Boşanma Davasında Velayet Belirlenmesi Kriterleri

Yeni Şafak
iLAN
00:4212/06/2017, Pazartesi
G: 4/12/2017, Pazartesi
Diğer
İlkay Hukuk Bürosu
İlkay Hukuk Bürosu

Çocukların bakımını üstlenme ve onların ihtiyaçlarını karşılama noktasında ortaya çıkmış olan velayet haklarında eşlerin her ikisi de evlilik sürecinde hak sahibi olurlar. Ancak boşanma ile birlikte anne ve babanın evlilik birliği ortadan kalktığı için çocukların velayet hakları ile ilgili olarak yeni bir düzenleme yapılması ve karara varılması gerekmektedir. Bu durum bir tarafın lehine sonuç doğuran kararın verilmesini sağlamaktadır.

Evlilik ve boşanmaya ilişkin kuralların açık bir şekilde ortaya konduğu Türk Medeni Kanunu boşanma sonrasında velayet konusunda bir karar verirken nasıl bir yol izleneceği hakkında bir ölçüt belirlememiştir. Tamamen hakim kanaatlerine kalan bu kararın verilmesinde kişilerin kendilerini velayet haklarını alabilmeleri konusunda ikna edici bir tavır ortaya koyarak mahkemeye tanıtması gerekmektedir. Hakim karar verirken anne ve babanın yanında çocukların da dinlenmesini isteyebilir.

Çocukların üzerine vasi atanmışsa bu durumda vesayet sahibinin de dinlenmesi talep edilebiliyor. Hakim tüm bu görüşler sonrasında karar verirken çocuğu menfaatlerini dikkate alarak bir karar verir. Daha önce eşler kendi arasında bir şekilde velayet konusunda anlaşmış olsalar bile hakim bunun çocuğun menfaatine olmadığını ileri sürerek farklı yönde bir karar verilmesini sağlayabiliyor. Uzman bir
Boşanma Avukatı
aracılığı ile bu hukuki işlemlerin üstesinden kolaylıkla gelinebilir.
İş
Kazası Davası Tazminatı Nasıl Alınır?


İşveren çalışma ortamı konusunda koruma önlemi alma görevini yapmayıp yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile işçinin zarar görmesi söz konusu olmuş ise işveren bu zararın tazmini konusunda sorumlu ve yükümlü olmaktadır.

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır?
İş kazaları nedeni ile ortaya çıkan davaların görülmesi konusunda İş Mahkemesi görevli olmaktadır. Bu konuda yetkili mahkeme ise işverenin ikamet adresinin veya kazanın meydana geldiği yerde bulunan İş Mahkemesi olmaktadır. Bu davaları gerçekleşen iş kazasında zarar gören kişi açacaktır. İş kazası nedeni ile işçinin ölmesi durumunda destekten yoksun kalan kişilerde maddi tazminat davaları açabilmektedir. İş kazası nedeni ile manevi tazminat davası açılması istendiğinde ise Borçlar Kanunu uyarınca hayatta olması durumunda sadece zarara uğrayan tarafından dava açılabilmektedir. İşçi kaza nedeni ile bir manevi tazminat davası açmadan ölmesi durumunda mirasçıları bu konuda dava açamazlar. Ancak zarar gören işçinin bu davayı açtıktan sonra ölmesi durumunda davaya mirasçıları devam edebilmektedir. İşçinin iş kazası nedeni ile ölmesi durumunda ilgililerin manevi tazminat davası açma hakları bulunmaktadır.
iş yerinde ve çalışma alanında önlem almayan ve gerekli yükümlülüklerini yerine getirmeyen tam kusurlu işverene karşı açılmaktadır. İş kazası nedeni ile açılacak davalarda zamanaşımı süresi on yıl olmaktadır. Zamanaşımı süresi iş kazasının meydana geldiği tarihten başlamaktadır. Bu davaların açılması istendiğinde avukatyardımı alınması ile sürecin sorunsuz işlemesi sağlanabilmektedir.
Kıdem
İhbar Tazminatını Kimler Alabilir?


Bir şirket içerisinde sigortalı olarak çalışan bir kişi, İş Kanunu çerçevesinde belirlenen kıdem tazminatı alabileceğini belirleyen sebeplerden herhangi biri yüzünden işten ayrılırsa belirli bir miktarda tazminat almaya hak kazanmaktadır. İşinden ayrılan kişinin alacağı tazminatın miktarı hesaplanırken işten ayrılmadan önce son olarak aldığı brüt maaş miktarına bakılmaktadır. Kişinin işyerinde çalıştığı yıl süresi ile son olarak aldığı brüt maaş miktarının çarpımı sonucunda elde edilen miktar ödenecek olan kıdem tazminatı olacaktır. Ancak belirlenen ücretten damga vergisi kesintisi yapılır ve kesinti yapılmış haliyle işçiye ödeme yapılır.

İşinden ayrılmış olan bir kişi kendi isteğiyle işten ayrılmadıysa, kadın işçiler evlilik sebebiyle işten ayrılıyorsa ve 1 yıl içerisinde bu isteğini evliliğini gösteren belge ile çalıştığı kuruma bildirdiyse, işten ayrılma sebebi askerlikse, işveren ahlak ya da iyi niyet kurallarını aşan bir davranışta bulunduysa, emeklilik hakları kazanıldıysa ve işçi en az 1 yıl süreyle işyerinde çalıştıysa kıdem tazminatı alma hakkı sağlanmaktadır. İşten ayrılan kişi aynı işverenin farklı işyerlerinde çalışmış ise, hizmet süreleri birleştirilecek, ayrı süreler olarak sayılmayacaktır. İşçi istifa ederek kendi isteğiyle işten ayrılırsa
kıdem tazminatı
talebinde bulunamaz. İşverenin bu konudaki hakları da kanunlarla koruma altında alınmıştır.
Kaynak:
İlkay Hukuk Bürosu



#kıdem tazminatı
#iş kazası
#boşanma avukatı