
Cami avlusunda başörtüsü takılmaması üzerinden yürüyen tartışmaya oyuncu Pınar Altuğ da dahil oldu. Altuğ’un, kutsal mekânların ortak bir saygı alanı olduğuna dikkat çeken Armağan Çağlayan'ın sözlerine karşı verdiği cevap sosyal medyada yeni bir polemiği beraberinde getirdi.

Son günlerde cami avlusunda başörtüsü takılmaması üzerinden başlayan tartışmalar, ünlü isimlerin açıklamalarıyla gündemdeki yerini koruyor. Fatih Ürek’in cenaze törenine katılan bazı kadın ünlülerin başlarını örtmemesi sosyal medyada eleştirilere neden olurken, konuya ilişkin değerlendirmeler kamuoyunda geniş yankı buldu.

Tartışmaya ilk dahil olan isimlerden biri televizyoncu ve yapımcı Armağan Çağlayan olmuştu. Kutsal mekânların ortak bir saygı alanı olduğuna dikkat çeken Çağlayan, cami avlusuna girerken de İslam dininin kurallarına riayet edilmesi gerektiğini savunmuştu.

"İslam dininin kuralları neyi gerektiriyorsa, onu yerine getirmeliyiz"
Duruma tepki gösteren ünlü televizyoncu ve yapımcı Armağan Çağlayan, kutsal mekanların ortak bir saygı alanı olduğuna vurgu yaparak; "Nasıl ki yurt dışında kiliselere kafanızda şapkayla girilemiyorsa, cami avlusunda da başı açık olunmaz bence. Sizin inanışınız farklı olabilir ama içine girdiğimiz kutsal mekandaki diğer inananları rahatsız etmeye kimsenin hakkı yok." ifadelerini kullanmıştı.


Çağlayan’ın açıklamalarına destek mesajları gelirken, oyuncu Pınar Altuğ’dan farklı yönde bir değerlendirme geldi. Önceki gün görüntülenen Altuğ, insanların acılarını yaşama biçimlerine müdahale edilmemesi gerektiğini belirterek, cami avlusu konusunda daha esnek bir yaklaşım benimsediğini söyledi.

Altuğ, cami içine girerken başın örtülmesi gerektiğini kabul ettiğini ancak avlu için aynı katı kuralların geçerli olmasını doğru bulmadığını ifade ederek, “Ben genelde cenazede başını kapatmayanlardanım. Bunu bir tepki olarak değil, böyle düşündüğüm için yapıyorum. Kapatana da kapatmayanlara da saygım var” dedi.

Pınar Altuğ’un bu açıklamaları, sosyal medyada yeni bir tartışmayı beraberinde getirirken, kutsal mekânlarda adap ve toplumsal hassasiyet konusu yeniden gündeme taşındı.






