlikleri ve unvanları bize,
sorusunu sordurtuyor.
Yargı çevrelerinde bilinenlerin dışında yeni bir şey itiraf etmediklerine yönelik genel bir kanaat var.
: Dahası, Ahmet Hamsici başta olmak üzere
Eğer FETÖ'nün uluslararası ayağı da olan bir istihbarat örgütü niteliğinde yapılandığını biliyorsak…
Yine, algı yönetimi ve olayları yönlendirme becerisini bizzat gözleyip yaşamışsak…
O itirafçıların
diye verdiği bilgilerin “
,
“olayı
eylemi olarak da düşünmemiz gerekir.
Yanılıyorsam lütfen cevap verin.
Benimkisi ileri derecede paranoya da olabilir…
Bilemiyorum.
dediler…
dediler. İçimize, bölgemize nifakı, ateşi soktular. Yangın yerine döndü İslam coğrafyası.
Tek hesapları,
ülkelerinde
. Onlar mutlu olsun diye diğer tüm
acı çekmeliydi, ölmeliydi, evsiz-yurtsuz kalmalıydı.
Öyle de oldu..!
Lakin atladıkları bir şey vardı.
denen olgu dönüp onları vurdu. Sermayenin özgür dolaşımı döndü kendi orta sınıflarını vurdu, onları fakirleştirdi.
Şimdi bu krizden nasıl çıkacaklarını düşünüyorlar.
. Gömdükleri baltalarını bir bir çıkarıyorlar.
Yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı üzerinden yürüyen “ekonomik” kavga artık kendi içlerinde çatışmaya dayandı.
Nasıl ki 1. Dünya Savaşı'nda bizi parça parça ettikleri halde
Şimdi de
resti çekti.
Başbakan daha dün AB bayrağını “göçmenler konusunda bizi yalnız bıraktılar” diyerek arkasından kaldırttı.
Daha bunlar başlangıç…
Yakın gelecekte
Demedi demeyin.
Artık savaş, yine yeniden Batı'nın içinde yaşanacak.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.