
Sanatçı, sanattan anlamayan siyasetçileri eleştirmeyi, devleti yönetenlerin cahil olduğunu ilan etmeyi sever. Öyle ki, bu sevgi sahibine kendisini bile unutturur: Sanatçı da siyasetin ve ekonominin cahilidir.
Severek yapılan işlerin insanları değiştirdiği doğruysa, doğru soru şudur: Severek yapılan bu siyasetçi eleştirileri, niçin işe yaramıyor?
İşe yaramadığını iyi biliyoruz, çünkü bu eleştiriler, ne sanatçıların ne de siyasetçilerin hayatında bir değişikliğe neden oluyor. Sürekli yaratıcılıktan dem vuran sanatçı, anonim cümlelerle eleştiri yaptığını bile fark etmiyor.
İşe yaramıyor, çünkü sanatçı eleştirdiği şeyi kendisi yapıyor: Devlet işlerinden ve ekonomiden anlamadığı halde, anlamadığı konularda ahkam kesiyor. Temennilerini fikir zannedebiliyor...
''Hukuk nosyonu'' olmadığı halde, hoşuna gitmeyen mahkeme kararları ile karşılaştığında, ''böyle hukukun içine tükürürüm'' demekte mahzur görmüyor... Böyle sanatın içine tükürenleri eleştirirken.
Ekonomiden anlamadığı halde anti-kapitalist olmaktan bile utanmıyor. Ekonomi bilmeden anti-kapitalist oluna-bileceğini zannedecek kadar cahil cesareti taşıyor. Ancak bir çocuğun yapabileceği hatalarını gösterecek olsanız, bunu naiflik diyerek sevimli göstermeye çalışıyor...
Osmanlı Devleti''nin kapitalist olmamak için mücadele ettiği son üç yüzyılı takdir etmesi gerekirken, emperyalistlerin ağzıyla bu döneme ''çöküş dönemi'' diyebiliyor. İktisattan nasibi olmadığı için, kendisinden yaklaşık otuz kat büyük bir (kapitalist) sistem karşısında, yaklaşık üç yüzyıl nasıl direnebildiğimizi merak bile etmiyor...
Bu büyük bilgi açığı, derin bir eleştiriden çok, aşağılama kıvamında olan siyasetçi eleştirileriyle, mübalağalarla doldurulmaya çalışıyor.
Kolaya talip olup her vesileyle siyasetçileri eleştirmek, her sanatçının katılmak zorunda olduğu cuma namazıdır. Bir varoluş ritüelidir...
Cuma hutbesine denk siyasetçi eleştirilerinde de değişmez hutbe konuları vardır. Sanat nedir ve sanatçı kimdir sorularına verilen basma-kalıp cevapları hatırlayın... Her eleştiri/hutbe, eşitlik vurgusuyla değil üstünlük ilanıyla biter.
Alınganlığa gerek yok, siyasetçilere toz kondurmadığımız zannedilmesin, bütün harflerin tozunu alalım:
Edebiyattan nasibi olmayan devlet adamı nasıl eleştiriyi hak ediyorsa, devlet işlerinden anlamayan edebiyatçı da eleştirilmek zorundadır. Eğer derdimiz ''insanlık'' ise...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.