Gençlik denince akla dinamizm, umut, gelecek, yenilikçilik bir de Gençlerbirliği geliyor. Ancak Türkiye’de milyonlarca genç için bu kelimeler yerini zaman zaman belirsizlik, umutsuzluk ve çaresizliğe bırakabiliyor. Adına NEET denilen, yani “Ne Eğitimde Ne İstihdamda” (Not in Education, Employment or Training - NEET) olan gençler, giderek büyüyen bir sosyal ve ekonomik mesele haline gelmişe benziyor. TÜİK’in 2023 verilerine göre Türkiye’de genç nüfusun %22,5’i ne bir işte çalışıyor ne de bir eğitim
Gençlik denince akla dinamizm, umut, gelecek, yenilikçilik bir de Gençlerbirliği geliyor. Ancak Türkiye’de milyonlarca genç için bu kelimeler yerini zaman zaman belirsizlik, umutsuzluk ve çaresizliğe bırakabiliyor. Adına NEET denilen, yani “Ne Eğitimde Ne İstihdamda” (Not in Education, Employment or Training - NEET) olan gençler, giderek büyüyen bir sosyal ve ekonomik mesele haline gelmişe benziyor. TÜİK’in 2023 verilerine göre Türkiye’de genç nüfusun %22,5’i ne bir işte çalışıyor ne de bir eğitim kurumuna devam ediyor. Kadınlar için bu oran %29,8, erkekler için ise %15,6. OECD ülkelerinin ortalama NEET oranı %13,8’e düşerken, Türkiye hala en yüksek NEET oranına sahip ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Bu, ülkedeki milyonlarca gencin iş gücüne katılamadığını, eğitimde olmadığını ve geleceğini şekillendirme şansını giderek kaybettiğini gösteriyor. Bu gençlerin
kimi uzun süredir işsiz ve artık iş aramaktan bile vazgeçmiş, kimi mezun olmuş ama iş bulamamış, kimi ise toplumsal baskılar nedeniyle işgücüne katılamamışlardan oluşuyor.
Eğitimini tamamlamış ama sektörde yer edinememiş, elinde diploması var ama iş bulamıyor; ya da yeterli eğitimi olmadığı için iş dünyasına adım atamıyor. Durum böyle olunca Twitter’da “Avrupa’ya kaçmanın yolları” üzerine yapılan kolektif beyin fırtınaları ve sonu “Almanya’da 3.500 Euro’ya kasiyer alıyorlar” haberleriyle biten WhatsApp grupları kaçınılmaz oluyor.
Türkiye’de NEET olmanın en büyük belirleyicilerinden biri cinsiyet olarak öne çıkıyor. Kadınlar çocuk ve yaşlı bakımını üstlenmek zorunda bırakılıyor, iş dünyasına adım atmak istese bile kreş eksikliği, esnek olmayan çalışma saatleri ve güvensiz çalışma ortamları nedeniyle geri çekilmek zorunda kalıyor. Birçok kadın eğitim alsa bile ya mesleğinde iş bulamıyor ya da iş bulsa bile çalışma hayatına devam edemiyor. Bu durumda kadınlar ya NEET oluyor ya da “Çay koy, geliyorum” hitabında tutsak kalıyor.
Üniversite mezunu olmak, artık istihdam garantisi sunmuyor. Yanlış bölüm tercihleri, deneyim eksikliği ve piyasanın taleplerine uygun olmayan eğitim sistemi, gençleri işsiz bırakıyor. İşverenler deneyim isterken, gençler “Deneyimi nerede kazanacağız?” sorusunun cevabını bulamıyor. TÜİK verilerine göre genç işsizlik oranı 14,9 seviyelerine gerilemiş görünüyor. Ama burada kritik bir detay var: İşsizlik oranının düşmesi, gençlerin daha fazla iş bulduğu anlamına gelmiyor. Çünkü işgücüne katılım oranı artarken birçok genç iş aramaktan vazgeçmiş durumda. İş bulamayan gençler, “iş arayan işsiz” kategorisinden çıkıp NEET grubuna ekleniyor.
