Türkiye Kyoto Protokolü'nü imzalamalı

Semra Hoyraz
00:0019/10/2007, Cuma
G: 19/10/2007, Cuma
Yeni Şafak
Türkiye Kyoto Protokolü'nü imzalamalı
Türkiye Kyoto Protokolü'nü imzalamalı

Uluslararası Küresel İklim Değişikliği ve Çevresel Etkileri Konferansı'nda Türkiye'nin çevre sorumlulukları tartışılmaya devam ediyor. Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Fevzi İşbilir, Kyoto Protokolü'nü dünyada sadece Türkiye, ABD ve Avustralya'nın imzalamadığını söyledi.

Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Uluslararası Küresel İklim Değişikliği ve Çevresel Etkileri Konferansı" devam ediyor. Dedeman Otel'deki konferansın ikinci gününde öğretim görevlileri ve uzmanlar, Çatalhöyük ve Kilistra Salonları'nda bildirilerini sunarak sorulara cevap verdiler. Çatalhöyük Salonu'nda "İklim Değişikliği ve Türkiye" sunumunu yapan Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Fevzi İşbilir, dünyadaki birçok ülkenin sanayileşmesi üzerine Avrupa Birliği'nin 1998 yılında İklim Değişikliği Çerçeve Projesi'ni hazırlayarak bu konuda yaptırımlar getirdiğini kaydetti. İşbilir, Kyoto Protokolü'nü dünyada sadece Türkiye, ABD ve Avustralya'nın imzalamadığını hatırlattı.


KYOTO'YU İMZALIYALIM ANCAK GELİŞİMİMİZE ENGEL OLMASIN


Gelişen bir ülke olarak Türkiye'nin 1990'lı yıllarda 170 milyon ton emisyon miktarına sahip olduğunu, gelişmeye ilave olarak bu oranın 2005 yılında 315 milyon tona çıktığını vurgulayan İşbilir, "1990 yılında emisyon 170 milyondu ama nüfusumuz 54 milyon, kişi başına düşen milli gelirimiz 2 bin dolardı. Bugün ise nüfusumuz 72 milyon, milli gelirimiz ise 5 bin doların üzerinde. Gelişmeyle birlikte emisyonların da artması çok normal. Bu konuda bardağı taşıran ülkeler 1970'li yıllarda sanayileşen ülkelerdir. Türkiye'nin o yıllarda bu kirliliğe hiç katkısı olmadı. 90'lı yıllardan sonra sanayisi gelişen ülkemizin tüm yükümlülükleri üstlenmesi söz konusu olamaz" dedi. Kyoto Protokolü'nün 2012 yılında sona ererek yeni bir boyut kazanacağını vurgulayan İşbilir, 2012 yılından sonra Türkiye'nin özel şartları dikkate alınırsa protokolün imzalanabileceğini, ancak bu protokolün Türkiye'nin gelişme sürecinde engel olmaması gerektiğini anlattı.