
-Dönsek mi bu aşkın şafakından? Gitsek mi ekaalîm-i leyale? Aslâ! Kasdedilen mecazî aşk değil, ilâhî aşk ise, ondan zulmetlere dönülmez; mecazî aşk ise, Leylâ vasıtası ile Mevlâ da bulunabilir. Ancak, kasdedilen mecazî aşk da değil, yanlış seçimli bir tutku, ihtiras ise, “ekaalîm-i leyâl” de leylet-ul-kadr iklîmi ise eyvallah! Dönelim! Görün nasıl döner Molla Hünkârı? / Ya ben Hak yoluna dönmeyeyim mi?
–Şu halde: bir eldir ufuklardan uzanmış/Zulmet bizi çekmekte visale?
–Aman kardeş dikkat! Zulmet insanı ilâhî visale de rahmet ve meveddet ortamına da çekmez, visale çektiğinden emin isen, bu el de Kadir Gecesi''nden değil zulmetlerden uzanıyorsa, küçük parmağını kaptırsan, kolunu kurtaramazsın! Her uzanan ele güvenme! Yüce Sevgili''nin nûru ile ışıldayıp balkıyan Yed-i Beyzâ''yı ara! Allah''ın eli, Yed-i Beyza''ya karşı olan sahtekâr firmanın ellerinin elbette üzerindedir.
–Yahu, seninle bir entellektüel ve edebî sohbet yapamiycaaz mı? Haşim''den bir beyt okuyarak peşrev yapıp daha sonra da varoluşsal tedirginlik, kuşku, bunalım ne dersen de, bu makamlarda gezinecektim; heves mi bıraktın insanda? Hemencecik yine vaaza başladın! Bu alanda “el elden üstündür” kuralı sökmez, bu yeryüzünde ölünceye kadar, yapışılacak el seçmede isabetli karar verip vermediğimizi de öğrenemeksizin ömrümüz sona erer. Ölüm kesin son demektir. Hayyâm imiş hakıykati az çok fısıldayan!
Ey Azîzan! Lâ ikrâhe fid-dîn buyurulmuştur. (Dinde zor yoktur.) Bu gibi taşıma suyla felsefe değirmeni döndürmeye kalkışanların gerçeği görmeleri umulur. Ne var ki dinsizliğe zorlama hakkı da kimseye tanınmış değildir. Kimse de kimsenin yükünü, sorumluluğunu yüklenemez. Bu gibi bar sandalyesinde tüneyen feylesofların kınamasından korkarak veya rüşvet-i kelâmına tama'' ederek ilâhî aşkın şafakından dönenler, kesin olarak hüsrana uğrayanlardır. Çünkü zart-zurt veya rüşvet–i kelâmın ardından şu direktif gelir:
–Muntazır teşrîfine hâzır tuzak!/Kal bütün edyâna (dinlere) seyyânen uzak!
–Niçin efendim?
–Böyle yapmazsan, iktıdara gelmeyi unutursun!
–Oysa bu ilke çarpıtılmış bir “Hukuk Devleti şeklî güvence kuralı”dır ve doğrusunu Ziya Paşa şöyle ifade eder: «Her millet için bir düziye adlini âm et!» Demek oluyor ki: ırk, dil, din, cins ayırımı yapmaksızın, her insana insan sevgisinde yakın olup kimseye zulmetmemek gerekir! Doğru din de adalet ile zulmü ayırabilme ölçütlerini verir. Ben bu dine de eşit derecede uzak kalırsam, adalet nasıl gerçekleşecek?
–Adaleti gerçekleştirmek gerektiğini kim söyledi? İnsana yol gösterecek hiçbir nesnel kural olmadığını söylemedim mi? Güç kimin elinde ise kuralını da kendisi koyar! Adalet zayıfların masallarındandır.
Ey Azîzan! Fasid daireden çıkmamız için önce gönlümüze Sevgi''yi hakim kılmaktan başka çare yoktur. Böyle olursa niyetler düzelir, niyetler düzelince eylemler düzelir, eylemlerin düzelmeleri, Sevgi adaletinin o ülkede hakim olması demektir; böylece “mülk”ün, egemenliğin hem hedefi, hem de temeli olan iktıdarın amacına ulaşılmış olur. (El-adlu esâs-ul-mülk.) İşler böyle dönmüyorsa, o ülkede “adalet” hüküm sürmüyor, sadece “adaletçilik oyunu” oynanıyor demektir.
Bir dizi acı olaydan sonra, İslâm dünyasının uyanacağı ümîdini canlandıran iki belirtiyi de burada analım: Birisi, Dışişleri Bakanı Gül''ün “Türkiye''den, komşularına yönelik bir saldırı aslâ olmaz” beyanıdır. Bu beyanın Irak saldırısı sırasında yapılmasını beklerdik. Ne de olsa zararın neresinden dönülse kârdır. Ancak, bu beyanın sonuçlarına karşı da hazır olmak gerekir. Bu günlerde, dahilî ve hâricî bed-hâhlarımız, AKP''nin lâiklik düşmanı olduğunu tekrar keşfedebilirler: -Ey Türkler! Atanız “ehven-i şer, şerlerin en kötüsüdür” dememiş mi idi? Ne yatarsız?
–Aman mîrim, hani “eşit uzaklık ilkesi” vardı?
–Bize de mi lo lo? Her kuralın istisnası vardır ve bu kural da İsrail sözkonusu olunca geçerli değildir! Bayrağınız şanınız/İsrail sizin canınız! / Feda olsun kanınız!/Bölünsün vatanınız!
İkinci güzel belirti de bir başka Allah''ın kulu, Melik Abdullah''ın, Ahmedînijad ile görüşmesi ve güzel kelâm etmesidir.
Şafak söküyor mu kardeşler? Er geç sökecektir. Bu aşkın şafakından dönüp Condoleezza''yı izlemeyelim. Çok yazıktır!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.