Ekonomi Daire fiyatına tespih

Daire fiyatına tespih

Daire fiyatına tespih

Şanlıurfa’da 30 yıldan bu yana tespih ustası olan Abdurrahman Badıllı, Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde açtığı tespih sergisinde Osmanlı kehribarından yapılan el işi tespihleri 3 bin TL ile 120 bin TL arasında alıcı buluyor.

Haber Merkezi IHA
Abdurrahman Badıllı en iyi ve en pahalı tespihlerin Osmanlı kehribarından yapıldığını belirtti.
Abdurrahman Badıllı en iyi ve en pahalı tespihlerin Osmanlı kehribarından yapıldığını belirtti.

Şanlıurfa merkezde tespih atölyesi bulunan Abdurrahman Badıllı, babadan devraldığı mesleği 30 yıldan bu yana sürdürüyor. Badıllı ustanın tezgahından çıkan tespihler kullanılan malzeme ve el işçiliğine göre 100 TL’den başlıyor bir apartman dairesi fiyatına kadar çıkan tespihler meraklılarına sunuluyor.

En iyi ve en pahalı tespihlerin Osmanlı kehribarından yapıldığını belirten ve bir daire fiyatına alıcı bulduğunu söyleyen Abdurrahman Badıllı “ 30 yıldan bu yana atölyelerimizde tespih üretiyoruz. Fosil damla kehribar,eski Osmanlı sıkma kehribar gibi malzemelerden tespih üretiyoruz. Bunlar bir daire fiyatına kadar alıcı buluyor. En iyi tespihler eski Osmanlı zamanından kalma ,yatak başlığı kapı tokmağı gibi ürünlerden olur.” Şeklinde konuştu. Tespihlerin ve tespihlerde kullanılan malzemelerin veya taşların türüne göre sağlık açısından da faydalı olduğunu belirten Abdurrahman Badıllı “Örneğin damla kehribar özellikle çocukların diş çıkarma sürecinde sağlık açısından çok faydalı,yine damla kehribardan yapılan kolye yeni doğan ve sarılık olan çocukların boğazına asılır sağlık açısından faydası vardır. Örneğin Ametis taşından tespih burçlara göre yapılır ve vücut enerjisini toplar.Bu tespih yine kişiye özeldir” şeklinde konuştu.

İHA
Osmanlı kehribarından yapılan el işi tespihleri 3 bin TL ile 120 bin TL arasında alıcı buluyor.

15 Temmuz görselli hızlı tren ilk seferini yaptı
FOTOĞRAF 9
Title
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve TCDD iş birliğiyle hazırlanan, vagonlarında üzerinde 15 Temmuz görseli ve logosunun yanı sıra '15 Temmuz Demokrasi Zaferi' yazısı bulunan tren, ilk seferini İstanbul'a gerçekleştirdi.
Title
Trene binmek için perona gelen yolcular, 15 Temmuz anısına giydirilen treni gördüklerinde duygulandı.
Title
Bazı yolcular, tren ile birlikte selfie çekti.
Title
Yolcular, ilk sefere katılacakları için büyük heyecan yaşadıklarını dile getirdi.
Title
Tren, saat 10.10’da 411 yolcusuyla Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı'ndan hareket etti.
Title
15 Temmuz görselli hızlı tren, ilk seferini yaptı
Title
15 Temmuz görselli hızlı tren, ilk seferini yaptı
Title
15 Temmuz görselli hızlı tren, ilk seferini yaptı
Title
15 Temmuz görselli hızlı tren, ilk seferini yaptı
15 Temmuz görselli hızlı tren ilk seferini yaptı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) iş birliğiyle, 15 Temmuz darbe girişiminin 3'üncü yılı anısına, '15 Temmuz' görseli giydirilmiş yüksek hızlı tren, ilk seferini Ankara'dan İstanbul'a gerçekleştirdi.

