
Ramazan ayında uzun süreli açlık iftar sofralarında hem aşırı yeme hem de gıda israfını beraberinde getirebiliyor. Restoran işletmecileri, fiks menü uygulamalarının kontrolsüz tüketime yol açtığını belirtirken, israfın önüne geçmek için çeşitli çözümler de önerdi. 'Yarı fiks menü' uygulaması da bunlardan biri. İşte detaylar.

Ramazan ayına sayılı günler kala restoranlarda iftar ve sahur hazırlıkları da başladı. Ramazan menülerinin daha esnek ve herkesin ihtiyacına uyacak şekilde planlanması gündemde. Restoran işletmecileri, 'fiks menüler' yerine tüketicinin talebine göre şekillenen porsiyonların hem sağlık hem de israf açısından daha doğru olacağını düşünüyor.

'Fiks menüler israfa ve aşırı yemeye yol açabiliyor'
Nihat Bingöl, "Ramazan aylarında tabii ki uzun süre aç kaldığımız için bir göz açlığı söz konusu oluyor. Bu göz açlığı da tabii tüketici davranışlarına yansıyor. İftar olduğu zaman çok hızlı bir şekilde ne kadar yiyebilirsek o kadar yemeye çalışıyoruz. Biz de restoranlarımızda bunları yaşıyoruz. Yiyebileceğinden fazla sipariş eden müşterilerimizi de görüyoruz. Restoranlar genelde üretim hacmini stabilize etmek için fiks menüler çıkarırlar çünkü çok aynı saatte bir yoğunluk yaşadıkları için. Bu fiks menülerin şöyle bir sıkıntısı var. Fiks menüler tabii ki bizim sipariş etmediğimiz, tüketicinin sipariş etmediği ürünler olduğu için hepsi masanıza geliyor. Ya bu israfa yol açıyor ya da bir aşırı yemeğe sebep olabiliyor.

Ben kendi restoranımda ne yaptım. Biz sıra eti servisi yapıyoruz yani istediğiniz zaman masanıza geliyor, istediğiniz ürünler gelmeye çalışıyor. Belli bir taslak menü var evet; ama sizin istemediğiniz şeyler masanıza gelmiyor. Eğer yemek istiyorsanız yemeye devam edebiliyorsunuz ama yemek istemiyorsanız da durabiliyorsunuz ve bu da israfı büyük bir ölçüde engelliyor ama fiks menülerin direk masaya gelmesi, müşterinin talebi haricinde gelmesi hem israf hem de sağlıksız beslenmeye yol açabiliyor" diye konuştu.

'Türkiye'de yılda 23 milyon ton kadar gıda israf ediliyor'
Gıda israfının ekonomik ve kültürel bir kayıp olduğuna da dikkat çeken Bingöl, "İsrafın tabi ki de ekonomik boyutları da var. Ülkemizde yılda 23 milyon ton kadar gıda israf ediliyor. Tabii ki de bu bize hem maddi bir kayıp olarak hem de örf adetimize göre tabii ki manevi bir kayıptır. Bizler de restorancılar olarak israfın önüne geçmek için porsiyonlarımızı daha seçilebilir hale getirebiliriz. Servis yapmaktan korkmayacağız. Biz müşteri ne talep ediyorsa ne kadar talep ediyorsa vermek zorundayız. Fazla fazla vermek göz doyuruculuğu bazen israfa yol açabiliyor" dedi.

'2 bin 500 lira ile 5 bin 500 lira arasında olacağını düşünüyorum'
Geçen yıl ile bu yıl arasındaki fiyat farkına da değinen Bingöl, "Geçen sene Ramazan fiyatlarını genelde A sınıfı restoranlarda 2 bin lirayla 3 bin 500 lira arasında görüyorduk. Bu sene bizim aldığımız, kendi yaptığımız fiyatlandırmalarda 2 bin 500 lira ile 5 bin 500 lira arasında bir Ramazan mönüsü çıkacağını düşünüyorum A sınıfı restoranlarda. Aradaki farkın da ortalama yaklaşık yüzde 20 gibi bir fiyat zammı geçişi olduğunu görüyoruz. Şimdiden herkesin Ramazan ayını kutluyorum" dedi.

'Yarı fiks iftar menüsü yaptık'
Şef Emircan Canatar, "Restoranın oluşturduğu bir menüyü misafire zaruri olarak yedirmesine biz bir önlem aldık ve 'Yarı fiks' bir iftar menüsü yaptık. Yani A'dan Z'ye kadar çorbadan başlangıca, ara sıcaklardan ana yemeğe, tatlı ve meşrubata değil. Dedik ki, insanlar geldi, oturdular, bir yarı fiksimiz var. Nedir bu. Beş çeşit meze koyduk masaya, güzel bir iftariyelik, fırından çıkmış sıcak taptaze ekmekler ve çorbalarını verdik. O süreçte de garsonlar siparişlerini aldı, mutfaktan fiş çıktı, ezan okundu ve herkes çorbasını içiyor. Bir şekilde iftariyeliklerini yiyor, humusunu pidesine sürüyor, o dürtü ve insülin direnci bir şekilde dengeleniyor. Misafir sakin bir şekilde siparişini bekliyor. Seçim tamamen misafirimizde, ister menüden 5 kalem ürün sipariş ver, ister 10 kalem, ister hiç birşey verme, problem yok. Adamın canı çok güzel bir burger yemek istiyor ama restorana gittiği için bunu yiyemiyor çünkü restoran fiks menü yapmış. Yapanın da bir suçu yok ama biz böyle bir formül geliştirdik.

Yarı fiks menü adı altında. Bir ücreti var, evet, ama bu ücret makul bir ücret. Bunun yanı sıra istersen 4 kişi gelip 4 farklı yemek söyle, istersen 2 tane ortaya söyle, tamamen misafirimizin tercihinde bir menü oluşturduk. Hizmetimi iyi verdiğim, yemeğimi iyi çıkardığım sürece mutlu bir şekilde giden misafire ödediği fiyat fazla gelmiyor. Bizim amacımız 'Helal olsun' dedirterek misafirimizi yolcu etmek" dedi.






