Oyun bağımlılığı

00:0028/09/2014, Pazar
G: 12/09/2019, Perşembe
Mücahit Öztürk

Yazımın başlığı aslında "çocuklarda bilgisayar oyunlarına bağımlılık" idi. Ancak maalesef öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, oyun deyince aklımıza neredeyse sadece bilgisayar oyunları geliyor artık. Bu nedenle başlığı değiştirmek zorunda kaldım. Keşke çocuklarımız, sek sek, saklambaç, ebeleme, körebe, dokuztaş, evcilik, futbol, ya da yakartop oynamaya bağımlı olsalar idi. Siz hiç duydunuz mu saklambaç oynamaktan eve gelmeyi unutan ya da futbol oynamayınca kriz geçiren çocukları. Bu oyunlara hiçbir zaman

Yazımın başlığı aslında "çocuklarda bilgisayar oyunlarına bağımlılık" idi. Ancak maalesef öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, oyun deyince aklımıza neredeyse sadece bilgisayar oyunları geliyor artık. Bu nedenle başlığı değiştirmek zorunda kaldım. Keşke çocuklarımız, sek sek, saklambaç, ebeleme, körebe, dokuztaş, evcilik, futbol, ya da yakartop oynamaya bağımlı olsalar idi. Siz hiç duydunuz mu saklambaç oynamaktan eve gelmeyi unutan ya da futbol oynamayınca kriz geçiren çocukları. Bu oyunlara hiçbir zaman müptela olmaz çocuklar. Nedeni ise çok açık, insan doğasına uygun, yıllardır oluşan deneyimlerle, insanlığın ortak ürettiği oyunlardır bunlar, masa başında üretilen ve öğretilen değil.

Oyun üreticileri başta çocuklar olmak üzere insanoğlunu iki zaafından yaralandılar. Sınırsız hayal gücü ve kazanma hırsı. Kısa sürede hedeflerine ulaşıp, ekonomik olarak büyük bir güç oldular. Günah çıkarma adına da, sözde yaş sınırı koydular oyunlara. Özellikle erkek çocuklarının güçlü olma duygusunu sömürdüler. Çocuklar gerçek hayatta olamayacakları kadar güçlü ve hâkim oldular bu sanal dünyada. Savaştılar, ele geçirdiler, hükmettiler, herkesi yendiler ve lider oldular. Sonra tüm dünyaya açıldılar. Hiç görmedikleri, bilmedikleri yerlerdeki çocuklarla online mücadele ettiler.

Yarışma duygusu ve onun verdiği heyecanı yaşamak, arkadaşları arasında yer edinmek, onlarla paylaşmak, rahatlamak, sorunları unutmak, yalnızlıklarını gidermek için oyun oynar çocuklar. Oyun en doğal ihtiyacıdır çocuğun, teknolojinin oyunda kullanımı gerçeğini de yadsıyamayız artık. Önemli olan, çocuğumuzun oyunların esiri haline gelmemesidir.

Depresif ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların oyun bağımlılığı riski yüksektir. Kız çocuklardan şiddete ve zorbalığa meyilli olanların da şiddet oyunlarına bağımlı oldukları bulunmuştur.

ABD de yapılan bir araştırmada erkek çocukların % 68 i, kız çocukların da % 29 u en az bir şiddet oyununu düzenli oynadıkları bildirilmiş. Bu yüksek oran durumun vahametini anlatmaya yeter sanırım. Sürekli şiddet ve vahşet içeren oyunlar, çocukta şiddet duygusunu körükler, vicdanı zedeler, acımasızlığı meşrulaştırır. Ayrıca gerçeği değerlendirme yetisi henüz gelişmemiş, gerçek dışı olayları, gerçekmiş ya da gerçekleşecekmiş gibi kabul eden çocuklarda yeni korkular oluşturur. Para ile oyun satın alma, oyundan para kazanma ise ileride gelişecek kumar bağımlılığına zemin hazırlar.

Çocuğunuz sürekli oyunu düşünüyor, her an oyun oynamak, gittiği her yere bilgisayarını götürmek istiyor, oyundan kalkmak istemiyor, oyun için gece uyumuyor, oynamasına engel olduğunuzda aşırı tepki gösteriyor, öfke nöbeti geçiriyor ise oyun bağımlısı oluyor ya da oldu demektir.

Bu belirtileri lütfen hafife almayalım. Bağımlılığın engellenmesi ancak bilinçli ebeveyn yaklaşımıyla mümkündür. Çocuğun oyun oynayabileceği bilgisayar, oyun konsolu ve benzeri araçların çocuğun odasında yer almasına izin vermeyin. Sürekli olarak söz ve davranışlarınızla bilgisayar kullanımı konusunda kontrolün sizde olduğu mesajını verin. Oyun saatlerini sınırlandırın. Oyunların içeriğini mutlaka kontrol edin. Şiddet, kan, zalimce davranışların olduğu oyunları engelleyin. Çocuğunuzun oynadığı oyunu size öğretmesini isteyin. Onunla birlikte oyun oynayın. Oyun ile ilgili yorum yapın. Oyun anında abartılı duygusal reaksiyonlar vermeyerek ona örnek olun.

Şurasını unutmayalım ki, çocuğa vereceğimiz en önemli mesaj bilgisayarın bilinçli kullanımı konusunda olmalıdır. Bize düşen başka bir görev de, bilgisayarı bilinçli kullanarak çocuklarımıza örnek olmaktır.