
ÜGİ''yi gördüğümde ilk mektebe gidiyordum herhalde. Ağabeyimin kitaplarının bulunduğu bir dolabın üstünde -yoksa içinde miydi?- birtakım mecmualar arasında tesadüf ettiğim ÜGİ, hâfızam beni yanıltmıyorsa şayet, orta halli ber mecmua ebadında bir kılavuz kitapçığı idi. ÜGİ ''Üniversite Giriş İmtihanı''nın kısaltılmışı idi. Sene kaç idi, hatırlamıyorum amma tahminim odur ki 1970''den önce idi.
Sonraki senelerde, liseyi bitiren gençler için üniversite kapısı hemencecik ''giriş'' yapılıveren bir kapı olmaktan çıktığı için ve buna ilâveten belki de üniversite, üniversite olma hâsiyetini ve haysiyetini kaybettiği için ''üniversite'' kelimesinden sarfı nazar edilerek ÖSYM nâmıyla bir müessese ihdas olundu. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi ve bu merkezin ''seçme ve yerleştirme'' ameliyesi için tatbik ettiği usulün nâmı da tebdil ve tağyire uğrayarak ''imtihan'' olmaktan çıkıp ''sınav''a çevrildi. (Ne de olsa, imtihan mihnetli iş idi.)
Sonra bu sınavın biri kifâyet etmediğinden adedi ikiye çıkarılıp her biri ''basamak'' nâmıyla anılır oldu: Birinci basamak, ikinci basamak. Bu basamakların ilkinin resmî ve kısaltılmış adı ÖSS, ikincisininki ÖYS idi. Yani önce ''seçme sınavı'', sonra ''yerleştirme sınavı'' yapılıyor idi. Bu sınavların tevlid ettiği sıkıntılardan, sıkışmalardan, masraflardan ve şikâyetlerden memleketi halâs etmek üzere Tansu Çiller Hanımefendi bir ara ''üniversiteye sınavsız giriş'' vaadinde bulunmak cesaretini göstermiş idi. Lâkin bu cesaret, câhilâne bir cür''et mi, masumâne bir gayret mi olduğu anlaşılamadan ''soğuk şakalar arşivi''ne kaldırıldı. Herhalde şimdi Mesut Yılmaz Beyefendi''nin ''Devlet bankalarını özelleştireceğiz'' vaadinin hemen yanında tozlanmakta yahut küflenmektedir!
(Burunlarımızın tahammül kudretiyle ne kadar övünsek azdır!)
Biliyorsunuz bu sene, bir YÖK müessesesi olan ÖSYM, Y''sinin ''yerleştirme'' fonksiyonunu ''sınavsız'' icra etmeye karar vererek ÖYS''yi devreden çıkardı 2 Mayıs''ta yapılacak ÖSS, soruların çalındığı ihbar ve iddiasıyla 6 Haziran''a tehir edilince hiç değilse kısmen ve masraflar itibariyle ''iki sınav'' yapılmış gibi oldu. Bir aydan ziyade vakitleri hebâ edilen bir buçuk milyona yakın üniversite namzedine ''geçmiş olsun'' diyorum. Amma bazılarının yaptığı gibi ''hepsine başarılar'' dilemem mümkün değil. Nezaket uğruna hakikati fedâ etmek, dürüstlüğe sığmaz.
Dürüstlüğe sığmayan bir hakikat de şu: ÖSS sorularının dili, lise ders kitaplarının dilinden çok farklı. Meselâ, Millî Eğitim Bakanlığı''nın neşrettiği Türk Dili ve Edebiyatı ders kitaplarının hiçbirinde, hiçbir yerde ''öyküleme, betimleme, yapıt, yazınsal'' vb. kelimeler kullanılmamış, yani öğrencilere öğretilmemiş iken ÖSS''de böylesi kelimeler mebzul miktarda kullanılıyor. Ya bakanlık sözcüklere yönelsin, ya ÖSYM kelimelere iltifat etsin! Bu ıttıratsızlık, bu insicamsızlık, bu mübayenet, bu kör inat devam ettikçe, olan, çocuklarımıza oluyor. Yazık değil mi?
Bu fevkalâde mühim mesele, hokümat purotokolu yazılırken ''Anayasa dilini esas alalım'' demişken, hokümat porugramı yazılırken ''Başbakan Ecevit''tir, onun diline uyalım'' diyen ANAP''ın ''ulusal menfaatçi'' yahut ''millî çıkarcı'' taktikalarıyla geçiştirilemeyecek kadar ehemmiyetli ve âcil ve ciddî ve kanayan bir yaradır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.