Nevruz''u adına layık kutlayalım

Doç. Dr. Orhan Yalçın
00:0020/03/2013, Çarşamba
G: 19/03/2013, Salı
Yeni Şafak
Gündem
Gündem

Nevruz; kelime olarak ''yeni gün'', anlam olarak ise baharın ilk günü ve bahar bayramı anlamlarına gelir. Ekinoks, gece ile gündüzün eşit olduğu an demek. Bu yönüyle nevruz; denge, eşitlik, güzel ve açık olmanın adıdır. Zemheri ağlamaksa nevruz gülmektir. Sahra yeşil olduğunda, nevruz rû-yi zeminin sıfatı olur. Nevruz, şimdiki baharın coşku ve bayramı olduğu gibi, ölümün de yazıldığı bayram olup daha büyük bayramın da habercisidir.

Günlük yaşantı insanı içine çekip eritmeden, hayat içe çekilip yaşamın perdeleri eritilmeli. Her can için yeniden diriliş; susmakla sarı renge, konuşmakla bahar zekâtının postuna bürünür. Zekâlar kelâm zekâtıyla parlar ve yeni ''Yunus''lar yetişir. Çünkü insanın ruhu şevkle, kalbi zevkle, gözü yaşla ve aklı merakla doğruyu bulur. Nevruz için de kalemin tetiğini doğru çekmeli. Yanlış anlam maya tutmaz. Kelimeler insanların kölesi değildir. Çevredeki madde ve eşyalar olduğu gibi/ap açık görülmeli. Sarı çiçeği iyi anlamalı.

Nevruz; kelime olarak ''yeni gün'', anlam olarak ise baharın ilk günü ve bahar bayramı anlamlarına gelir. Ekinoks, gece ile gündüzün eşit olduğu an demek. Ekinoks''ta Dünya, Güneş ışınlarını kuzey ve güney yarım küre için eşit olarak içine çeker, ısınır ve doğanın canlanmasına beşiklik eder. Bu yönüyle nevruz; denge, eşitlik, güzel ve açık olmanın adıdır. Zemheri ağlamaksa nevruz gülmektir. Sahra yeşil olduğunda, nevruz rû-yi zeminin sıfatı olur. Nevruz, şimdiki baharın coşku ve bayramı olduğu gibi, ölümün de yazıldığı bayram olup daha büyük bayramın da habercisidir.

HER ŞEYİN BAYRAMI

Safavi, Moğol, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye, nevruzu demirin erimesiyle yola çıkmanın adı olarak algılar. Özellikle doğu toplumlarından; Fars, Zaza, Afgan, Gürcü, Azeri, Kürt, Tacik, Kırgız ve Özbekler nevruzu doğanın uyanış bayramı olarak kutlamaktadırlar. Kırım tatarları nevruz açısından, kestikleri ağaç dalına çiğdem ve kardelen asmalarıyla tanınırlar. En geniş anlam olarak mahlûkatın (her şey) bayramıdır, nevruz.

Dünya her baharda âdet ile zaman olarak tekrarı yaşatır insana. Bu tekrarın başlangıç ve bitiş noktaları hep sarı renkle eyleme dönüşür. Doğan güneş sarıya, batan güneş kırmızıya bürünür. Yani sarı renk bir insanın dünyaya gelişini simgeler. Yeni doğan çocukların sarı ışık altında tutulmasında bu mânâ olduğu gibi bu mükemmellikten nazarları dağıtmak için hastalık bir perde olarak kullanılır. İnsanın susup, tabiatın konuşmasının rengidir, sarı. Sarı; güzel ve açık olanın rengidir aynı zamanda. Baharı sarı çiçekler müjdeler, sarı yapraklar sonlandırır.

Yunus Emre insanlık, sarı çiçek te mahlukat adına birbirleriyle dertleşirler. Sarı çiçek; ''benzin neden sarı'' sorusuna ''ahım dağları eritir'' cevabını, ''rengini nereden aldın'' sorusuna da ''Ay ile Güneşin nurun'' dan aldığını söyler Yunus''a. Çiçeğin ahı Sevgiliye duyulan vuslat içindir. Renginin kaynağını ise ışıktan alıp maddenin aslında renksiz olduğunu manidar bir şekilde asrın idrakine sunar, yıllar öncesinden. Işık, yedi rengi içinde barındırdığı için çok hızlı titreşmelerinden dolayı beyaz görünür. Işık maddeye nazar eyleyip kafasını çarptığında, madde ışığın nuruna dayanamaz, ışığın içinde bulunan uygun rengin ışığın bağrından çıkıp kendisine hâkim olmasına izin verir ve o renkte görünür.

SARI ÇİÇEĞİN SİHRİ

Madde kendinden geçip ışığın gönlüne girer, ona aynalık eder. Işık karşısında enaniyetini bırakan, aciz olan madde aziz makamına yükselir. Işık gittiğinde her taraf karanlığa bürünür. Sarı çiçekte böyledir. ''Kışın nerede oldukları'' sorusuna da ''turap olduklarını'' söyler. Kışın habercisi olan sarı sonbahar yaprakları, kış uykusundan sonra yeni baharın da habercisidir. Büyük kıyamete karşılık gelecek olan ölüm ise daha büyük ve geniş hayatın, herşeyin bir anda olduğu yaşamın da habercisidir. Sarı çiçek; kalbinin Hakk''a doğru olanın boynunun eğri olacağını hatırlatır. Bu dertleşmede sarı çiçekle Yunus''un birbirlerini tanımalarına dair muhabbet te bilincin hakim olduğunu gösterir. Her ikiside birbirlerini tanıyor. Sarı çiçek çiğdem, Yunus ise kırklar''dır.

YUNUS''UN DOKUNUŞU

Aslında karanlığın habercisi olan ışığın yokluğu, görünen ışığın daha büyük enerjiye sahip ışıkların varlığını gösterir (x-ışını ve röntgen). Böyle devam edildikçe çok kalın ve kesif maddelere nüfuz eden ışık ve ışıklar da Musa''nın görmeye dayanamayacağı nûra işaret eder. Nevruz, bu büyük nûrun cilvelerinin bahar bayramı altında tecellisidir. Kalpsiz aklın olmayacağını düşünerek, kalbi akılla dokumalı.

Yunus''un, döneminde kendi medeniyetinin yeniden dirilişine hizmet ettiği gerçeğini bugün Türkiye''nin karşı karşıya olduğu maddi ve manevi zemheriden nevruz gülmeleriyle ayağa kaldırılmalıdır. Çünkü bu dünyada yaşamak için ikinci bir şans yoktur. Fizik alemde hareket harareti, hararet kuvveti, ve kuvvet çekimi doğurur. Nevruz''u bir de böyle anlamalı ve söz, özü köz eylemeli.