İtirafçılar üzerinden FETÖ iddianameleri hazırlanırsa…

04:0018/11/2016, Cuma
G: 16/09/2019, Pazartesi
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

Ergenekon ve Balyoz
davaları sürecinde
“itirafçılar”
üzerinden muazzam bir algı operasyonu çekilmişti.


Bazılarının açık kimliği, bazılarının kodları vardı. Zira

“etkin pişmanlık”

denen yasadan yararlananlarla birlikte

“gizli tanık”

lar da vardı aynı zamanda.



Böylece servis ettikleri senaryo ve bilgilerle kamuoyunu yönettiler.



Sonuç ortada.

“Ergenekon ve Balyoz”

denen mesele Fetullahçı Terör Örgütü'nün (

FETÖ) askeriyeyi ele geçirmesine neden oldu.


Kamuoyu da bu olup biteni

“itirafçılar”ın itirafları üzerinden okuyup ikna oldu..!


Oysa gerçeğin öyle olmadığını şimdilerde anlıyoruz. İtirafçıların da içinde olduğu bir tezgahın hepimize yutturulduğu gerçeğini…



***



15 Temmuz Darbe Girişimi

sonrasında FETÖ'ye yönelik operasyonlardan biri de

yargı

daki ayağına yönelik. Bu konuda mesafe alındığına ilişkin bilgiler yayınlanıyor birkaç gündür.



Yargıdaki FETÖ üyelerinin bir kısmı itirafçı olmuş

… Tek tek bülbül gibi ötüyorlarmış.



“İtirafçıların itirafları bütün kumpasları, FETÖ'nün nasıl çalıştığını ortaya çıkaracak”

gibi cümlelerle bezenmiş birçok haber okuyoruz.



İtiraflar üzerinden yaptığımız okumalarla FETÖ'nün yargı ayağını, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ayağını, akademi ve polis ayağını öğreniyoruz sözüm ona!



Geçtiğimiz gün

TRT Word'ün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki tanıtım gecesi için Ankara'daydım.


Ankara'daki dostlarımla yaptığım görüşmelerde yargıdaki FETÖ mücadelesiyle ilgili bir takım ipuçları kafamda soru işaretlerine neden oldu.



Buna dair birkaç not düşmeliyim buraya:



Bir

: İlk önce şunu söylemeliyim: Bir zamanlar

Deniz Feneri Kumpası'

nı da yürüten savcılardan birinin de aralarında bulunduğu bir takım yargı mensuplarının

“FETÖ'cüleri amma da öttürüyor adamlar”

diye reklamı yapılıyor kulaktan kulağa.



Bu da şehir efsanesi olarak yayılıyor Ankara'da.



Doğruysa harika… Ellerine sağlık, ipi yakaladılarsa çorap söküğü gibi getirsinler sonunu da…


Ya palavraysa? Yine birileri bizi oyuna getirmişse?


Biri bizi ikna etmeli değil mi?



İki:

Zira

Deniz Feneri

soruşturması döneminde

Taraf

gazetesinde yayınlanan haberlerin tamamına yakını şu an

FETÖ'den tutuklu bir kadın muhabir tarafından yapılıyordu

. Ve o kadın muhabir ile soruşturma savcıları arasında bir iletişimden söz ediliyordu. (O FETÖ'cü gazetecinin bizzat kendi ifadesidir.)



Bu bile

“Adam amma da öttürüyor FETÖ'cüleri”

söylemini ve şehir efsanesini havada bıraktırıyor.



Üç:

İtiraflarda bulunan yargı mensuplarının kimlikleri ve unvanları bize,

“Bu kadar ayrıntıyı bu kadar kolay nasıl anlatır”

sorusunu sordurtuyor.



Dört:

Yargı çevrelerinde bilinenlerin dışında yeni bir şey itiraf etmediklerine yönelik genel bir kanaat var.



Beş

: Dahası, Ahmet Hamsici başta olmak üzere

itirafçı olanların itirafları FETÖ iddianamesinin aslını oluşturacaksa ya da o itiraflar iddianameye yön verecekse… “Profesyonel bir eylem” ile karşı karşıyayız demektir.


Eğer FETÖ'nün uluslararası ayağı da olan bir istihbarat örgütü niteliğinde yapılandığını biliyorsak…



Yine, algı yönetimi ve olayları yönlendirme becerisini bizzat gözleyip yaşamışsak…



O itirafçıların

“itiraf”

diye verdiği bilgilerin “

yönlendirme”

,

“saptırma”,

“olayı

başka bir mecraya çekme”

eylemi olarak da düşünmemiz gerekir.



Yanılıyorsam lütfen cevap verin.



Benimkisi ileri derecede paranoya da olabilir…



Bilemiyorum.



Batı yine yeniden kendi içinde savaşacak

“İslam iç savaşı”

dediler…

“İslam, İslam ile savaşacak bundan böyle”

dediler. İçimize, bölgemize nifakı, ateşi soktular. Yangın yerine döndü İslam coğrafyası.



Tek hesapları,

“müreffeh”

ülkelerinde

konfor içinde yaşamaya devam etmekti

. Onlar mutlu olsun diye diğer tüm

“ötekiler”

acı çekmeliydi, ölmeliydi, evsiz-yurtsuz kalmalıydı.



Öyle de oldu..!



Lakin atladıkları bir şey vardı.

Küreselleşme

denen olgu dönüp onları vurdu. Sermayenin özgür dolaşımı döndü kendi orta sınıflarını vurdu, onları fakirleştirdi.



Şimdi bu krizden nasıl çıkacaklarını düşünüyorlar.

Histerik oldular

. Gömdükleri baltalarını bir bir çıkarıyorlar.



Küllendirdikleri “faşizan” duygularını yeniden köpürtüyorlar.


Yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı üzerinden yürüyen “ekonomik” kavga artık kendi içlerinde çatışmaya dayandı.



Nasıl ki 1. Dünya Savaşı'nda bizi parça parça ettikleri halde

“paylaşımdan pay alamadım” diyenlerin 2. Dünya Savaşı'nın fitilini ateşlediğini gördük.


Şimdi de

kendi orta sınıflarının fakirleşmesi ve sonrasında çıkacak çatışmaları önlemek için bu kez ulus ötesi kurdukları organizasyonlara rağmen birbirleriyle çatışacaklar.


İngiltere

resti çekti.

İtalyan

Başbakan daha dün AB bayrağını “göçmenler konusunda bizi yalnız bıraktılar” diyerek arkasından kaldırttı.



Daha bunlar başlangıç…



Yakın gelecekte

Paris'i işgal etmek, Roma'yı yakmak, Berlin'i bombalamak, Madrid'i kuşatmak düşüncesi alevlenecek; içlerinde…


Demedi demeyin.



Artık savaş, yine yeniden Batı'nın içinde yaşanacak.


#FETÖ
#Ahmet Hamsici
#TRT Word
#Küreselleşme