
Bush not defterine PKK yazıp etrafını çizmiş. Türkiye''ye de, verilecek istihbaratın çok önemli olduğunu söylemiş. Biz de PKK''nın çevresine kağıt üzerinde çizilen daireyi herhalde artık bu daireden çıkamayacağını müjdeleyen bir muska işareti sanmalıyız ve “PKK''ya silâh, size de caydırıcı istihbarat!” paylaşımına razı olmalıyız. Bu arada da, çocuk aldatır gibi, “Musul Konseyi” temsilcisi Keller deyû bir falcı ortaya çıkıyor ve o da şu eşsiz müjdeyi veriyor: Musul Vilayeti özerklik isterse özerk, Türkiye''ye bağlılık isterse Türkiye''ye bağlı olur! Çok doğru! Belki de cümle Amerikan eyaletleri de artık doğru yolu görürler de, birbiri ardından Türkiye''ye iltihak ederler!
Bush''un not defterinin diğer sahifeleri hakkında “istihbaratımız” yok. Büyük bir ihtimal ile birçok başka görüşmede de -önceden nasıl yazılacağını sorarak öğrendiği- “Türkiye” adını defterine yazarak, bu adın çevresine de bir fâsid daire çizmiştir.
Yine bir seçim karşısında kaldık: Merhum Sultan İbrahim gibi bir “cinci Hoca bulduk!” diye sevinecek, “PKK''yı kıskaca aldın, şimdi de Musul vilâyetinin tümüyle bize katılması için defterine bir işaretçik çiziktiriver, bir şirinlik muskası yaz” diyerek, Washington Büyücüsü''nden tekrar randevu mu alacağız? Elbette Washington''un keskin nefesli cinci Hocası bedava üfürmez, tavuktan, yumurtadan, götürülecek hediye tavizlerin yanında, özellikle “nefesimin etki etmesi için, cinlerimi kızdırmamanız lâzım, İran''la her türlü dostluk ilişkinizi kesmezseniz cinlerim tepeme çıkar!” ihtarını da ihmal etmez.
Ey Azîzan, bu fasid dairen çıkmalıyız. Washington Büyücüsü''nün kargacık-burgacık işaretleriyle, bunlara güvenerek siyaset olmaz. Yakın Tarih''den dahî ibret almıyor, olup-bitenleri çok çabuk unutuyoruz. Ferd ve toplum olarak bizim insanlık ödevimiz “cinliler”den meded ummak değil, insanlığı silm''e, selâmet''e, esenliğe, Sevgi''nin adaletine çağırmaktır. Washington Büyücüsü''nün cinli siyaseti karşısında, bir de “Ali''ce siyaset” vardır. Bu açıdan “siyaset”; “saygın” bir “anlam” kazanır. Ne var ki cinci Hoca siyasetçileri, “Ali''ce siyaset” özleminin gönüllerde doğmasını önlemek için, yine üfürmeye ve çiziktirmeye devam ederler: “- Bize siyaset haramdır gardaşım, biz işimize bakalım!” Firavun büyücülerinin “Gizli ilimler” arasına kattığı Çağdaş Siyaset Bilimi''nin bilimcileri de “Ali''ce siyaset”i bir ağızdan mahkûm ederler. Ali''ce Siyaset, İlkeli Siyaset demektir. Bu ilkelerin başında da eşitlik adaleti, hakkaniyet (hak ve nasfet) adaleti, dürüstlük (istikamet) ilkesi ve somut olay adaleti gelmektedir. “İlkeli Siyaset” der demez, “bize siyaset haramdır gardaşım” diyenler, derhal papuçlarını alıp savuşurlar. Firavun''un kadrolu büyücüleri de “ilkeli siyaset demek, dini siyasete karıştırmak demektir, bu cürmü işleyenin de en azından medenî ölümüne (mort civile) fetva veririz” derler. –Zulmü ilke edinen neoconların “medeniyetler savaşı” gibi rezaletnamelerine ses çıkarmazsınız da, Nehc-ul- Belâğe''den bahsedeni mi itham edersiniz? Bu ne iştir? –İlke koymak da değişmek de “güçlü”nün hakkıdır. “İlkelerin gücü” yok, “güçlünün ilkeleri” vardır. Bu gerçeği görmedikçe çağdaş, realist ve dolayısıyla bilimsel siyaset yerine çağdışı bir siyaset anlayışını savunuyorsunuz demektir. İşte bu kadar basit! hâlâ anlamadın mı? –Anladım, esasen biliyordum, ne var ki aslâ kabul etmedim ve etmeyeceğim. İlkeli Siyasetin ilkelerinin koyucusu da, İsviçre Anayasası''nın başında “Kadir-i Mutlak” ismiyle anılan Mutlak Güç Sahibi değil mi? Bu ilkeleri Makyavelist siyasetiniz gereği sık sık siz de anmıyor musunuz? Şu halde bunların içten bağlanılacak ilkeler olduğunu, yoksa Makyavelist siyaset sloganları olmadıklarını mı söylemek suç oluyor? –“Kadir-i Mutlak”, metafizik bir anlamda yorumlanmamalıdır. O anda Yeryüzü''nde en güçlü olan, silâh ve teknolojide üstün olan hangi “Devlet” ise, “Kadir-i Mutlak Tanrı” ibaresi de bu gücün simgesinden, “soyutlanma”sından başka bir şey değil! İşte bu kadar basit! Yine mi anlamadın? –Ne dediğini anladım, esasen biliyordum, fakat aslâ doğrulamadım ve doğrulamam da! Yanılan veya “yanılış”ı bilerek seçen sensin. Bunu görmeni ve kurtulmanı diliyorum. Gerçek “ilm”, “silm”den ayrılmaz.
Ey Azîzan, Fasid Daire''den çıkmalı, İstikamet çizgisine girmeliyiz. –Heyhat! Varak-ı Mihr-ü Vefa''nın yerini Bush''un not defteri almış! Süleyman tahtını sanki mâr almış / Gama tebdil olmuş ülfetin çağı! – Bezmeyin, gevşemeyin, yılmayın, Silm''e çağırın, üstün olan sizsiniz! (47/35).
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.