
Emre Kongar-Mehmet Barlas, günümüzün Karagöz''üyle Hacivat''ıdır.. Kongar''ı Karagöz''den, Barlas''ı da Hacivat''tan ayırmak artık kabil değildir.. onların 5 Aralık''taki kapışmasını seyrettikten sonra artık iyice anladım ki bu iki laf ustasından birisi tam bir Karagöz ise, öteki de aynen Hacivat''tır.. merak ediyorum; acaba ekrandaki görüntüye ne zaman el kol ve beden hareketi ilave edecekler!.. yoksa birbirlerine “el hareketi yapma!..” diye mi çıkışacaklar.. bana bu işte bir eşitsizlik var gibi geliyor.. birinin boyu uzun diğerinin sesi yüksek.. kapışmanın dozu artarsa eğer ne olur dersiniz?..
Keşke erkek olsaydılar!..
Hürriyet''in iki bayan yazarının nâmütenâhi özgür yazılarını okuyunca şaşmamak kabil değil.. birisi bakın ne yazmış: “Viagra sigorta kapsamına alınmış” başlıklı yazıda şöyle diyor: “yani sizinki, Viagraya rağmen dirilmemekte direnirse sigorta manevi zararını tazmin edecek” (23 Kasım 2006).. öbürkü de bundan aşağıya kalmayan açıklamalar, pervasız beyanlar tasvirler ve yorumlarla zaten başı çekiyor.. “en çok sevdiği şey sevgilisi tarafından uyandırılmakmış”, “sevgilisi böyle demiş.. şunu istemiş.. öyle yapmasına izin vermezmiş.. falan filan”.. bir miktar mahrem kalması gereken kadın-erkek münasebetlerinin bu kadar açıkça dillendirilmesinin anlamı nedir, faydası nedir; estetikle edebiyatla alakası nedir; hasbalar bunu düşünmüyorlar.. ne diyelim: nisa taifesini temsil eden bu yazarlar Hürriyet''e mübarek olsun!.. haklarını yememek için birşey daha söyleyeyim: kalemlerini aşk ve seks mevzularında işletmeyi pek seven bu bayanların Türkçelerine diyecek yok.. ikisinin de işlek ve muktedir bir dili var.. galiba o sayede müsamaha ve sempati görüyorlar...
Abbas Güçlü''ye
“genç bakış” adıyla toplantılar düzenliyorsunuz.. bakışın genci de olur yaşlısı da olur.. gerçeği bazen genç bir adamın, bir öğrencinin dilinden dinlemek mümkündür, bazen de yaşlının tecrübesinden.. o sebeple özel olarak genç bakışa saplanıp kalmanın bir âlemi olmasa gerektir.. kanalları dolaşırken tesadüf ettiğim zamanlar yaptığınız bir kısım programları seyrettim.. eğitime, öğretime dair bazı faydalı bilgilerin tekrarına fırsat hazırlamış olsanız da birçok kere de toplantıda tek taraflı hareket ettiğinize, kendi görüşünüze uymayan kişilerin sözünü kestiğinize şahit oldum.. bunu ustaca yapıyordunuz.. gençlik çağı, fikirlere inançlara en radikal en köklü bir şekilde bağlanmanın hüküm sürdüğü ve tezahür ettiği bir devredir.. üniversiteli genç kendi inanışına yahut kendi fikrine zıd bulunan düşüncelere ve bu düşünceleri savunanlara karşı muhalefetini fırsat bulduğu her yerde göstermeye meraklıdır, hazırdır.. gençlik psikolojisinin, daha doğrusu tatbikî psikolojinin tesbit ettiği gerçek budur.. gençlik samimi ve içten yaşamaya ayarlanmış bir hayat safhasıdır.. gençlerden mürekkep toplulukları idare etmek onun için bir hayli zordur.. tartışmalar ve çatışmalar çıkması daima mümkündür.. siz onlara hâkim olamazsınız.. her halükârda toplantının selametle yürümesini sağlayamazsınız.. onun için siyasi istismarlara, anarşi ve terör olaylarına daima açık olması mümkün olan bu türlü toplantılardan vazgeçiniz.. eski yaraları kaşımaya meraklı olanlara fırsat vermeyiniz.. bir ağabey olarak size tavsiyem budur...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.