
Birleşik Krallık'ın eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson, ülkesinin mevcut Brexit planının değiştirilmesi gerektiğini savundu. Johnson "Süper Kanada" adını verdiği planında serbest ticaret anlaşmasını içermesi gerektiğini ifade ederek, milletvekillerine böyle bir anlaşma yapılmadan AB'ye 40 milyar sterlin verilmesine izin vermemeleri çağrısı yaptı.
Birleşik Krallık'ın eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson, ülkesinin mevcut Brexit planının değiştirilmesi gerektiğini savunarak, "Süper Kanada" adıyla geliştirdiği kendi planını açıkladı.
Johnson'ın Süper Kanada teklifine göre:
- Tüm ithal ve ihraç ürünlere sıfır gümrük vergisi ve kotası uygulanacak
- Her iki tarafın ürünlerinin birbirlerinin standartlarını karşıladığını güvence altına almak için düzenlemeler yapılacak.
- Tedarik zincirini işler durumda tutmak için teknolojik çözümler üretilecek
- Ürünler kadar hizmetleri de güvence altına alan bir anlaşma yapılacak
- Johnson, Birleşik Krallık Başbakanı Theresa May ile yaşadığı Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma (Brexit) stratejisi tartışması sonrası kabineden istifa etmişti.
May'in tartışmalı Brexit planında neler var?
İngiltere tarım ürünleri de dahil olmak üzere AB ile kararlaştırılan ortak kurallara uyacak.
AB ile İngiltere'nin kara sınırı olan Kuzey İrlanda-İrlanda sınırında ticaretin kesintisiz gerçekleşmesi sağlanacak.
Parlamento İngiltere'nin ticaret politikasına kendisi karar verecek, gerektiğinde AB kurallarının dışına çıkabilecek fakat bunun da sonuçları olabileceğini kabul edecek.
İngiltere-AB anlaşmalarına dair ortak bir yargı çerçevesi oluşturulacak ve İngiltere'deki kararları İngiliz mahkemeleri, AB'deki kararları AB mahkemeleri verecek. Ortak kuralların uygulandığı konularda İngiliz mahkemeleri AB kanunlarına göre karar verecek.
İngiltere ülke sınırlarında kullanılacak ürünlerin ithalatında kendi gümrük vergilerini uygularken AB'ye gitmesi planlanan ürünleri AB'nin gümrük kurallarıyla ithal edecek.
Böylece malların serbest dolaşımı sürerken, emeğin serbest dolaşımı sona erecek.
AB vatandaşları İngiltere'de istedikleri gibi yaşayamayacak. Fakat AB ile İngiltere, iki taraftan insanların diğer tarafa turizm, eğitim veya çalışma amacıyla gitmesini kolaylaştırmak için bir çerçeve oluşturacak.
Avrupa Birliği, ortak pazarını zayıflatma riski taşıdığını söylediği plana karşı çıktı.