Bileziğini sattı, bir kovan arı aldı, şimdi paraya para demiyor
FOTOĞRAF 14
Title
İstanbul’da 35 yıl boyunca çeşitli mesleklerde çalışarak birikim yapmaya çalışan girişimci Mürüvvet Pay, şehir ve iş hayatından bıkarak Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesine bağlı Gözalan Köyüne dönüş yapma kararı aldı. Köyünde arı yetiştirmeyi kafasına koyan Mürüvvet Pay, kendisine destek olması için ablası Kezban Çalışkan’dan borç olarak bir adet bilezik aldı ve bunu bozdurdu.
Title
Bileziğin parasıyla bir kovan arı alan Mürüvvet Pay, işlerinin iyi gitmesiyle ikinci yıl bir kovan daha arı aldı. Bu şekilde her geçen yıl işlerini ilerleten Mürüvvet Pay, 10 yıl sonra 200 kovan arıya ulaştı. Bu zaman zarfında çeşitli kurslara giden ve televizyon kanalından da arıcılık ile ilgili bilgiler öğrenen Mürüvvet Pay, Doğanyurt’ta düzenlenen Kestane Balı Festivali’nde yapılan yarışmada ikinci seçilerek büyük bir başarıya da imza attı.
Title
TEK KOVAN ARIYLA BAŞLADIM, ŞİMDİ 200 KOVAN ARIM VAR: Tamamen geçimini arıcılıkla sağlayan Mürüvvet Pay, “Bu arıcılığı çevremde akrabalarımın yapmış olduğunu gördüm, bende heveslendim ablamı aradım, abla dedim benim arı alacak durumum yok sende varsa bana gönder. O da bana dedi ki bileziğim var satarım sana gönderirim dedi bana gönderdi. Bende onunla bir arı aldım. O sene güzel bal aldık, yarısını ablama gönderdim. Ondan sonra ertesi sene arımı çoğalttım...
Title
Sonra baktım ki güzel oluyor verimi var arımı çoğalttım. 2 sene bunu devam ettirdim ablamla ortak şekilde. Ablamın var 70 arısı var, benim 200 arım var, ablamda devam ediyor bu işe bende devam ediyorum. O da alıştı, o bana yardım ediyor ben ona yardım ediyorum” dedi.
Title
İSTANBUL'DA KONFEKSİYON'DAKİ İŞİMİ BIRAKTIM, KÖYDE ARICILIĞA BAŞLADIM: 10 yıldır Doğanyurt’ta Gözalan köyünde arıcılığı devam ettirdiğini söyleyen Pay, “İstanbul’da konfeksiyonda çalışıyordum. Biz, 10 seneden beri arıcılığa devam ediyoruz, para da kazanıyoruz, işimiz de güzel ikimiz kafa kafaya biz bunu abla kardeş beyim abim yapıyoruz. Biz işimizi profesyonel yapmaya alıştık, para kazanmaya da alıştık. Buradan da ayrılmanın yolu yok” diye konuştu.
Title
ARI BAKMAYI KENDİ KENDİME ÖĞRENDİM: Arı bakmayı kendi kendine öğrendiğini söyleyen Pay, “Yıllık 600 ila 800 kilo arasında kestane balı alıyorum. Bu yal daha güzel olacağını tahmin ediyorum. Havalar çok güzel gidiyor. Arıya bakmayı konusunda kendi kendimi yetiştirdim. Çevrem de gördüklerimden örnek aldım, köyümüze gelen arıcılardan bilgi aldım. Televizyondaki programları izledim. Bunları da kendi arılarımda uyguladım. Arılarla aram çok iyi, arılar bana aşık ben arılara aşığım, duramam arısız o kadar” şeklinde konuştu.
Title
KESTANE BALI FESTİVALİNDE İKİNCİ SEÇİLDİM: Arıcılığı her kadının kolaylıkla yapabileceğini vurgulayan Pay, şöyle konuştu: “Doğanyurt’ta düzenlenen Kestane Balı Festivalinde gelip kovanlarımdan numune aldılar. Bizlerden birer kavanoz bal aldılar. Bir hafta sonra bizleri festivale çağırdılar ve orada bizlere plaket verdiler. Ben, önce inanmadım şoka girdim. Orada plaket alınca sevinçten oynadım, inanamadım. Sanki kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Asla ben olurum dememiştim. Bana vermezler diye düşünüyordum. Çünkü benden daha fazla orada büyük arıcılar vardı. İkinci oldum, buna çok sevindim. O heyecanımı hiç unutamam”
Title
ARICILIĞI KIZLARIMA DAHİL TAVSİYE EDİYORUM: “Kadınların elinin değdiği her yerde her şey olur” diyen Pay, şunları kaydetti: “Kadınlar yeter ki arıdan korkmasın yapacağım diye söz versin, her kadın yapabilir, bu işi ben yapıyorsam her kadın yapar cesaretli olsun yeter. Ben kendi kızlarıma öneriyorum, emekli olmadan gelin diyorum, bu işle ilgili diplomanızı alın, benden kalan size yeter diyorum başka bir şey yapmanıza gerek yok diyorum”
Title
EVİMİZ DE VAR ARABAMIZ DA VAR: 35 yıl boyunca İstanbul’da çeşitli meslek dallarında çalıştığını anlatan Pay, şöyle devam etti: “35 yıl gurbette kaldım, köye geldim arı almak için düşündüm düşündüm bir bileziğim vardı, onu sattım bir arı aldım, bir arı da ablama aldırdım, onunla beraber iki arımız oldu ablamla beraber. İstanbul’da durup da kendimi heba etmektense arılara bakmak daha iyi dedim köyde. Hakikaten de iyi bir mesleğe yönelmişim. Parada kazanıyoruz, durumumuz da iyi, üç dört yere evde yaptım bu kazancımla. Allah’ı şükürler olsun, evimizde var, arabamızda var, arımızda var. 200 kovan arımda var, çok mutluyum”
Title
Mürüvvet Pay’ın ablası olan ve Gözalan köyünde 70 arısı bulunan Kezban Çalışkan ise, şunları kaydetti: “Abla gel bana bir arı al dedi bende aldım o da aldı, bir arı ben aldım bir arı da o aldı. Ertesi yıl da 4 arı daha aldık. Ondan sonra arılarımız kendileri çoğaldı. Biz daha sonra arıcılığı devam ettirdik, seven insan gelsin bir arıdan başlasın devam ettikte artık ayrılamaz, balından şifasından her şeyinden”
Title
SADECE ERKEKLER YAPABİLİR KANISI YANLIŞ: Geçimlerini arıcılıktan sağladıklarını belirten Nevin Yılmaz da, şunları söyledi: “Hem vakit geçiriyoruz hem de tabiat güzel. O yüzden arıcılık yapıyoruz. Biraz zor oluyor ama arıcılığı erkek işi diye genel bir düşünce var. Baktık ki bu, bizim yapabileceğimiz bir iş. Şimdi arıcılığı bizler yapıyoruz. Sabah gidiyoruz akşam geliyoruz. Biraz zorlukları var ama tatlı zorluklar yani. Doğamız güzel bizim, burası hep kestane ağaçları, arılarımız da kestanelerden ballarını alıyorlar. Günümüz arılarla geçiyor, çocuklarımız kadar seviyoruz. Çocuklar artık arka planda kaldı. Burası Doğanyurt’un Gözalan köyü, biz burada üç kardeş arıcı olarak çalışıyoruz. Geçimimizi de arıcılıktan sağlıyoruz. Ballarımız da kestane balıdır”
Title
(Özel) Bileziğini sattı, bir kovan arı aldı, şimdi paraya para demiyor
Title
(Özel) Bileziğini sattı, bir kovan arı aldı, şimdi paraya para demiyor
Title
(Özel) Bileziğini sattı, bir kovan arı aldı, şimdi paraya para demiyor
Bileziğini sattı, bir kovan arı aldı, şimdi paraya para demiyor
İstanbul'da 35 yıl boyunca çeşitli mesleklerde çalışan girişimci kadın, Kastamonu'daki köyüne dönerek kolundaki tek bileziğini sattı ve bir kovan arı aldı. Her geçen yıl işlerini ilerleten girişimci kadın, 10 yıl sonra 200 kovan arıya ulaşırken şimdi paraya da para demiyor.

