Mefisto’nun kötücül çocukları ya da “alüfte”yi bilen Feto’nun evlatları

04:007/08/2016, Pazar
G: 13/09/2019, Cuma
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

Olağanüstü toplanan Din Şurası'nın sonuç bildirgesinde, FETÖ yapılanması için
“Çift dilli konuşma, iki yüzlü ve tecessüs eden”
deniyor.


FETÖ teröristlerinin başta elebaşı Feto olmak üzere

yalan söyleme, tecessüste bulunma, şantaj yapma

alışkanlıklarına ve davranış biçimlerine atıfta bulunuluyor.



Tam da bu ahlaksızlıkların altının çizildiği bir dönemde size

“Mefisto'nun evlatlarından en kötücülü”

nü hatırlatmak isterim…



Mefisto

dedimse siz onu

“İblis”

olarak okuyun!



MEFİSTO'NUN KÖTÜCÜL ÇOCUĞU


Mefisto

bir gün evlatlarını toplamış…



Onları bir yarışmaya teşvik etmiş.



Yarışmanın konusu,

“Kim insanları en büyük hataya sürükleyecek”

sorusuymuş.



Mefisto

'nun çocukları dünyanın her bir köşesine dağılmış ve daha sonra denizlerin üzerinde bir araya gelmiş.



Mefisto

sormuş tek tek

, “insanoğluna hanginiz, hangi hatayı yaptırdınız?”

Biri demiş, “

Ben bir insana boş vakit geçirttim.”


Mefisto,
“Normal mesaide kalmışsın”

diyerek karşılık vermiş.



Bir diğeri

, “Ben insanlara tartıda hile yaptırdım. Kandırdı insanları”

demiş.



Mefisto

,

“Kandıran bizdendir. Ancak bunlar kolay tuzaklar”

diyerek karşılık vermiş.



Bir başkası,

“Bugün takibe aldığım kişiye ibadetlerini yaptırmadım.

Uykuya özendirdim” demiş.



Mefisto, “Normal mesaide kalmışsın”

diyerek başını sallamış.


Mefisto, çocuklarının getirdiği haberlerin hiçbirisine itibar etmemiş..!



Sonunda bir tanesi dönüp Mefisto'ya seslenmiş!



“Rutin bir iş yaptım. Bir karı - kocanın arasını açtım!”


Mefisto, “Bu mu rutin iş dediğin? Sen bugün en önemli işi yaptın. En güzel mefistoluk bugün sende. Aferin sana”

demiş..!



2014 yılının Mayıs ayında Zaman gazetesinde

Ekrem Dumanlı

denen kaçkın tarafından,

“Ruhunu Mefisto'ya satmışlar…”

cümlesinin de kurulduğu bir yazı yayınlanmıştı.



O zaman sormuştuk bugün tekrarlayalım, acaba,

özel hayatın gizliliğine inanmayanların, bu gizliliği hiçe sayı

p, ortalığı

“tape

'lere,

kaset

'lere” boğanların

ruhlarını nereye sattığını görmedik miydi?


Ya da

“alüfte”yi bilen Feto'nun çocukları Mefisto'nun çocuklarından ne kadar masum?


Yoksa ikisi de aynı mı?



Baykal 'Varan 2'den mi çekiniyor

Deniz Baykal

'ın o malum kaseti çıktığında başında

VARAN 1

yazıyordu. Bugünlerde o komplo kasetiyle ilgili birçok istihbaratçı polis gözaltında.

Baykal ise Feto'ya ve FETÖ terör örgütüne toz kondurmamaya devam ediyor

.



Acaba

“VARAN 2'den mi çekiniyor”

diye sormadan edemiyor insan.



Oysa çekinecek bir şey yok.



Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi içindeki C Şubesi kaset komplosunun tam merkezinde. Kameraları koyan, görüntüleri çekenler şu anda gözaltında. Ali Fuat Yılmazer gibileriyse başka suçlardan tutuklanmış durumda.



Tam da böyle bir dönemde konuşması gereken Baykal suspus. Aslında bir iki cümle kuruyor. Lakin ne Feto'ya, ne FETÖ'ye söz söyleyebiliyor.



Şunu söylemek çok mu zor Sayın Baykal,

“Sizin ne olduğunuzu biliyorum. Elinizdekini de… Lakin artık sizden korkmuyorum!



Sizden

15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası ahir ömrünüzde bir yerli çıkış beklemiştik. O çıkışı yapmadınız.


Bari, izzeti nefsiniz için bir çıkış yapın!



Köln'den gelen telefon: Yaşasın memleket sevgisi,

Öğle saatleriydi.

Ülke tv

haber merkezinin kapısından içeriye adımımı atmıştım. Editör arkadaşların birinin masasındaki telefon çalmaktaydı. Ahizeyi kaldırdım. Karşımdaki ses bir erkeğe aitti. Selam ile başladı.



“Aleyküm selam buyurun” dediğimde. “İsmim Ahmet Gürbüz, sizi Almanya'dan arıyorum. Bir konuyu paylaşmak istiyorum” diye başladı söze.



“Anlatın hele” dedim.



Devam etti: “Geçen hafta Türkiye'deki darbe teşebbüsüne karşı Köln'de miting vardı. Ben de gittim. Arabalarımızı miting alanına yakın yere koymamıza müsaade etmediler. O yüzden çok yürümek zorunda kaldık. Telefonumu arabada unuttuğum için geri döndüğümde yolda bir şeye şahit oldum. Günlerdir rüyalarıma giriyor.



13/14 yaşlarında bir kız çocuğu ile annesi yaklaşık 7 km'lik yolu yürümeye çalışıyordu. Ama kız çocuğu 'iki taraftan' engelli. Yani çocuk yürümekte çok çok zorlanıyordu. Yanlarına gittim. 'Arabamı alıp geleyim bekleyin sizi miting alanına götüreyim' dedim. Koşa koşa arabaya gittim. Arabamla anne-kızın yanına geldim. Onları alıp miting meydanına en yakın yere kadar götürdüm. Kıza dedim ki, 'Yavrum bu kadar yolu yürüyemezdin niye geldin?' Dedi ki, 'Amca, memleket savunması için bunu yapmalıydım.' Öğrendim ki Köln'de de yaşamıyorlarmış. 100 km uzaklıktaki Duisburg'tan çıkıp gelmişler.”



Malatyalı Ahmet Gürbüz Almanya'nın Köln kentindeki “Darbeye Hayır” mitinginde yaşadığı bu olayı sesi titreye titreye anlattı telefonda.



Dedim ki ona, “O özürlü kardeşlerimiz gibiler oldukça, sizin gibiler oldukça evelallah bu millet bu işlerin üstesinden gelir.”



Sahi sizce de öyle değil mi?



Yenikapı… “Bir millet uyanıyor”

Yenikapı

'da bugün

Türkiye tarihinin en görkemli mitingi yapılacak

. Bütün düşünceler, bütün etnik kimlikler, bütün farklılıklar bugün Yenikapı'daki miting alanında bir potada eriyecek, “millet nasıl olunur” dosta düşmana gösterilecek.



Bir millet uyanıyor!



Rahmetli

Erbakan

'ın sözü ile bitireyim:

“Bu milletin üzerindeki tozu süpürürsen altından iman çıkar!”


Amenna…


#FETÖ
#Mefisto
#Deniz Baykal