“Altun hızma mülayim, seni Hak’tan dileyim”

04:0030/10/2016, Pazar
G: 16/09/2019, Pazartesi
Yalçın Çetinkaya

Kerkük ve Musul, bağrımızdan koparılmış bir parça gibidir. Adeta yüreğimizin bir parçasıdır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bölgede emperyalist güçler ve bunların başını çeken İngilizlere adeta terkedilen vatan toprağıdır. Kerkük ve Musul'da derin ve silinmesi mümkün olmayacak izlerimiz, hatıralarımız, hüzünlerimiz vardır… hasretimiz vardır… gözyaşımız vardır. Oradaki Türkmen kardeşlerimize özlemimiz vardır. Kerkük ve Musul'da sazımız, sözümüz vardır… gönülden söylenmiş, yanık yüreklerin yanık türküleri vardır.Kerkük müziğinin en önemli temsilcilerinden, Kerkük'ün yanık sesi merhum Abdurrahman Kızılay; “Kerkük'ten çıktım yola, gidek Erbil'e Erbil'e” türküsüyle bunları ne güzel dile getirmektedir.



Musul'u Kerkük'ten ayrı düşünmek mümkün değildir. Musul deyince Kerkük, Kerkük deyince Musul akla gelir. Hüzünleri de, sevinçleri de, kederleri de birliktedir Musul ve Kerkük'ün. Hisleri birdir, ezgileri birdir, türküleri birdir. Musul'un ayrılıkları, kavuşmaları, bağları bahçeleri türkülerine konu olmuştur: “Gül açar, bülbül öter Musul bağında” der Musul'un ozanı…



Kerkük halk edebiyatında ve müziğinde hoyratların çok önemli bir yeri olduğunu belirtmeliyim. Hoyrat - halk edebiyatında mânînin bir türüdür. “Kesik Mânî, Cinaslı Mânî” adlarıyla geleneksel halk edebiyatımızda yer almaktadır. Bu tür mânîlere, Azerbaycan Türkleri, “Bayatî”, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Irak Türkleri “Hoyrat” demektedir. Şemseddin Küzeci bir makalesinde “Hoyrat demek Kerkük demektir” diyerek hoyratın Kerkük için taşıdığı önemi bu sözleriyle özetliyor. Hoyratlar, cinaslı ve cinassız olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yine Şemseddin Küzeci hoyrat hakkında şunları söylüyor: ”Irak Türkmen Edebiyatında, şiirin başlangıcı sayılan Hoyrat–Horyat–Koyrat–Koryat bir duygu ve düşünceyi özgün yollarıyla dile getiren, yedi heceli, dört ve ya da fazla mısralı bir halk şiiri türüdür.”



Bir de siyasi nitelikte muhalif hoyratlar vardır ve bu hoyrat türleri Osmanlı'ndan koparıldıktan sonra, Irak Türkmenleri'nin yaşadıkları sıkıntılı günlerinin, günlük hayatlarının bir parçası haline gelmiştir. Bu sebeble Türkmenler, kendilerini çok güçlü bir şekilde ifade eden ve acılarını dile getiren siyası hoyratları yazmışlardır. Meselâ “Mum kimin yanan Kerkük”, bu tür hoyratlardandır ve bu hoyratı Mehmed Özbek ile Abdurrahman Kızılay'ın birlikte icrâlarından dinlemek gerekmektedir.



Hoyrat denilince Kerkük, Kerkük denilince hoyrat gelir akla. Sevdalı kalplerin sızlanışı, yaralı yüreklerin sızan kanı, gönüller yangınıdır hoyrat. Kerkük'ün hoyratları feryat olur, feryatları hoyrat. Kerkük feryadın, feryat hoyratın eş anlamlısıdır sanki.



Bir de yolcu hoyratları vardır ki bu hoyrat türü de Kerkük geleneğinde önemli bir yere sahiptir. Bu hoyrat türüne verilebilecek en güzel örnek, yine merhum Abdurrrahman Kızılay'ın seslendirdiği “Ağam ağam, öz ağam” adlı hoyrattır. Kendine has müziği ile söylenen hoyratlar, dinleyenleri etkiler. Hoyratlarda, aşk, gurbet, kahramanlık yanında güncel olaylar da işlenebilmektedir. Bu gelenek, Irak Türklerinde canlı bir şekilde yaşamaktadır. “Kalenin dibinde bir taş olaydım” adlı hoyratı hatırlamak gerekir. “Kerkük Dîvânı” ve “Kerkük'ün Kalasıyam” adlı eserler de, zengin Kerkük türkü geleneğinin yansımalarıdır.



