Sıkılaştırma, rezervler ve tüketici güveni

04:0022/06/2024, Cumartesi
G: 22/06/2024, Cumartesi
Levent Yılmaz

Ekonomi yönetiminin bir süreden bu yana sürdürdüğü dezenflasyon programının etkileri verilere yansımaya devam ediyor. Hem Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafının hem de Merkez Bankası’nın attığı adımlar ve uyguladığı politikalar neticesinde beklentiler de şekilleniyor. Elbette henüz enflasyon beklentilerinde piyasa ve Merkez Bankası arasındaki fark oldukça yüksek. Ancak daha önceki yazımda belirttiğim üzere orada da gözle görülür bir toparlanma var. Son dönem ekonomi politikalarının etkisi belki de

Ekonomi yönetiminin bir süreden bu yana sürdürdüğü dezenflasyon programının etkileri verilere yansımaya devam ediyor. Hem Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafının hem de Merkez Bankası’nın attığı adımlar ve uyguladığı politikalar neticesinde beklentiler de şekilleniyor. Elbette henüz enflasyon beklentilerinde piyasa ve Merkez Bankası arasındaki fark oldukça yüksek. Ancak daha önceki yazımda belirttiğim üzere orada da gözle görülür bir toparlanma var.

Son dönem ekonomi politikalarının etkisi belki de en çok ve en hızlı Merkez Bankası rezervlerinde görülüyor. Geçtiğimiz hafta net döviz pozisyonunun 4,1 milyar dolar artıda olduğunu ve artmaya devam ettiğini takip ediyoruz. Ayrıca swap hariç net rezervler de 14 Haziran haftası itibariyle 11,4 milyar dolara yükseldi.

Burada hemen bir hatırlatma yapayım. Normal koşullarda Merkez Bankası rezervleri brüt veriler üzerinden takip edilir. Ancak yakın döneme kadar bu konuda çok ciddi tartışmalar olduğu için hayatımıza “swap hariç net rezerv” kavramı da girmiş oldu. Bir dönem Merkez Bankası’nın ağırlıklı olarak swap kanalından rezerv biriktirmiş olması ve bu rezervden swaplar düşülünce eksi rakam çıkması nedeniyle konu daha da yakından takip edilir hale gelmişti. Bu bakımdan biz bir süre daha swap hariç net rezerv gelişmelerini izleyeceğiz. Tabi bu dönemde haber değeri olan konu; swap hariç net rezervlerin pozitife dönmesi.

Yakından takip ettiğimiz bir diğer veri de Tüketici Güven Endeksi. Endeks, TÜİK ve TCMB işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketlerinin sonuçlarından hesaplanıyor. Amaç; tüketicilerin kişisel mali durumu ve genel ekonomiye ilişkin mevcut değerlendirmeleri ve buna ek olarak gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçülmesi. Endeks, Haziran ayında bir önceki aya göre %2,7 gerileyerek 78,3 olmuş. Alt endekslere baktığımızda tüketicilerin;

* Mevcut dönemde hanenin maddi durumunda %2,2 düşüş,

* Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisinde %4,4 düşüş,

* Gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisinde %2,8 düşüş,

* Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesinde %1,6’lık bir düşüş olduğunu görüyoruz.

Yani alt endekslerin tamamında da tüketicilerin süreç hakkındaki beklentileri kötüleşmiş. Özellikle gelecek 12 aylık dönemdeki maddi durum beklentisindeki düşüş çok daha belirgin. Bu veriden yola çıkarak tüketicilerin harcamalarını kısmaya başlamasını bekleriz.

Sonuç olarak devam eden sıkılaştırma programının etkileri farklı veriler üzerinde farklı şekilde hissediliyor. Yani uygulanan programın daha önceden “gecikmeli” olarak ifade edilen bazı etkileri artık hissedilir sonuçlar üretmeye başlamış durumda. Elbette yan etkiler de çok. Bu bakımdan sürecin ekonomide kalıcı hasar bırakmadan yönetilmesi konusu her zamankinden daha önemli hale gelmiş durumda.

#Ekonomi
#Hazine ve Maliye Bakanlığı
#Merkez Bankası