“DİPLOMALI İŞSİZLER” NEET GENÇLERİN YENİ PROFİLİ Mİ?
Bir dönem “
okuyun, iyi bir iş bulun”
mottosuyla büyütülen gençler,
diplomanın artık tek başına yeterli olmadığını
acı bir şekilde deneyimliyor. Üniversiteyi bitirip iş bulamayan gençlerin bir kısmı
çalışmak için yurtdışına yönelirken,
kalanlar NEET statüsüne sürükleniyor.
Bunun pek çok sebebini sayabiliriz ama bazıları öne çıkıyor:
* Eğitim ve iş dünyası arasındaki kopukluk
: Mezun olunan bölümler ile iş piyasasının ihtiyaçları örtüşmüyor.
İşverenler tecrübesiz gençleri işe almak istemiyor, gençler de tecrübe edinmek için iş bulamıyor.
İş bulan gençler ise çoğu zaman
asgari ücret ya da kayıt dışı çalışmaya
zorlanıyor.
Deneyim paradoksu bazı meslek gruplarında gençleri en çok zorlayan durum oluyor. Şöyle düşünün, 4 yıl okudunuz, diploma aldınız ve sonunda bir iş görüşmesine girdiniz. İşveren size “Peki, 5 yıl tecrübeniz var mı?” diye sorduğunda
“Anne karnında staj yapmamı mı bekliyordunuz?”
dememek için kendinizi zor tutuyorsunuz.
NEET SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN NE YAPILMALI?
Peki, NEET oranlarını düşürmek için ne yapılmalı? Çözümler belli, ancak bunları hayata geçirmek için güçlü bir iradeden öte etkin bir uygulama gerekiyor:
* Kadın istihdamını artırmak için ücretsiz kreşler yaygınlaştırılmalı.
* Gençlere yönelik staj ve iş garantili eğitim programları artırılmalı.
* Dijital ve mesleki beceri eğitimleri yaygınlaştırılmalı.
* Girişimcilik desteklenmeli, gençlere hibe ve mikro kredi imkanları sunulmalı.
* İş dünyası ve üniversiteler arasındaki bağ güçlendirilmeli.
Bunların pek çoğu istihdam stratejilerine yansımış olsa da sahadan istenilen sonucun alınamadığı net bir şekilde görülüyor.
KAYBOLAN NESİL OLMAMAK İÇİN…
Bugün gençlerin en büyük hayali iyi bir maaşla iş bulmak ile ülkeden gitmek arasına sıkışmayı hak etmiyor. Beyin göçü zaman zaman Türkiye’nin en büyük kayıplarından biri haline geliyor olsa da pişmanlık duyulan göç hikayelerini de gözden kaçırmamak gerekiyor.
Ne Türkiye bir doktor kaybediyor ne de Almanya bir kasiyer kazanıyor. Giden de kaybediyor, kalan da; asıl mesele gitmek ya da kalmak değil, umudun yeşerdiği bir habitatı hazırlamak olarak öne çıkıyor. Kimse Fenerbahçelilerin çektiği kadar kötüsünü yaşamıyor olsa da gençleri Fenerliler ile aynı kaderi yaşamaya mahkûm bırakmamak giderek önemli bir hal alıyor.
Geldiğimiz noktada gençlerin ekonomik sisteme dahil edilmesi her geçen gün hem demografik fırsat penceresini açmak için hem de olası toplumsal huzursuzlukların önünü kapatmak için sırasını bekliyor.
NEET oranlarını düşürmek sadece gençlerin değil, ülkenin geleceği için de kritik önem taşıyor.
Eğer
gerçeğiyle yüzleşmek istemiyorsak, gençlere
NEET değil, net bir gelecek projeksiyonu çizmenin
vakti çoktan gelip geçiyor.
Bizde “çok şey değişti, ne gençlik kaldı, ne de o çocuksu heves…”
#NEET
#Özgür Bayram Soylu
#Ekonomi
#Eğitim