Kerkük'ün bir Türk şehri olduğu konusunda şüphesi olanlara, “Irak'a Özgürlük Operasyonu ve Kerkük” Kitabının Yazarı Ali Kerküklü, “Türkmen Şehri Kerkük” adlı yazısında şöyle sesleniyor: “Kerkük, asırlardan beri Irak Türkmenleri'nin bu coğrafyada şekillenmiş Türk kültürünün merkezidir. Bir kentin aidiyeti ve kimliği, o şehrin tarihi, mimarî eserleri, sosyal ve kültürel yapısıyla da yakından ilgilidir. Kerkük Kalesi, Gök Kümbet'i, Nakışlı Minare ve Camisi, Aziziye Kışlası, Kayseri (Kapalı) Çarşısı, Kilciler Pazarı, Altunköprü, Kırdar Hanı ve Çarşısı, Kale Hanı, Mecidiye Sarayı, Dakuk Ulu Camii Minaresi, 16 gözlü Taşköprü gibi 60'tan fazla Türk eserine Kerkük'ün her noktasında rastlamak mümkün. Kerkük'te yaşayan Türkmenlerin dışındaki milletlerin buna benzer acaba kaç tane tarihi eseri vardır ? Yok. Diğer taraftan edebiyat ve kültür alanında da Türkmen ağırlığını görmek mümkün. Kerkük'teki sanatçıların çoğunluğu da yine Türkmenler'den. Kerkük Türküleri hangi dille icra ediliyor? Türkçe.”



Gertrude Bell'i de anmadan geçmek olmaz. Lawrence'ın adeta kadın versiyonu olan Gertrude Bell, 1. Dünya Savaşı sonrasının Irak'ını kurmuş, sınırlarını cetvelle kendisi çizmiş ve kurduğu Irak'ın kralını bile bizzat kendisi tayin etmiş bir İngiliz ajanıdır. 14 Ağustos 1921 tarihinde babasına yazdığı mektubunda; “Referandum yapıldı ve Kral Faysal oy birliği ile seçildi, ama Kerkük, Kralın lehine oy kullanmadı” der. Irak'ın kurucusu Gertrude Bell'in mektuplarında Kerkük'ün içi ve ilçelerinin Türkmenler'den oluştuğu, bazı köylerde ise Kürtler'in yaşadığı, Kerkük'ün bir Türkmen şehri olduğu açık bir şekilde yazılmaktadır. (2015 yılında, Nicole Kidman'ın Gertrude Bell'in canlandırdığı “Queen of the Resert (Çöl Kraliçesi) adlı bir film çevrildiğini hatırlatalım).



1959'daki Kerkük Katliamı'nda Kerkük'te Kürt komünistleri, Kürt askerleri ve KDP peşmergelerinin silahsız ve suçsuz Türkmenleri günlerce katlettikleri acı olay tarihe “Kerkük Katliamı” olarak geçmiştir. Bu olay Amerikan basınında da yankı bulmuştur. The New York Times, 21 Temmuz 1959 tarihli nüshasında bu konuda şöyle bir haber yapmıştır: “Bağdat'ın 150 mil kuzeyinde olan Kerkük'ün çoğunluğu müreffeh Türkmenlerden oluşmaktadır. Eyleme, çeşitli silahlarla donatılmış sivil Kürtlerle, ordu ile işbirliği içerisinde olan komünist ağırlıklı Halkın Direniş Grubu (çoğu Kürtlerden oluşuyordu) katılmışlardır.”



Batılı emperyalistlerin ve onların bölgedeki işbirlikçilerinin baskı ve oyunlarına rağmen Türkmen şehri Kerkük ve Musul ile bu şehirlerin halkları, tarihin her döneminde önemini korudu. Bugün batılı emperyalist güçler, bölgedeki yerli işbirlikçileri ile birlikte, dün olduğu gibi yine türlü oyunlar peşindeler. Gertrude Bell yok ama, yerli işbirlikçiler var.



Emperyalistler ve işbirlikçileri varsa, bizim de türkülerimiz var. Bu türküler, Musul ve Kerkük'ün kimliğini bütün dünyaya haykırıyor. Abdurrahman Kızılay'dan “Altın hızma mülâyim, seni Hak'tan dileyim” türküsünü dinleyen bunu anlayacaktır.


#Kerkük
#Musul
#Ali Kerküklü
#Gertrude Bell