Yazarlar Millet İttifakı ve paydaşları seçim stratejisinde ikilem yaşarken Akşenerin aldığı pozisyon

Millet İttifakı ve paydaşları seçim stratejisinde ikilem yaşarken Akşener’in aldığı pozisyon

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı

Behemehal seçim diyenler vardı. Ve bu seçim çağrıları sırasında nasıl bir strateji uygulayacaklarına ilişkin hep ikircikli tutum içindeydiler.

Millet İttifakı ve paydaşları, bir erken seçimin olmayacağını biliyorlardı. Ne var ki paydaşlarını etraflarında tutabilmek için kulaklara “kar suyu” kaçırdılar.

MİLLET İTTİFAKI VE PAYDAŞLARI ARASINDAKİ SEÇİM STRATEJİSİ KARMAŞASI

Fakat öyle bir şey oldu ki, “erken seçim” tartışmasının önüne geçti.

O da Millet İttifakı’nın seçime hangi stratejiyle gireceği konusudur. İttifak ortakları arasında bugünlerde açıktan bir tartışma yürüyor farkında mısınız?

Bu köşeyi takip edenler hatırlayacaktır. Millet İttifakı’nın iki farklı senaryo üzerinde ilerlediğini söylemiştik.

Bunlardan ilki, seçime tek aday ile girmek, diğeri her bir parti kendi adayı ile girip seçimi ikinci tura taşımak. İkinci turda da muhalefetin adayını desteklemek..!

Hatta hatırlarsanız, CHP’li Dursun Çiçek, ikinci turda HDP’nin tabanını ikna etmek için 2 bakanlık önerisi bile yapılabileceğini söylemişti.

KILIÇDAROĞLU HEM PARTİSİNİ HEM İTTİFAKI BİR ARADA TUTMAYA ÇALIŞIRKEN…

Ancak, Millet İttifakı’nda CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun peş peşe aday olabileceğine ilişkin işaretler vermesi işlerin biraz arapsaçına döndüğünü gösteriyor.

Kılıçdaroğlu, şimdiden ittifak ortaklarını bir şeye zorluyor. “Ortak aday konusunda anlaştık” diyeceği günü bekliyor. İşte tam da burada ipler geriliyor.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 2018 seçiminde aday olduğu için her seferinde “örselenen” olmaktan kurtulmak istiyor. Bu nedenle her fırsatta, “Cumhurbaşkanı kim olmak istemez? Ama bu sefer ülkenin önünü tıkayacak olmam” deme zorunluluğu hissediyor.

Düne kadar üzerine basa basa “ülkenin önünü tıkayan olmam” diyen Akşener’in bugün ağız değiştirdiğini görüyoruz. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun son dönemde “ortak aday adayları” arasına ismini yazdırması.

Açıkçası Kılıçdaroğlu’nun aday olabileceğine ihtimal vermeyenlerdenim. Hala, hem HDP tabanından hem muhafazakar kesinden oy alabilecek bir profil üzerinde çalıştığını düşünüyorum.

Aynı zamanda parti içindeki tartışmaları durdurmak için “adaylık” seçeneğini ortaya attığına inanıyorum.

Ama hangi hal ve şartta olursa olsun, şu an için Kemal Bey, muhalefetin potansiyel adayları arasında artık.

AKŞENER, MİLLET İTTİFAKI’NIN ORTAK ADAYLIĞINI BİR HAK OLARAK GÖRÜYOR

Bu durumdan en fazla rahatsızlık duyan isim Sayın Akşener! Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili kafasındaki stratejiyi artık alenileştirdi ve paylaştı.

Akşener, Millet İttifakı’nın ortak aday çıkarmasını fakat HDP’nin de kendi adayı ile seçime girmesini öneriyor! Hatta, HDP’nin aday çıkarmayıp muhalefetin adayını destekleyeceğini açıklamasını ise asla istemiyor. Çünkü Sayın Akşener, Millet İttifakı’nın ortak adaylığını kendinde bir hak olarak tutuyor.

Buna mukabil HDP kurmayları, “Bir araya gelme zorunluluğu”ndan söz ediyor. Şeffaf ittifaktan söz ediyor. Cüzzamlı muamelesi görmek istemediklerinden söz ediyor.

KILIÇDAROĞLU HDP TABANININ OYUNU ALABİLECEĞİNİ HESAPLIYOR

İşte buradan kriz çıkar. Neden mi? Çünkü, Akşener, HDP ile yan yana görünmekten imtina ediyor. CHP’nin ise kafası karışık. Kılıçdaroğlu, HDP seçmeninden oy alabileceğini biliyor. İttifaka Ak Parti’den oy çalabilmek için kurulan iki küçük partiyi de eklemlendirerek muhafazakar kesimden de oy alabileceğini hesaplıyor. CHP seçmeni zaten çantada keklik. İyi Parti seçmeni de “bana itiraz etmez” düşüncesinde.

HDP’nin Millet İttifakı’nın adayına oy verebilmesi için şartları var. Şu ana kadar “Seçime kendi başımıza gireceğiz” demiyorlar. Çünkü meşruiyetlerini Millet İttifakı’nın içinde yer alarak sağlamak derdindeler!

Meral Akşener, ittifakın paydaşlarından en büyüğü olan HDP’nin bu ısrarı ve tutumu yüzünden oldukça sıkıntılı günler geçiriyor!

Krizde elini açık eden iki parti var. İyi Parti ve HDP!

İkisi de farklı strateji ile seçime gitmeyi öneriyor. İyi Parti, HDP kendi adayını çıkarsın, ittifak tek aday ile seçime gitsin derken, HDP, “Bir araya gelme zorunluluğumuz var” diyor.

Bu gerginliği CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Ben seçildikten sonra” diyerek göğsünde yumuşatma derdinde. Fakat bu seferki kriz öyle çabuk ve kolay çözülecek gibi durmuyor.

AKŞENER, SEÇİM STRATEJİSİNDE KILIÇDAROĞLU’NUN İKİ ADIM ÖNÜNDE

Şayet Osman Kavala cezaevinde olmasaydı. Selahattin Demirtaş dışarıda olsaydı ve HDP, “Türkiye partisi” iddiasıyla seçime girseydi, 7 Haziran 2015’in sonuçları gibi bir sonuç elde edilebilirdi!

Ne var ki, köprünün altından çok sular aktı. Maskeler düştü, yüzlerdeki makyajlar aktı. Millet kimin kiminle ne için bir araya geldiğini gördü.

Şimdi Millet İttifakı ve paydaşları yol ayrımında değil ama karar verme aşamasındadır. Alınacak kararda Akşener’in, Kılıçdaroğlu’ndan iki adım önde olduğu kanaatindeyim.

Tartışma şiddetlenecek.

Takipteyiz.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.