Görülmemiş olay...Mahkeme kararıyla zam yaptı
FOTOĞRAF 9
Title
Mustafakemalpaşa ilçesinde fırıncılık yapan Kazım Balaban, 30 yıldır unu peşin satın alıp, kira ve komisyon ödemediği için ucuz fiyatla ekmek satıyordu.
Title
Vatandaşların takdirini kazanan fırıncı Kazım Balaban, haksız rekabet yaptığı iddiasıyla diğer fırıncılar tarafından mahkemeye verildi.
Title
Uzun müddet ucuz ekmek satmak için mücadele eden fırıncı, hakkında açılan davayı kaybedince istemeyerek de olsa ekmek fiyatlarına zam yapmak zorunda kaldı.
Title
Bunu iş yerinin duvarına astığı yazıyla duyuran Balaban, müşterilerinin büyük desteğini aldı.
Title
30 yıldır bu fırından ucuz ve kaliteli ekmek alan müşteriler ise karara tepki gösterdi.
Title
1 liraya satılan 400 gram ekmek 1 lira 25 kuruşa çıkarken, 2 liraya satılan 800 gram ekmek 2 lira 50 kuruşa satılmaya başlandı.
Title
Ekmek fiyatlarına üzülerek zam yaptığını belirten Kazım Balaban, Ekmek fiyatlarına zam yapmamak için verdiğimiz mücadeleyi kaybettik. Mahkeme bizi haksız buldu. Biz de fiyatlara zam yapmak zorunda kaldık...
Title
1 liraya sattığımız 400 gram ekmeği 1 lira 25 kuruşa satmaya başladık. 2 lira olan 800 ekmeği ise 2 lira 50 kuruşa satıyoruz. Neden tarifeyi değiştirdiğimizi müşterilerimize anlatıyoruz. Kaliteli ve doyurucu ekmek üretmeye, halkın duasını almaya devam edeceğiz dedi.
Title
(Özel) Görülmemiş olay...Mahkeme kararıyla zam yaptı
Görülmemiş olay...Mahkeme kararıyla zam yaptı
Bursa'da 400 gram ekmeği 1 liraya satarak halkın duasını alan ancak diğer fırıncılar tarafından haksız rekabet iddiasıyla suçlanan fırıncı, mahkemeyi kaybedince zam yapmak zorunda kaldı. Ekmek fiyatları 1,25 liraya çıkarken, fırıncı Kazım Balaban mecburi zammı kapısına astığı yazıyla duyurdu.


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.