
59 yaşındaki Gary Buesnel, mide ağrısı ve iştahsızlık şikayetleriyle bir yıl boyunca doktor doktor dolaştı. Ancak belirtileri, başlangıçta fıtık ve safra kesesi taşı gibi hafif teşhislerle geçiştirildi. Gerçek ise çok daha ciddiydi. Teşhis konulduğunda artık çok geçti. Gary, yalnızca 10 hafta mücadele edebildi.

2020 yılının mart ayında, 59 yaşındaki Gary Buesnel, şiddetli ağrıları sebebiyle hastaneye başvurdu.

Taramalarda karaciğerde bir tümör saptandı. Ardından yapılan testler, bunun pankreastaki ana tümöre bağlı ikincil bir kanser olduğunu ortaya koydu.

Dördüncü evredeydi ve doktorlar, artık yapılabilecek hiçbir şey olmadığını söyledi. Leah, “O an odada sadece ağlayarak kalakaldık. Hiçbir umut verilmedi” dedi.

Sessiz katil: Pankreas kanseri
Uzmanlara göre pankreas kanseri genellikle geç evrelerde teşhis ediliyor. Bu da tedavi şansını büyük ölçüde azaltıyor. Pancreatic Cancer UK’ye göre, hastaların yüzde 50’si teşhisten sonraki üç ay içinde hayatını kaybediyor.

Cerrahi müdahale, tedavi için tek şans olarak görülüyor. Ancak çoğu hasta teşhis konulduğunda ameliyat şansı çoktan geçmiş oluyor. Kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler ise sadece semptomları hafifletmeye yönelik uygulanabiliyor.

Leah, o dönemi şöyle anlattı: “Tedavi olmadan 8 ila 12 haftası kaldığını söylediler. Dünya çapında bir çözüm aradım ama hiçbir şey bulamadım. Kısa süre sonra durumu ağırlaştı ve bakımevine alındı. Yeme ve içmeyi bıraktı. Üç günü kaldığını söylediler. Yanına gittiğimde konuşamayacak kadar kötüydü. Her şey çok hızlı oldu” dedi.

Bugün, bir çocuk annesi olan Leah, pankreas kanseri belirtileri konusunda farkındalık yaratmak için mücadele ediyor. “Mide bulantısı, ishal, kabızlık, hazımsızlık, mide üst kısmında ağrı, iştahsızlık ve ani kilo kaybı gibi belirtiler hafife alınmamalı” uyarısında bulunuyor.

Gary Buesnel, 60. yaş gününden bir ay önce, 15 Mayıs 2020’de hayatını kaybetti.






