
Sevgili Ahmet Kot epeyce yıl önce bir yayınevi kurarak sadece şiir kitapları yayımlamayı denemişti. Kendisi hem şair hem grafiker olduğu için, sarı düz kapaklı, birinci hamur kâğıda titizlikle basılan güzel kitaplar çıkardı. Sanıyorum ilanlarında kullandığı slogan ''Şiir... Yalnız şiir'' idi. Ama devam edemedi. O mu şiiri bıraktı, şiir mi onu bilmiyorum. Bu bana bir şiir ucuna tutunan türküyü hatırlatıyor:
Akşamın vakti geçti
Bir güzel baktı geçti
Şiir, yayın dünyasından ağır ağır çekildi. Şiir kitabı basan yayınevi sayısı azaldı. Bu bir iki yayınevi arasında Profil Yayınları''nı sayabiliriz. Münir Üstün''ün sanat sevgisi İbrahim Tenekeci''nin gayretiyle birleşince ortaya her yıl birkaç şiir kitabı çıkıyor. Umarız bu civanmertlik devam eder.
Yayımlanan kitaplar içinde Ahmet Murat''ın ''Kış Bilgisi (2. Baskı)''nden başlayarak eserlere dikkat çekmek istiyoruz.
Ahmet Murat günümüzün üç-beş iyi şairinden biri. Bu sebeple ''gülü tarife'' hacet görmüyoruz. Birkaç mısra verelim yeter:
Bunda ne var ki seni bulurum
Defne yaprağı çiğniyorsundur ya da bir şey onu andıran
Bir yağmur bitiyorsa başlıyordursun yenisine
Güzelsindir, iyisindir ve yaratılmış çamurdan
*
Ormanlarda iz bırakan bir yaralı hayvan
Bir ara bakıyor uzak yıldızlara bir aralıktan
*
Gençlik derim hemen, ucu yontulmuş bir dal içimde
Gezecek tok bir bulut kalmışsa dürtmeye sevinçle
Said Yavuz''un kitabının adı ''Yüzümün Çocukluğu''. Said''de gördüğüm noksanlık şudur. Şiirinin neti brütünden az. Muğlak bir ifade oldu ama şairler anlar bunu. ''Gökten Düşmüş Kuşlar'' şiiri şöyle başlıyor:
Saklayamadı şiirin heceden sığınakları
Ömrü mısralardan uzun kargalardan
Göğsü günahlar için geçerli kılan
Dünya tozu yutmuş soluklardan beni
Mustafa Akar''ın kitabının adı ''Tüm Nefesliler''. Akar''ın şiiri sosyal olana yakın. Nutuk çekmeye meyletmeyen bu şiiri kotarmak zordur. Bu sebeple alkışı hakkediyor. Bir örnek dörtlük de ondan aktaralım:
Ben hep dünyaya teğet geçtim dünya daha gençti
Ömer''in huzurunda okunacak adaletli bir şiirim olsun istedim
Yüzümle ellerimi yıkadım ve duydum ki evren çok küçüktür
Bir parmak bile tesbihte üç tane eder değil mi İbrahim abi.
''Heves'' Süavi Kemal Yazgıç''ın kitabı. Süavi, şiirden (öteki edebiyat nevi ürünlerden) çok kitaplar üzerine yazdıkları ile temayüz etti.
Bunu küçümsemeyelim.
Çünkü gerek dergilerde, gerek gazetelerin ''kitap eklerinde'' bu tür yazılar üstünkörü kaleme alınan tanıtma metinleri. Süavi bir kitap hakkında yazıyorsa bu esasen tanıtmadan çok eleştirel bir metin oluyor. Ki buna cesaret eden, emek veren imza az.
Süavi''nin (Gerçek Hayat''taki yazılarını da göz önünde tutarsak) fikir ve sanat hayatımızın geniş yelpazesinde her zaman söyleyecek bir sözü vardır.
Şiire gelince.
Sanıyorum, köşesine çekilip iç dünyasına dalıyor. Fikrin ağırlığı şiir dilini yoruyor. Onu iki arada bir derede kalmış görüyorum. Yine de bazı şiirleri, Türk şiir ortamının üst perdelerine yükselebiliyor. İşte bunlardan biri:
yolcu yolun evladı
ve evladır bekleyen yol
bir ucu ufukta
diğeri yolcunun ayakları altında
yol emzirir yolcuyu
yolcu yol aldıkça büyür
kendini yola bıraktıkça
yol da kendini ona teslim eder
yol yolcuyu her adımda
yeniden doğurur
yolcu her adımda
yeniden adlandırır yolu
yol yolcunun yanlışlarını yontar
yolcu hasret imbiğinden geçtikçe
kesret biter
gurbet mektebi pişirir yolcuyu
ve yolun bir ucu yolcu
yolcu yoluyla yükselir
yoluyla düşer
zamanlar her yolcu
yürüdüğü yola benzer
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.