
Kapıdan çıktığımda kendimi ''önemli'' biri gibi hissetmemi sağlayacak bir görüntüyle karşılaştım: Kameralar ve fotoğraf makinaları yüzüme doğrultulmuştu ve genç bir muhabir elindeki teybi ağzıma doğru yaklaştırarak, "Demeç verecek misiniz?" diye soruverdi. Şişindim, ama hemen toplanarak, "Demeç vermek yerine yaşadıklarımı sütunumda değerlendirmeyi yeğlerim..." dedim. Milliyet yönetmeni Yalçın Doğan ve diğer meslektaşlar da benzer cevaplar vermiştir sanırım.
Müteahhit Ali Üstay Büyükçekmece taraflarında cennet gibi bir arazi bulup üzerine konaklar kondurmuş. ''Durusu Konakları'' denilen yerde, ülkemizin öndegelen hukukçularından Münci İnci''nin de evi var. Münci Bey, kendisinin belirlediği bir grup siyasetçi, işadamı ve gazeteciyi evinde biraraya getirdi. Tayyip Erdoğan da katılacağı için bazı gazeteler günler öncesinden yayın yaptılar bu buluşmayla ilgili olarak; kendimi önemli hissetmemi sağlayan medya ilgisini buna borçluyuz...
Tayyip Erdoğan, adı etrafında ilgi eksilmeyen bir siyasetçi. Dört ay yatarak kurtulduğu bir ''fikir suçu'' sebebiyle hayat boyu siyasi haklarından mahrum edilen birine ''siyasetçi'' demek doğru mu, bilemiyorum. İstanbul belediye başkanlığı yapmış genç bir insanın yasa cilvesiyle siyaset dışı bırakılmasını aklım almıyor. Belki de bu mağduriyeti sebebiyle, Tayyip Erdoğan, kendisini tanıyan-tanımayan herkesin gözünde bir umut. Son olarak naklettiğim anket sonucunu hatırlayınız; "Kimi lider görmek istersiniz?" diye sorulduğunda, insanlar, ilk sıraya onu yerleştiriyorlar...
Münci Bey, yemeğe, değişik eğilimden insanları çağırmış. Gelmesi beklenenler arasında ANAPlı Ali Talip Özdemir de vardı sözgelimi; ancak Mesut Yılmaz, baskı yapıp Özdemir''in buluşmaya katılmamasını sağlamış... Tayyip Erdoğan''ın çalışmaları, hayrettir, ANAP tarafından daha yakından izleniyor. Yemeğe katılanlardan ANAPlı Bülent Akarcalı bağımsız bir kişilik; Mesut Bey''e, "Korkacak bir şey yok" mesajını verse de şu sıralarda sükunete ihtiyacı bulunan ANAP lideri aşırı heyecanı üzerinden atsa iyi olacak...
Önemli katılımcılardan biri, yemekte Tayyip Bey''le yanyana oturan Yalım Erez''di. DYP kongrelerini yakından izlediğini bildiğimden "Sürpriz olur mu?" diye sordum Yalım Bey''e, hiçbir sürpriz beklemediğini söyledi. Tansu Çiller''in önü bu kongrede kesilemeyeceğe benziyor... Yalım Erez, "Bizdeki sistemde, genel başkanlar, emr-i hak vâki olmadan veya kendisi bırakmadıkça değişmezler" dedi...
Dikkat ettim, siyasetçisi de işadamı da, ülkedeki her olayı cumhurbaşkanlığı seçimiyle irtibatlama eğiliminde... Çankaya Köşkü için yeni bir aday adı telâffuz edilmeye başlandı: Eski Genelkurmay başkanı Org. Necip Torumtay... Körfez Savaşı sırasında Turgut Özal''la anlaşmazlığa düşen Org. Torumtay görevinden istifa etmişti. İsmail Hakkı Karadayı''nın adaylığından söz edenlere çeşitli gerekçelerle itiraz ediyordum, belli bir çevrenin, Karadayı''yı değil Torumtay''ı tercih etmesi daha mâkul göründü gözüme.
Durusu Konakları''nda Tayyip Erdoğan''ın da katıldığı yemeğin ilgi uyandırması ''yeni oluşum'' beklentileriyle yakından ilgili. Mevcutlardan bıkkınlık yaşanan bir ortamda, Tayyip Bey''in ne düşündüğü önem taşıyor. Kimlerle beraber hareket ettiği de... Etrafında toplaşanlarla sohbeti sırasında, dikkatim yanımdaki bir başka grubun konuşmasına yoğunlaştığında, Tayyip Bey''in ağzından "Yeni oluşum" sözcükleri döküldüğünü duyunca hemen dönüvermişim. Benim gürültülü dikkatime güldü millet, Tayyip Bey de, "Yeni fikrî oluşumdan söz ediyorum" dedi, vurgulamayı ''fikrî'' sözcüğü üzerine yaparak...
Anladığım kadarıyla, ülkenin içinden geçtiği sıkıntılı dönemde proje üretmek amaçlı bir fikrî oluşum düşünüyor Tayyip Erdoğan; hemen her konuda yol gösterici projeler üretecek, politikalar açıklayacak bir tür ''think-tank''... Siyasetçiler ve işadamlarıyla buluşmasının bir sebebi bu. Bugün de Eczacıbaşı Holding''in yöneticisi Bülent Eczacıbaşı ve dostlarıyla bir yemekte buluşacak Tayyip Bey...
Bundan ötesi, siyasi yasağı sebebiyle, zaten mümkün değil. TCK 312. madde, fazla uzun cezalar öngörmüyor; Tayyip Bey dört ay yattı çıktı. Ancak, Siyasi Partiler Yasası''na yerleştirilmiş bir cümlecikle de takviyeli olarak, 312''den mahkum olanlar hayat boyu bir siyasi parti kuramıyor, kurulmuşa üye olamıyorlar... Bir insanın en doğal hakkı olan seçilme hakkını elinden alıyor bu madde... Avrupa Birliği''nin "Üye olmak istiyorsanız, önce demokrat olun" derken kast ettiği sınırlayıcı yasalar arasında ''siyasi yasaklı'' statüsü getirenler de bulunuyor...
Bazıları, Ahmet Taner Kışlalı suikastı ile ilgili olarak gölgeleri yumruklamaya devam ediyorlar. Oysa, takvime bakılıp önümüzdeki iki ay içerisinde Türkiye ile ilgili gelişmeler gözden geçirildiğinde, siyasi cinayet ile alınmak istenen sonuç hemen anlaşılıyor. Nitekim, yakın zaman önce emekli olan Hava Kuvvetleri Komutanı Org. İlhan Kılıç, bir kanalda, "Bu iş, AB''ye girmemizi istemeyenlerin eylemi" teşhisinde bulundu. Dışa ne yansıtırsa yansıtsın, Genelkurmay da aynı teşhiste birleşiyordur umarım...
Münci Bey''in dâvetine katılanların teşhislerde birleştiğini biliyorum, belki yakında tedavi konusunda da yakınlaşmalar olabilir. Bu tür biraraya gelişler onu sağlamak için işte...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.