Yazarlar Tespitler ve teklifler

Tespitler ve teklifler

Serdar Tuncer
Serdar Tuncer Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

AK Parti Ar-Ge, Türkiye’nin 81 ilinde il ilçe ve mahalle teşkilatlarını kapsayan bir akademi düzenledi. Muhtelif dersleri kapsayan bir eğitim bu ve çok büyük bir proje. Bir milyon kişiye yakın insanla birebir temas imkanı veren bu işi deruhte etmek öyle kolay değil. Fikir sahiplerini AK Parti Ar-Ge’den sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen; emek verenleri yardımcısı Atakan Yılmaz’ın şahsında tebrik etmek lazım. Hani bazı işler vardır yapmasan hiç kimse niçin yapmadın diye sormaz ama yaparsan büyük bir külfeti yüklenmiş olursun ama hiç kimse de iyi ki böyle yaptınız demez ya, o kabil.

Dış politikadan güvenliğe, ekonomiden teşkilatçılık ruhuna, Türkiye fikrinin ne manaya geldiğinden sosyal medyanın doğru kullanımına kadar geniş bir yelpazede teşkilat mensuplarına eğitimler verildi. Fırsat buldukça Türkiye fikri ve motivasyon başlıklı dersleri sunmak için bendeniz de bu eğitimlere katıldım. Bu vesileyle hem AK Parti teşkilatlarını, hem sahayı, hem de ülkemizin dört bir yanını yerinde ve etraflıca gözlemleme şansı elde ettim. Bu programlar boyunca gördüklerimi ve kanaatlerimi önem sırası gözetmeksizin bu köşeciğin elverdiğince sizinle paylaşmak isterim.

Teşkilat mensupları

Pandeminin getirdiği atalet havası ve ekonomideki çalkantılar sebebiyle zihnen ve kalben yorgun olacağı varsayılan AK Parti teşkilatlarıyla dertleşmek, onlara Türkiye’nin ne manaya geldiğini, geride kalan 20 yılın neler getirdiğini, 2023’teki seçimlerin ne ifade ettiğini anlatmak için yola çıkıldı. Gittiğimiz hemen her yerde gördük ki, insanlar meselenin farkında, moraller yerinde, samimiyet zirve; yetmiş iki bin evliya dölü olan mukaddes Anadolu coğrafyasının bağrı başlı, gözü yaşlı insanları bin yıllık irfanı ile dava yükünü omuzlamışlar, götürüyorlar. Moral olmaya gittiğimiz yerlerde moral bulduk.

Uzun iktidar sürecinin getirdiği yıpranmışlıktan vitrindeki bazı isimler fazlasıyla payını alsa da, yerelde bu işi omuzlayanlar tertemiz, ilk günkü aşkla yolculuğa devam ediyorlar.

Erdoğan sevgisi

Recep Tayyip Erdoğan deyince akan sular duruyor Anadolu’da. Konuşmacılar sözü Erdoğan’a getirdikleri anda gözler ışıldıyor, yüzler gülüyor, salonu bir heyecan kaplıyor. Bu sevgi bir siyasi parti genel başkanına duyulan sevginin çok çok ötesinde. Bir şeyleri çok iyi yaptığı için, yapacağı için değil; kendisi olduğu için seviyorlar insanlar Erdoğan’ı. Sanırım buradaki sihirli kelime: samimiyet.

İnsanlar bazı işlerin yanlış yapıldığının, bazılarının daha güzel yapılabileceğinin, bazı isimlerin yerine artık bir başkalarının gelmesi gerektiğinin farkında. Fakat hatayı görseler bile hatada kasıt olmadığını biliyorlar, burası mühim. Erdoğan da bir insan yanlış yapabilir ama ihanet etmez, ama kasıtla yanlış yapmaz; düşünce böyle. Bu bir Cumhurbaşkanı için büyük sermaye ama aynı zamanda muazzam bir yük.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu

İstanbul’dan bakınca görme imkanınız olmayan pek çok hizmeti yerinde görmek çok başka. En ücra noktalara kadar uzanan yolları, köprüleri, viyadükleri; inanılmaz bir hızla tamamlanan deprem konutlarını, birbiri ardınca yükselen şehir hastanelerini, millet parklarını, sair hizmetleri görünce büyüklerimizden sıklıkla duyduğumuz ‘Allah devlete zeval vermesin’ sözünün ne manaya geldiğini daha iyi anlıyorsunuz.

İnsanımız ve ekonomi

Akademiden fırsat buldukça gittiğimiz yerlerdeki halkla da bir çay içimi sohbet etme imkanımız oldu. İnsanlar ekonominin durumundan şikayetçi. Şimdilik kimisi lüksünden tavizle, kimisi hayalini ötelemekle, kimisi sosyal yardımlarla vaziyeti idare ediyor olsa da herkeste bir yarın endişesi var. Burada bir şeyin altını çizmeli. Anadolu’da bilinç şu şekilde: Ülkenin yirmi yıl evvel kırk derdi vardı, şimdi ise bir. Kırkı halleden irade biri de günü geldiğinde düzeltir. Alternatif aramıyor insanlar, yine AK Partiden bir hamle bekliyorlar. Alternatif arayanlar ise mevcut muhalefetin bu işi halledebileceğine inanmıyorlar. Anketlerdeki kararsız kitlenin çokluğu böyle de izah edilebilir sanırım.

Doğu Batı arasında

Nimet ve külfet dengesi enteresan. Kimseyi itham etmek yahut kırmak istemem ama istisnaları bir kenara bırakırsak, ülkenin doğusuna gidildikçe külfeti yüklenen samimilerin, batıya geldikçe nimeti paylaşma hevesindeki profesyonellerin sayısının arttığını görüyorsunuz. AK Partinin önündeki en büyük problemlerden birisi bu. Çözümü de çok zor değil aslında.

Bir dahaki seçimlerde ya kazanamazsak endişesi içinde kendisine şimdiden mevzi belirleme temayülündeki kişiler -küstürme pahasına- tasfiye edilip, işin altına elini değil yüreğini koyacak, nimet hesabı yapmadan külfeti omuzlayacak, hasbi ve harbi dava adamları vazife başına getirilirse AK Parti, 2023’ün nasılından 2053’ün ‘bu iş tamam’ına yürüyebilir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.