Krizlerin değil çözümlerin merkezinde bir ülke

04:005/01/2026, Pazartesi
G: 4/01/2026, Pazar
Yeni Şafak
Hakan Fidan.
Hakan Fidan.

Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Afrika’dan Orta Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada tarihimize ve kimliğimize yaraşır şekilde barışın dili olduk. Türkiye, 2026 yılında da küresel barışın tesisine yönelik çabalarına devam edecektir.

Hakan Fidan

Uluslararası sistemde belirsizliklerin sürdüğü, krizlerin ve çatışmaların tırmandığı zorlu bir süreçteyiz. Güç mücadelesi artık klasik cephelerin ötesine taşmakta; küresel rekabet uzay teknolojileri, yapay zekâ, siber güvenlik ve kritik minerallerin kontrolü gibi eksenlerde yeniden şekillenmektedir.

Bu zorlu tablo karşısında, Türkiye uluslararası meselelerde sorumluluk üstlenen, inisiyatif geliştirebilen ve diplomatik kapasitesini etkin biçimde ortaya koyan bir küresel aktör olarak öne çıktı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye eksenli, bağımsız ve milli dış politikamızı 360 derece perspektifiyle kararlılıkla sürdürdük.

2025 yılını geride bırakırken, bölgesel güvenlik ve refah üreten, uluslararası sisteme özgün kültürel ve siyasi katkısını sunan saygın ve müessir bir Türkiye söz konusudur.

Bu özgüvenle, Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Afrika’dan Orta Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada tarihimize ve kimliğimize yaraşır şekilde barışın dili olduk; ara bulucu ve kolaylaştırıcı rolümüzle bölgesel ve küresel düzeyde katkı sağladık. Krizlerin çözümünde diyaloğu önceleyen, barışı savunan ve insanî sorumlulukları merkeze alan diplomasi anlayışımızı, adalete ve istikrara en çok ihtiyaç duyulan kırılma noktalarında bilfiil seferber ettik. Gazze, 2025’te dış politikamızın temel önceliklerinden biri oldu. Gazze’de İsrail’in işlediği soykırım karşısında, küresel vicdanın sesi olduk. Türkiye olarak yürüttüğümüz yoğun diplomatik temaslar, uluslararası toplumun Gazze konusunda ortak bir siyasi tutum geliştirmesinde önemli bir etken oldu. 7 Ekim sonrasında, İsrail’e koşulsuz destek veren ülkelerin dahi bu hukuksuzluğun yanında duramadığı bir noktaya gelinmiştir. Bugün, Filistin Devleti’nin tanınması yönünde oluşan ivme, uluslararası düzeyde tesis ettiğimiz eş güdüm ve kararlılığın sonucudur.

Komşumuz Suriye 2025 yılına yeni bir ruh ve umutla başlarken, ülkenin egemenliği, toprak bütünlüğü ve birliğinin sağlanmasını temel öncelik olarak gördük. Bu yolda, Suriye Hükümeti’ne gerekli desteği vermeye devam ediyoruz. Suriyeli kardeşlerimizin güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşlerinin de sağlanması amacıyla altyapı, hizmet ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik çabalara katkı sağladık. Önümüzdeki dönemde de istikrarlı ve refah üreten bir Suriye’nin inşasında rol üstlenmeye devam edeceğiz.

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın diplomasi yoluyla sonlandırılması için 2025 boyunca temaslarımızı sürdürdük. Bu yıl, Rusya ile Ukrayna arasında üç tur görüşmeye daha ev sahipliği yaptık. İstanbul, halen tarafların teknik düzeyde bir araya gelebildiği ve barışın parametrelerini tartışabildiği yegâne platform olma özelliğini korumaktadır. Adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesi için diplomatik gayretlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Dış politikamızın temel ilkelerinden biri olan bölgesel sahiplenme anlayışıyla, mücavir bölgelerimizde iş birliğinin artırılması ve gerilimlerin azaltılması için temaslarımızı yoğunlaştırmaktayız. Bu itibarla, mevcut çok taraflı mekanizmalar çerçevesinde komşularımız ve bölge ülkeleriyle bir araya gelmeye öncelik verdik. Türkiye’nin öncülüğünde kurulan ve ilk toplantısına İstanbul’da ev sahipliği yaptığımız Balkan Barış Platformu, bölgede diyalog ve iş birliğinin geliştirilmesi bakımından anlamlı bir adım oldu. Türk dünyasında da yeni bir dayanışma çağını inşa ediyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) bu yıl gerçekleştirilen iki zirvesinde tarihi kazanımlar elde edilirken, Türk devletlerinin KKTC ve Kıbrıslı Türklere desteği Zirve Bildirilerinde en güçlü şekilde kayda geçirilmiştir. 2026 yılında ev sahipliği yapacağımız müteakip Zirve’yle, TDT’nin Dönem Başkanlığını Azerbaycan’dan devralacağız. Benzer şekilde, İslâm âleminin sesi olan İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT) nezdinde de tarihî bir sorumluluk üstlendik. İstanbul’da düzenlediğimiz Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 51. oturumunda Dönem Başkanlığını devralarak, İslâm dünyasının meselelerine çözüm üretme iradesini güçlendirdik. NATO’daki konumumuz da her geçen gün güçlenmektedir. NATO Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı’na ev sahipliği yaptık. 2026 yılında ev sahipliği yapacağımız NATO Ankara Zirvesi’nde, İttifak’ın birliğini, hazırlık seviyesini ve dayanıklılığını güçlendirecek somut neticeler elde etmeyi hedefliyoruz. Dışişleri Bakanlığımızın kurumsal birikimi, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle birleştiğinde Türkiye’yi, mazisinden aldığı güçle geleceğe hikmetle yön veren, krizlerin değil çözümlerin merkezinde duran bir ülke haline getirmiştir. Türkiye, ilkeli duruşu ve diplomatik kapasitesiyle, 2026 yılında da bölgesel ve küresel barışın tesisine yönelik çabaların ön saflarında yer almaya devam edecektir.

#Hakan Fidan
#vizyon eki
#politika