Aylin Livaneli nereden konuşuyor?

00:003/05/1999, Pazartesi
G: 9/09/2019, Pazartesi
Hayati Develi

Hakkı Devrim yazmasa haberim olmayacaktı (Radikal, 25 Nisan). Hürriyet gazetesi yazarı Aylin Livaneli, bir yazısında mülakat yerine interview kelimesini kullanmış olmasını şöyle savunuyor :"Mülakat da çok eski bir kelime olduğundan, şu anda konuşma dilimizde daha geçerli olan interview kelimesini tercih ettim." (Hürriyet, 17 Nisan)Bayan Livaneli, "dilini eşşek arısı soksun!" dedirtecek bir entellektüel densizlik işlemiş, sonra özür beyan ediyor, amma özrü de kabahatinden büyük. Hani hep dediğimiz

Hakkı Devrim yazmasa haberim olmayacaktı (Radikal, 25 Nisan). Hürriyet gazetesi yazarı Aylin Livaneli, bir yazısında mülakat yerine interview kelimesini kullanmış olmasını şöyle savunuyor :

"Mülakat da çok eski bir kelime olduğundan, şu anda konuşma dilimizde daha geçerli olan interview kelimesini tercih ettim." (Hürriyet, 17 Nisan)

Bayan Livaneli, "dilini eşşek arısı soksun!" dedirtecek bir entellektüel densizlik işlemiş, sonra özür beyan ediyor, amma özrü de kabahatinden büyük. Hani hep dediğimiz gibi, horrible!

***

Kalem atım, beni hızla ironi meydanlarına sürüklüyor! Bu da kızgınlığı ifade etmenin bir başka yolu belki! Ama ben dizginleri gerip onu ironi meydanlarından uzak tutmaya çabalayacağım. İstiyorum ki, buradaki "vak''a"yı anlayayım.

Aylin Livaneli vak''asını anlayabilmenin kilit unsuru "konuşma dilimiz" ifadesidir. O, interview kelimesinin "konuşma dilimiz"de daha geçerli olduğunu savunduğuna göre haklı olmalıdır. O zaman, "biz"in kimlerden teşekkül ettiğini araştırmamız gerekecek. Bu satırların yazarı ve birincil okuyucu kitlesi "biz"den biri midir? Ve bu "biz" nerede yaşamaktadır, yani Aylin Livaneli nereden konuşmaktadır?

Bu sorulara verebileceğimiz doğru cevaplar, bize Türkçenin geleceği konusunda doğru tahminlerde bulunma imkânı sağlayacaktır.

Dil birliği oluşturan her toplumda, o dilin yatay olarak yayılmış farklı kullanımları, yani diyalektler (ağızlar) olduğu gibi, dikey olarak gözlemlenebilen "sosyolektler" de bulunur. Bu alengirli lafı "grup diyalekti" olarak algılamalıyız. Meslekî jargonlar, her türden argo bir tür "sosyolekt" olduğu gibi cemaatlerin, tarikatlerin, kulüplerin, benzer hayat felsefesini paylaşan insanların arasında zamanla standart dilden farklılaşarak oluşan dil de "sosyolekt"tir.

Ben, Aylin Livaneli''nin böyle bir sosyolektin mensubu olduğunu düşünüyorum. Esas olarak İngilizce eğitim almış, hayatlarının büyük kısmını İngilizce konuşulan ülkelerde geçirmiş, mesleklerini icra ederken İngilizce ile içli dışlı olan yüksek yaşama standardına sahip bu insanlar, elbette diğer toplum gruplarından farklı bir sosyolekte sahipler. Bunların içinde yazar olanlar, hemen dillerinin ucuna geliveren, kendileri için tabii olan İngilizce kelimeleri, düzeltme aşamasında standart Türkçe''de yaygın olanlarıyla değiştiriyorlar. Zaman zaman böyle kaçakların olmasını tabii karşılamalıdır.

Peki böyle bir "toplumsal dil grubu" olması ne anlam ifade ediyor?

Bu, Türkçe''nin yerini İngilizce temelli bir dilin alması sürecinin hızlandığını gösteriyor. Benim tahminlerim, bu günkü şartların devamı halinde muhtemelen yüz sene sonra Türkçe konuşmuyor olacağız. Bu benim ortalama tahminimdir. Süreç, şartların değişmesiyle kısalıp uzayabilir; ancak temelli olarak değişmesi mümkün görünmüyor.

Bu fikrime katılmayacak olanlara öncelikle büyük gazetelerin "İnsan Kaynakları" eklerinde yayımlanan reklâmların çoğunun hangi dilde olduğuna bakmalarını, hali vakti yerinde olan ailelerin çocuklarını İngilizce eğitim veren bir okula gönderip göndermedikleri sorusunu cevaplamalarını öneririm.

Livanelilerinki gibi evlerde yahut Medya Towers gibi binalarda Türkçe''nin hakimiyetini kaybettiğini dışarıdan açıkça göremesek de Aylin Livaneli''nin ağzından kaçırdığı "konuşma dilimiz" ifadesi gibi verilerden anlayabiliyoruz. Ortada toplum dilbilimi (sosyolinguistik) açıdan "Livaneli Sendromu" olarak isimlendirebileceğimiz bir vak''a var ve ben şimdi A. Livaneli''nin internet üzerindeki yazılarını tarayarak bu sendromu daha yakından tanımaya ve tanımlamaya çalışıyorum.