Sudan’da uzlaştırıcı rol

Merve Safa Akıntürk
04:005/01/2026, Pazartesi
G: 4/01/2026, Pazar
Yeni Şafak
Türkiye, Etiyopya ile Somali arasında yaşanan diplomatik gerilimi çözmesinin ardından, Afrika Boynuzu’ndaki ara buluculuk kapasitesini Sudan iç savaşına yönlendirdi.
Türkiye, Etiyopya ile Somali arasında yaşanan diplomatik gerilimi çözmesinin ardından, Afrika Boynuzu’ndaki ara buluculuk kapasitesini Sudan iç savaşına yönlendirdi.

Afrika’nın yüzölçümü bakımından büyük ülkelerinden Sudan’da iki yıldır süren iç savaş derin bir insani krize yol açarken, Türkiye sahadaki güç dengelerini ve bölgesel aktörleri dikkate alan yeni ara buluculuk modeliyle öne çıkıyor.

Nisan 2023’ten bu yana Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF/HDK) arasında devam eden iç savaş, ülkeyi derin bir insani ve siyasi çıkmaza sürüklerken Türkiye bölgedeki en aktif ve dikkat çeken ara bulucu aktörlerden biri olarak öne çıkıyor. On binlerce sivilin hayatını kaybettiği, 12 milyondan fazla insanın yerinden edildiği ve yaklaşık 25 milyon kişinin gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kaldığı Sudan’da, Ankara’nın yürüttüğü diplomatik girişimler yeni bir denge arayışına işaret ediyor.

ARA BULUCULUKTA YENİ MODEL

Türkiye, Etiyopya ile Somali arasında yaşanan diplomatik gerilimi çözmesinin ardından, Afrika Boynuzu’ndaki ara buluculuk kapasitesini Sudan iç savaşına yönlendirdi. Daha önce Cidde, Manama ve Cenevre’de yürütülen ancak sonuçsuz kalan girişimlerin aksine Ankara, sahadaki güç dengelerini ve bölgesel aktörlerin etkisini dikkate alan daha dolaylı ve çok katmanlı bir diplomasi modeli benimsiyor. Bu kapsamda Türkiye, RSF ile doğrudan müzakere yerine, bu yapının en önemli destekçilerinden biri olarak görülen Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden bir diyalog hattı kurulmasını önerisi de kabul gördü.

PORT SUDAN’DA TÜRKİYE MESAJ

Sudan Silahlı Kuvvetlerinin kontrolünde bulunan fiili başkent Port Sudan’da, dönemin Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Burhanettin Duran ile görüşen Abdülfettah el-Burhan’a eşlik eden Sudan Dışişleri Bakan Vekili Ali Yusuf’un açıklamaları, Ankara’ya duyulan güveni açık biçimde ortaya koydu. Yusuf, Türkiye’nin girişimlerinin Sudan’da barış için “gerçek ve samimi bir fırsat” sunduğunu vurgulayarak, “Sudan’ın Türkiye gibi kardeş ve dost ülkelere ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

YUMUŞAK GÜCÜN YANSIMASI

Mali’de inşa edilen cami, Nijer’de kurulan hastane ve Somali’de on binlerce yerel askerin eğitildiği Türk askeri üssü, Türkiye’nin yumuşak güç unsurlarının sahadaki yansımaları olarak öne çıkıyor. Sudan özelinde ise Türkiye, askeri müdahaleden kaçınan, diplomasi, insani yardım ve bölgesel aktörlerle diyalog temelli bir yaklaşım benimsiyor.

KÜRESEL REKABETİN ORTASINDA TÜRKİYE

Sudan, Kızıldeniz’e açılan limanları, Nil Havzası’ndaki konumu ve Süveyş Kanalı’na yakınlığı nedeniyle küresel güç rekabetinin merkezinde bulunuyor. İran, Rusya, Çin, ABD, Körfez ülkeleri ve İsrail gibi aktörlerin yakından takip ettiği ülkede, Türkiye dengeleyici ve uzlaştırıcı bir rol üstlenmeye çalışıyor. İran ile Sudan arasında 2023’ten itibaren hızlanan diplomatik normalleşme ve İran’ın SAF ile askeri iş birliği iddiaları, İsrail ve bazı Batılı aktörlerde endişe yaratırken, Türkiye’nin bu süreçte askeri değil diplomatik bir eksende konumlanması Ankara’yı farklılaştırıyor.

STRATEJİK BİR TEST ALANI

Sudan’dak iç savaş, Türkiye’nin Afrika’daki artan jeopolitik kapasitesi açısından önemli bir sınama alanı olarak görülüyor. Ankara’nın ara buluculuk girişimlerinin başarıya ulaşması, yalnızca Sudan’da barış ihtimalini güçlendirmekle kalmayacak; Türkiye’nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz havzasındaki stratejik konumunu da pekiştirecek. Türkiye’nin çok taraflı diplomasi, yumuşak güç ve bölgesel aktörlerle eş güdüm temelinde yürüttüğü Sudan politikası, Ankara’yı krizden çözüm üreten aktörler arasında öne çıkarıyor.


#Vizyon eki
#diplomasi
#Sudan